Gidenler Ne Söyledi?

Bizi en iyi şirket yapan gerçek, öğrencilerimizin deneyimlerinde yatıyor…

 

Her zaman yapmak istediğim bir programdı fakat cesaret edemiyordum. Ta ki kendimi John F. Kennedy havaalanında kendimi bulana kadar da bu fikrim devam etti.

 

Program nedir ya da ne değildir derseniz anlatacak çok şey var ama her şeyden önce bana veya bize neler katıyor orada durmak gerek. Zorlandığınız durumlar elbette oluyor çünkü ailenizden saatlerce, kilometrelerce uzaktasınız. Başınıza bir şey gelse kendi kendinizesiniz. Her şey her durum size bağlı çözüm yolu sizsiniz. Bunlar öz güveniniz açısından mükemmel durumlar ve bunun yanında bir de dil gelişimi imkânı var. İnanın ki siz istemeseniz bile dilinizin gelişimi çok doğal ve mümkün çünkü başka çareniz yok ve pratik yapma açısından ciddi anlamda katkı sağlıyor.

 

Gelelim seyahat kısmına… Tamamıyla sizin programladığınız üzere. Nerede, nasıl gezmek size kalmış ve çalışma sonrası güzel bir gezinti.

 

Tarif bile edilemez.

Batuhan Altıntaş

 


Merhaba arkadaşlar,

Amerika ya gitme amacım dilimi geliştirmekti ve gerçekten çok faydalı oldu. Amerika’ya gitmenin en uygun yolu ise bence Work&Travel programı. Armada Grandee programa başlamamda çok yardımcı oldu vize görüşmeleri olsun, iş fırsatları olsun her yönden. Armada Grandee şirketindeki danışmanıma çok teşekkür etmek istiyorum. Her zaman yardımcı oldu. Her sorumu açık bir şekilde cevapladı.  Öğrencilerle yakından ilgilenen çok iyi bir danışman.

Amerika’ya gitmeden önce biraz stresliydim. Sonuçta ilk defa gideceğim bir ülke acaba nasıl olacaktı, ne yapacaktım, ne yiyecektim, ne içecektim, insanlarla anlaşabilecek miydim, günler nasıl geçecekti? Aklımda bir sürü soru işareti vardı. Açıkçası ilk 2 hafta zorlandım çünkü kültür farkı vardı ve Amerikalılar çok hızlı konuşuyordu. Ancak alıştıktan sonra fark ettim ki efsane bir yaz olacak. Başka ülkelerden gelen bir sürü arkadaş edindim belki kısa bir süre içindi ama gerçekten oradaki insanlarla güzel bir bağ oluştu. İş kısmına gelirsek ben su parkında cankurtaran olarak çalıştım. Eh tabi biraz ıslandık. Yorucu bir işti bazı havuzlarda ayakta bekledik, bazı havuzlarda havuzun içinde bekledik. Yorucu olmasının yanında eğlenceliydi yani bence. Şunu söyleyebilirim hayatımda geçirdiğim en iyi yazdı. Eğer sorunuz olursa yardımcı olmak isterim.

BUĞRA AKSOY

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

bythebugra32@hotmail.com

 



Merhabalar,

 

Mükemmel bir yaz geçirmeme sebep olan Amerika… Düşlerimin gerçekleştiği, bitmeyecek dostluklar kurduğum ülke…

 

Ailem ile havaalanında ayrılmam sonucu başladı bu yolculuk. Üç buçuk ay tek başımaydım. Zorlu görüşmelerden geçtim. Stres yaptım belki de gidemem korkusuyla. Fakat uçağa ilk bindiğim andan itibaren heyecanımı hiç kaybetmedim. Çalıştığım lunaparkta çocuklarla ailelerle sohbet ettiğimde heyecanımı hep korudum. Sohbetler ettim farklı insanlarla. Mutlu oldum yeni yerler keşfettikçe. Tabii ki üzüldüm, özledim ama arkadaşlarım ailem gibi oldular. New York sokaklarında dolaştım sanatçı edasıyla. Siyasetçiydim belki Washington da. Her yeri yaşamaya çalıştım. Batı yakasına geçtim. Film sahnesinde hissettim kendimi Los Angelas’ta. Grand Canyon, Golden Gate fotoğraf gibiydi karşımda. Başlarken merakla beklediğim yolculuk “iyi ki merak etmişim” sözüyle sonlandı. Deneyimler vazgeçilmezdi benim için. Kültürler öğrendim. Yaşamlar öğrendim. Kendimi buldum en iyi ifadeyle.

 

Her şey için danışmanıma ve Armada Grandee’ye teşekkürler.

 

Muhammet Bekir Arslan

Kocaeli Üniversitesi

 




Merhaba Arkadaşlar

Work &Travel programı ile hayatımda yaşadığım en güzel yazı geride bıraktım ve geriye dönüp baktığımda ne kadar çok anı, tecrübe ve arkadaş kazandığımı görüyorum. Programa katılmadan önce birçok önyargım ve endişem olmasına rağmen yine de katılım isteği gösterdim ve hayatımda ki en güzel yaz tatilini geçirmiş oldum.

Çalıştığım süre boyunca fiziksel açıdan birçok zorluk yaşadım ama orada kazandığım tecrübeler ve arkadaşlıklar paha biçilemezdi. Biraz da olsa bir ABD vatandaşı gibi yaşamak, çalışmak ve eğlenmek gerçekten deneyimlenmesi gereken bir tecrübe. İlk zamanlar ne kadar zor olsa da insan kolay bir şekilde çevreye adapte olabiliyor ve asıl eğlence o zaman başlıyor. Çalışmak deyince sakın gözünüz korkmasın çünkü Amerikalılar iş hayatı ile eğlence hayatını o kadar uyumlu bir düzene sokmuş ki her biri çalışmaktan bunalmış değil de günlük hayatlarından zevk alan bireylere dönüşmüş. Zamanla sizler de bu bireylerden biri oluyorsunuz ve kendinizdeki değişimi çok kısa bir sürede fark ediyorsunuz. Artık çalışma vakti bitince ise 3 ay zaman geçirdiğiniz arkadaşlarınızla göz yaşları ile ayrılıp yeni maceralar yaşamak adına seyahate çıkıyorsunuz.

Birçok aksilik yaşamama rağmen gerçekten harika bir seyahat dönemi geçirdiğimi söyleyebilirim. Dizilerde ve filmlerde gördüğüm yerlerde olmak bana gerçekten hiç unutmayacağım anılar bıraktı. Bu kısımda anlatabileceğim o kadar çok şey var ki. Lakin ben sadece hayatımda geçirdiğim en güzel günü kısaca size anlatacağım. Los Angeles’te Universal Studios’a a gittiğim gündü. Sizi öyle bir dünya ya sokuyorlar ki sanki birçok film in içinde bulunduğunuzu hissediyorsunuz. Bir anda bambaşka bir dünyada buluyorsunuz kendinizi ve inanın sonsuza dek orada kalmak istiyorsunuz. Sadece orada geçirdiğim 1 gün için bile onca zorluk değerdi.

Her ne kadar Amerika tarihinin en büyük kasırgasına yakalanmış olsam da, tüm travel planlarımı son dakika değiştirmek zorunda kalıp birçok zorluk yaşamış olsam da bu yaz tatilini en kısa şekilde şöyle özetleyebilirim.

Best Summer Ever!

Oğuzhan Turhan

 


Herkese selamlar,

 

Bu programa 2 defa Armada Grandee ile katılan birisi olarak Armada Grandee ekibine ve danışmanım Mevlük Akbıyık’a teşekkür ediyorum.

 

Work and travel bambaşka bir deneyim. Öğrencilik döneminde herkese mutlaka tavsiye edeceğim bir program. Yaz tatilinizi çok güzel bir şekilde değerlendirebileceğiniz bir fırsat. Evet zorlanacaksınız, evet bazı şeyler yolunda gitmeyecek, evet bazı tatsızlıklar yaşayacaksınız ama travel kısmına geçtiğiniz vakit çoğunu unutacaksınız. Aynı zamanda bu programda ayaklarınızın üzerinde durmayı öğreneceksiniz, zorluklarla nasıl başa çıkacağınız konusunda strateji geliştirebileceksiniz. Tabii bunun yanında çok güzel anlar da yaşayacaksınız. Geri döndüğünüzde çok güzel anılarınız olacak. Fazla uzatmadan, böyle bir fırsatınız varsa mutlaka değerlendirmenizi tavsiye ederim.

 

Faruk  Osman ORUÇ

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

farukosmanoruc@gmail.com

 


Helloooo! Teşekkürler SWAT, teşekkürler Armada Grandee, teşekkürler CIEE diyerek başlamak istiyorum. İ-NA-NIL-MAZ bir yaz geçirdim. Dünyanın birçok ülkesinden arkadaşlarım, iş verenim, ev arkadaşlarım ve ailem oldu. Yeri geldi yoruldum, ama kazandığım para, yaptığım alışveriş, eğlendiğim anlar, gördüğüm şehirler bana tüm yorgunluğumu unutturdu. Bu hayatta tek başıma yaptığım belki en cesurca ama “en iyi ki” dediğim şey oldu. Çok güzel insanlar tanıdım. Dizilerde ve filmlerde gördüğüm şehirlerde dolaştım. Hiç unutamayacağım ve tekrar tekrar yaşamak isteyeceğim anılarım oldu. İnsanın eline kaç kere gelir bu şans bilemem, ama şans zaten sana koşarak gelmez. Sen iste ve o şansa bir adım, at ama mutlaka dene.

Büşra Bıçkıcı

Dumlupınar Üniversitesi

 


Tüm insanların hayatında “işte bu benim en muhteşem anılarımdı” diyebildiği zamanlar vardır. Nitekim bizler insan olarak hatıralarımızla yaşar, onlarla mutluluğun doruklarına ulaşırız. Aslında geçirdiğimiz güzel günlerdir bizi biz yapan.

İşte tam da rahatlıkla en muhteşem anılarımdı diyebileceğim bir yazı geride bırakmanın hüzün verici mutluluğu içerisindeyim. “Macera dolu Amerika.” Dünyanın dört bir yanından tanışılan insanlar, öğrenilen yeni kültürler, tadına doyum olmayan yeni lezzetler ve daha nicesi…

Keşfedilmeyi hakeden bu dünyanın güzelliklerini daha da ertelememeniz dileğiyle… 

ÇAĞRI ŞAHAL

 


Merhaba ben Dilara İyielma.Daha dün work and travel’a gitmek hayalimken, gidip geldim. Herkesin mutlaka denemesi,yaşaması gereken bir tecrübe. Ben arkadaşlarımla değil tek başına giden biriyim. Tek başınıza gitmek sizi korkutmasın, çünkü çok güzel arkadaşlıklar edinip MUHTESEM bir yaz geçireceksiniz.

Amerika’da işinizle evinizle ilgili yaşadığınız hiçbir zorluk sizi yıldırmasın.Çünkü yanınızda Armada Grandee var.İlk başvuru sürecimde çok korkup, endişelenip, tedirgin olmama rağmen her sorumu cevaplayan her konuda yanımda olan benim canım,güler yüzlü biricik danışmanım Tuğçe Baran’a ve Armada Grandee ailesine çok teşekkür ederim.

 

DİLARA İYİELMA

 


 

Bu fotoğraflara baktığımda yüzümde kocaman bir tebessüm oluşuyor. İyisiyle kötüsüyle çok anlamlı, çok özel üç ay geçirdim bu ülkede. Ailemden ,ülkemden ilk defa ayrılırken aklımda bir sürü soru işareti vardı bu uzun soluklu yolculuğu tamamlayıp tamamlayamayacağıma dair. Amerika’ya gitmenin verdiği bir mutluluk bir de hüzün vardı açıkçası bende.Hüznümün sebebi ailemden ayrı kalacak olmam sevinmemin sebebi bir hayalimi gerçekleştiriyor olmaktı.

Amerika’ya geldiğim ilk iki hafta çok zorlandım,kültür şoku yaşadım. Yemekler tamamen farklı ve bütün yemekleri fast-food üzerine kurulu. İnsanları genellikle yardımsever. Çalışma hayatım çok yoğun geçti, nasıl geçtiğini hala anlamış değilim,sanki hiç yaşamamış gibi…Çalıştığım süre zarfında çok güzel arkadaşlıklar edindim,çok ama çok güzel anılar biriktirdim.Çalışmayı değil ama orada tanıştığım arkadaşlarımı çok özledim.Çalışmak gerçekten çok yorucu ve iş vereninizin size ayarladığı oteller genelde iyi olmuyor, tıpkı benim otelim gibi.

Travel kısmımda çok eğlendim.Newyork,Chicago,Las Vegas ve Los Angeles’ a gittim .Bu gezdiğim yerler arasında Universal Studio benim için muhteşemdi .Eğer bir gün yine Amerika’ya gidersem burası benim için yeniden bir durak olacaktır. Orada tanıştığımız Özbekistanlı bir aile vardı ve bize onların bir evladıymış gibi davrandılar ki zaten Newyork’a da onlarla beraber gittik. Bu aile bizim Amerika’daki en büyük şansımızdı diyebilirim. Tabi ki Amerika maceramın en büyük destekçisi canım arkadaşım Funda.O olmasaydı Amerika’da yaşadığım o kadar zorluğu nasıl atlatırdım bilmiyorum.Size tavsiyem oraya bir arkadaşınızla gitmeniz, böylece daha güçlü oluyorsunuz.Ve tabi ki Armada Grandee, benim danışman kurumum.Bu süreçte her prosedürü eksiksiz tamamlamamıza yardımcı oldular ve bizimle sürekli irtibat halindeydiler. Ne zaman bir problemimiz olsa hemen çözüme kavuşturdular. Aklımdaki tüm sorularıma cevap bulan Armada Grandee İzmir sorumlusu Tuğçe Ablam bu süreçte hep yanımızdaydı. Bu güzel Amerika macerası hayatımın en güzel anılarından biri olarak kalacak hatıramda.

Her şey için çok teşekkürler!

 

Kadriye Altınışık

 


 

Amerika’ya gitmeye karar verdiğimde tuhaf bir biçimde hiç heyecan duymuyordum. Ya da belgeleri toplamanın verdiği rahatsızlık heyecanın önüne geçmişti. Pasaport ,vize, skype görüşmesi derken elimde biletimle tek başıma Atatürk Havalimanı’nda beklerken buldum kendimi. İşte o anda başladı heyecan. Daha önce yurtdışına bile çıkmadan tek başıma Amerika’ya gidiyordum. Çok uzun bir yolculuktan sonra oraya varmıştım. Pek öyle ihtişamlı durmuyordu Ohio. Daha sonraki süreç  tamamen işe ve iş arkadaşlarıma alışmakla geçti. O döneme çat pat İngilizce diyorum. Sonlara doğru ise Amerikalılar kadar iyi çalışıp, onların jargonlarıyla konuşmaya başlamıştım. Kaynaştıktan sonraki ayrılma faslının verdiği buruklukla iş yerinden ayrılırken aslında en eğlenceli döneme giriyordum. “Travel”.

Çocukluktan beri izlediğimiz onca Hollywood filmi ve içlerinde gördüğümüz o devasa yapıların da etkisiyle heyecan tavan yapmıştı. İlk durağımız Cleveland. Lebron James’in oynadığı basketbol sahası,  Little Italy  ve bir beyzbol  maçını da görerek Los angeles’ a doğru yola çıktık. Melekler şehri, Amerika’da gördüğüm en güzel şehir. Sakin yaşamı , Hollywood’u ve sahilleriyle büyülü bir şehirle tanışmıştık. Sonraki durağımız günah şehri Las Vegas’tı. Gece eğlence konusunda bir numara olan ama gündüz tam bir ölü şehre dönen Las Vegas’tan ayrılırken artık sonralara doğru geldiğimizi hissediyorduk. Son durağımız New York’tu. Artık yol bulma konusunda uzmanlaşmış hissederken  New York’un karışık metro hattıyla karşılaştık. Manhattan’ı avucumuzun içi gibi öğrenene kadar gezdikten sonra şehrin vahası olan Central parka girdik. Insanların yüksek binalardan kaçıp nefes almak için geldiği parkın her yerinde müzik yapan ve  koşan insanlarla karşılaştık. İnsanlar doğaya geri dönmüşlerdi. Ve artık bitmişti Amerika macerası. Geri dönüş yolculuğu başlamıştı. Geriye tatlı bir yorgunluk, çok iyi bir iş deneyimi ve gezdiğimiz birçok yerden mutlu anılarımızı dondurduğumuz fotoğraflar kaldı.

 

NİHAT AKBURAK

 


Herkese merhaba,

Öncelikle şunu söyleyeyim. Yapın arkadaşlar, hiç düşünmeden. Pişman olmayacaksınız. Geri döndüğünüzde harika anılar biriktirmiş olacaksınız. Hatırlanmayan partiler, polis baskınları, dünyanın dört bir yanından kurulan arkadaşlıklar bunlardan sadece bir kaçı.

Ben yazımı Alabama’da geçirdim. Okyanus kıyısında sakin,sessiz bir yer. Yaş ortalaması biraz yüksek. Yaklaşık 300 WAT öğrencisi dışında neredeyse öğrenci yok denecek kadar az. En azından bizim kaldığımız-çalıştığımız yerde (Orange Beach). Yani her günü clublarda barlarda geçirebileceğiniz bir yer değil ancak keyifli bir yer. İşe housekeeping olarak başlayıp facilities technician (meydancının afili hali) olarak bitirdim. İlk haftalarda çok az kazanmamın haricinde neredeyse hiç bir sıkıntı çekmedim diyebilirim. Zaten işimi değiştirmemin sebebi de buydu. Güzel para kazanınca travel planlarını da gönül rahatlığıyla yapmaya başladım. Çocukluğumdan beri hayalim olan Amerika’yı 1 haftalık harika bir tatille de sonlandırdım. Daha anlatacak çok şey var ancak bunlar kısa bir özeti.

Eğer WAT, iş veya Alabamayla ilgili sorularınız olursa elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım. Herkese iyi WATlar…

 

Onur Kılınç

 


Merhaba Arkadaşlar,

 

Ben Batuhan Gözüaçık. 3.sınıftayken bu programa katılma kararı aldım. Amerika’ya gittikten sonra çok geç alınmış bir karar olduğunu anladım. Keşke 1. sınıftan beri yazlarımı bu şekilde değerlendirseymişim…

 

Ben Alabama’da Orange Beach bölgesinde Brett Robinson şirketinde Housekeeper olarak çalıştım. Benim için zor olmadı. Turizm İşletmeciliği öğrencisiyim ama çok sevilerek yapılan iş değil. Hele ki ilk defa çalışacak arkadaşlar için gideceği işin sorumluluklarını ve o bölgeyi iyice detayına kadar araştırmalarını tavsiye ederim. Çünkü tamamen farklı bir kültür, oraya gidince şok geçirmemek için her şeyi araştırması gerekir.Hayatta yapılması gerekenler kısmında ilk sırada olmalı bence. Çok farklı bir tecrübe. Tabi ki gidilecek bölgeye, işe ve kazanca bağlı olarak güzel bir program geçirilebilir.

 

Zevkli kısmı ise güzel bir kazanç sağladıktan sonra Travel kısmında Amerika’da gezip eğlenip alışverip yapıp iyi bir yaz dönemi geçirmem en güzel kısmıydı. Bu yazıyı okuyanlara tavsiyem sadece neden bu programa katılmak istediklerini ve beklentilerini  düşünmeleri. Çünkü bu program insanların dünyaya bakış açılarını değiştirebilecek bir program. İyi bir yaz dönemi geçirmeniz dileğiyle.

 

Ömer Batuhan Gözüaçık

 


Merhaba arkadaşlar,

 

Ben Selin Demir Pamukkale üniversitesi İngilizce iktisat 3.sınıf öğrencisiyim. Work and Travel programına katılmak belki de hayatımda aldığım en güzel kararlardan biriydi. Her anlamda hayatıma artılarıyla,geçirilen en güzel yaz olmasıyla ve ayrıca her anlamda yanımızda olan karşılaşılabilecek bütün sorunlara karşı temkinli ve anlayış çerçevesinde bana ve grup arkadaşlarıma yol gösterici olan İzmir Armada Grandee ekibine ve sevecenliliğiyle bizi her zaman en iyi şekilde yönlendiren danışmanımız Tuğçe hanıma sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

Sosyal,kültürel,kişisel gelişimimi en güzel şekilde tamamlamamı; hayalimdeki yerleri görmeme fırsat veren Work and Travel programına hiç düşünmeden katılmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Tüm arkadaşlarıma en güzel, en eğlenceli bir yaz diliyorum

 

Her şey gönlünüzce olsun!

 

SELİN DEMİR

 



Work and travel programını ilk duyduğum gün en yakın arkadaşımı arayıp ona da anlattım.Tesadüfen o da duymuştu ve çok ani bir kararla gitmeye karar verdik. İyi ki bu kararı almışız. Bu yaz benim en dolu dolu geçen yazımdı. Work and travel programının bize birçok getirisi oldu. Amerikalılarla üç ay çalıştık ve çalışmanın ne demek olduğunu anladık. Kendi evimizi idare etmeyi öğrendik. Dilimizi geliştirdik. Farklı ülkelerden birçok arkadaş edindik. En güzel kısmı da travel yapmaktı. New York ve Washington’a gittik Veeee tabii ki olmazsa olmaz alışveriş… Ucuza alışverişin tam olarak hakkını verdik. Tabii ki bu programın zor tarafları da vardı. Bazen o kadar yoruluyorduk ki, yemek yemeden uyuduğumuz geceler oldu, ama şu anda o günleri bile özlüyorum. İş arkadaşlarımı çok özlüyorum. Artık Amerika’da da bir ailem var. Kısacası Work and Travel programı benim iyikilerimden… ve her öğrencinin kesinlikle katılması gereken bir program olduğunu düşünüyorum.

 

Sevkan Arslan

Gazi Üniversitesi


page1
Merhaba arkadaşlar,

 

Lake George’a gelmem daha dün gibi, inanamıyorum. Ve tam 21 gün sonra bu macera sona erecek.

 

Buraya gelmeden önce hem dil öğrenmek, hem hayallerimden birini gerçekleştirmek, hem de tecrübe kazanmak için USA’ye gitme düşüncesi kafama yerleşmişti. Fakat güvenebileceğim bir şirket bulmalıydım. Karşıma ARMADA GRANDEE çıktı. Benim girdiğim sınav ve mülakatlarımdaki ilgi ve alaka, vize almam sırasında girdiğim stresler de hep yanımda olmaları, güler yüzlü ve sabırlı olmaları bana daima güven ve cesaret verdi. Ben doğru adresteydim.

 

Amerika’da bulunduğum süre zarfında çok zor günler geçirdim diyemem. Her günüm birbirinden farklıydı. İş arkadaşlarım, kaldığım mekan, festivaller ve tabii ki de alışveriş yaptığım yerler.. Hepsi de hayalimin üstünde çıktı. Türkiye’ye döndüğüm zaman bavulumda ve aklımda dolusuyla anılarım olacak.

 

Benim bu güzel yerleri görmemi sağlayan ARMADA GRANDEE başta olmak üzere Danışmanım İPEK HANIM’A sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

 

Bahriye Begüm Ültan

 

img_0261


Merhaba Arkadaşlar,

Ben Merve Kılıç. İstanbul Kültür Üniversitesi’nde hukuk okuyorum şuan son sınıfım. Work and Travel programına 3. sınıfta katılmaya karar verdim. Keşke 1. sınıfta verseymişim böyle bir karar çünkü hayatımın en güzel yazını yaşadım her anlamda. Bu deneyimi yaşamamda katkısı olan Armada Grandee’ye ve danışmanım İpek Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Kayıt ve hazırlık sürecindeki bunaltıcı sorularıma çok sabırlı ve samimi bir şekilde cevap verdi.:) Eğer bu yazıyı okurken aklınızda Work and Travel ile ilgili soru işaretleri varsa onları hemen silin.:) Çünkü bu program her yönüyle insana inanılmaz güzel tecrübeler kazandırıyor.

 

Elbette ki her şey toz pembe olmuyor ama kesinlikle çok faydalı ve eğlenceli. Ben Ohıo eyaletinde Cedar Point adlı bir eğlence parkında çalıştım. İş bazen zor bazen sıkıcı olsa da kendi kazandığın parayla Amerika’yı gezmek şüphesiz ki programın en güzel yanı 🙂 3 aylık bir programdı ama bana sanki 3 hafta gibi geldi. Alışma süreci işi öğrenme arkadaş edinme derken bir bakmışsınız ki travel vakti gelmiş 🙂 Güvenilir ve eğlenceli bir yerde çalışmak istiyorsanız Cedar Point’i, güvenilir ve bir o kadar da tatlı bir danışman istiyorsanız Armada Grandee’yi şiddetle tavsiye ediyor, hepinize çok güzel bir yaz diliyorum:)

Merve Kılıç


 

 

page

Amerika’ya gelmeden önce açıp binlerce kez okuduğum siteye yazmak benimde nasibimmiş 🙂

Ben en yakın arkadasımla geldim Amerika’ya. New Jersey eyaletinin Wildwood şehrinde Moreys Piers adlı lunaparkta ride operator olarak calıstık. Haziranın 10unda başlayan maceramızın bitmesine 15 gün kaldı şuan travel kısmındayız. Work and Travel ın en güzel yanı Amerika kültürünü yaşarken, sizin gibi gelmiş bir sürü insanla tanışıp aynı zamanda bambaşka kültürleri de tanımak. Mutlaka gitmek istediğiniz yeri ve işi önceden araştırın 🙂 ve emin olun ingilizcenize cok cok cok katkı sağlayacak. Şuan bu yazıyı Niagara Falls’dan yazıyorum. İnşallah görmek isteyen herkes görebilme şansını yakalar. Sormak istediğiniz bir şey olursa Facebook adresimden seve seve yardımcı olabilirim. Bu süreçte bütün desteği sağlayan Armada Grandee’ye de teşekkürlerimi eksik etmeden yazımı bitiriyorum 🙂

 

Sevde Öz


 

tugba-tor

Herkese merhaba,
Öncelikle hayatımda yaşadığım en güzel, en zorlu fakat en tecrübe dolu günlerimi 2016 yazında Amerika’da yaşamaktan dolayı oldukça mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Bunun için program öncesi ve sonrası tüm endişelerime karşın bana yardımcı olan danışmanım İpek Zeynep Köken’e çok teşekkür ederim. Üniversiteden yeni mezun olmuş biri olarak, bu sene Work&Travel programı ile Amerika’ya gitmek büyük ihtimalle son şansımdı. Work&Travel, üniversite yıllarım boyunca çok istediğim bir programken, gerek gideceğim ülkenin Amerika olmasından gerekse ailemden daha önce ayrı kalmayışımdan ailemi bu konuda pek ikna edemiyordum. Fakat artık son şansım olması bahanesiyle ve gerçekten bunu başarabileceğimi aileme hissettirmemle de sonunda onları ikna etmiştim. İngilizce mülakatlar, işe yerleşme ve vize mülakatı derken artık Amerika’ya gideceğim gün gelip çatmıştı. Doğruyu söylemek gerekirse, ailemle havaalanında vedalaştıktan sonra onları dört ay göremeyecek olma düşüncesi o an çok da fazla etkilememişti. Ta ki Amerika’daki eğlenceli günlerin yanı sıra yaşadığım zorlu günlere kadar. Bence asıl mücadele sizin için o noktadan sonra başlıyor.

 

Ailenize ve ülkenize duyduğunuz özlemi kontrol etme konusunda ne kadar başarılı olabilirseniz, Amerika’da yaşadığınız günler de sizin için o kadar şahane geçecektir. Çalışma kısmından bahsedecek olursam, ben Ohio’nun Cincinnati şehrinde çok güzel bir eğlence parkında yiyecek ve içecek sorumlusu olarak çalışmıştım. Başlarda çok korkutucu bulduğum ve asla binemeyeceğim dediğim roller coasterlara binmek gerçekten muhteşem bir duyguydu. Ben Amerika’nın batı ve doğu kısmını da gezmek istediğim için çalışma kısmında sınırlarımı biraz zorlamıştım. Günlerim çok fazla yorucu geçiyordu fakat bu zamanlarda seyahat edeceğim yerleri düşünerek kendimi motive ediyordum. Üç aylık çalışma sürem boyunca çalıştığım yere yakın yerlerdeki outletlerden alışverişimin çoğunu yapmıştım. Artık sıra Amerika’nın sadece filmlerde gördüğüm o güzel yerlerine seyahat etme zamanına gelmişti. Yirmi gün boyunca batı ve doğu olmak üzere Amerika’da birçok eyalet ve şehri gezip gördüm ve emin olun ki bu yerleri anılarıma eklemek benim için harikaydı. Şimdi iyi ki bu programla Amerika’ya gitmişim diyorum. Siz de Work&Travel ile Amerika’da yaşayarak dünyaya bakış açınızı değiştirip ufkunuzu genişletmeye ne dersiniz?

 

Tuğba Tor


cats1

Work and Travel programına katılma fikri hep aklımda olmasına rağmen kendimi hazır hissettiğim sene bu sene oldu. Kafamda çok soru vardı. Ne olacak, nasıl olacak? vs.. Kararsızlığımdan dolayı iş seçmem uzun sürmüştü .3 ay boyunca sabırları ve ilgileri için Armada Grandee’ye ve danışmanım Tuğçe Baran’a çok teşekkür ederim.

Yaz tatilini en iyi şekilde değerlendirmek isteyen arkadaşların tek tercihi bu program olmalı. Gidin, zorlanın, yaşayın, keşfedin, ayaklarınızın üstünde durmayı öğrenin, ilişkilerinizi geliştirin!

Program boyunca her türlü sorunla karşılaşan arkadaşlar gördüm ama inanın programda yaşayacağınız güzel zamanlar hepsini unutturuyor. Aklınızdaki her türlü soruya yardımcı olmaya çalışırım ama tereddütte kalmayın. Fırsatınız varsa arkanıza bile bakmayın!

ATA GUNES

İzmir Ekonomi Üniversitesi

ATAGUNES50@GMAIL.COM


 

 

2

 

Merhaba arkadaşlar,
Şu an Grand Canyon’daki son iş günlerimi geçirmekteyim. Her yeni gün, her yeni tanıştığım müşteri bana yepyeni bir dünyanın kapılarını açtı. Bundan sonra upuzun bi travel süreci beni bekliyor. Gezerken deneyimleyeceğim şeyleri hayal bile edemiyorum. Burada yaşanılanları ya da tavsiyeleri bi yazıya sığdırmak belki de imkansız. Ama şunu söyleyebilirim ki ne yașarsanız yaşayın “iyi ki” diyeceksiniz. Yeri gelecek ne yapıyorum ben ya diye sitemlerde bulunacaksınız. Ama en sonunda hayatınızın en güzel yazını geçirmiş ve en güzel arkadaşlıklarını kazanmış olacaksınız. Öyle günler oldu ki 1 günde 1 yıl yaşadım. Normalde yaşasam günlerce üzüleceğim olaylara burda gülüp geçtim. Veşimdi bakıyorum da, ilk geldiğim gün sanki yıllar önceymiş gibi. Yıllardır burada, bu insanlarla yaşıyormușum sanki. Belki de hayatımın en güzel firsatlarını yakaladım burada. Liseden beri hayalini kurduğum doğal güzellikleri gördüm, görmekle kalmayıp 3 ayımı geçirdim. Hatta lise arkadașımla tesadüfi bir şekilde Las Vegas’ta tatil bile yaptım. Biri 5 yıl önce bunları yaşayacağımı söylese inanmazdım. O yüzden Armada Grandee’yle bu maceraya kesinlikle katılın. Aklınızda hiçbir soru işareti olmasın. İyisiyle kötüsüyle harika bir yaz sizi bekliyor!

Ayșegül Aksaray

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi


 

3

Biz üç kişiydik.. Bu yola üç kişi çıktık ancak iş yerine üçümüz birden kabul edilemeyince, travel kısmında buluşmak üzere ayrılmak durumunda kaldık ve bu maceraya tek olarak atıldım. Hayatımın dönüm noktalarından biriydi, üniversiteden mezun olmuştum (ve bu programa katılmayı kabul ederek mezuniyetimi + diploma törenimi kaçırmayı kabul etmiştim), yıllardır beraber yaşadığım ev arkadaşımdan ayrılıyordum evimizi dağıtıyorduk, yüksek lisans başvurularını kaçırıyordum… Bu liste uzar gider. Yaptığım tek bir seçim yıllarımı etkileyecekti ama yine de bu programa katılmak için son şansım buydu ve ben bu şansı kullandım. Son senemde gittiğim için hiç pişman değilim aksine çok daha mutluyum, çünkü daha önceki senelerde gitseydim her sene gitmek için ailemin başının etini yerdim.

Bu benim ilk yurtdışı deneyimimdi ve yalnızdım. Aksilikler daha havaalanında başladı benim için. Havaalanında check-ine gittiğimde uçağımın iptal olduğunu, bütün aktarma yer ve saatlerimin değiştiğini, bu nedenle varış saatimin de değiştiğini öğrendim. Benim gibi panik bir insanın bu haberle nasıl bayılmadığına hala şaşırıyorum. İşverenim beni havaalanından alacağı için ona değişiklikleri haber verdim ve heyecandan ellerim titreyerek bindim uçağa. Yaklaşık bir günlük bir yolculuğun ardından Kansas City’deydim. En büyük korkularımdan biri havaalanında unutulmaktı ama olmadı, sağ alim kalacağım hotele yerleştirdiler. Sersemlemiş bir halde odamın duvarlarına bakarken, ‘yapamayacağım galiba, çok sıkılacağım’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. Hayatımda hiç bu kadar yanılmamıştım. Daha düşüncelerimi toparlayamadan İspanyol oda arkadaşım içeri girdi ve onunla tanışmamızın ardından her şey çorap söküğü gibi geliverdi.

Şanslıydım çünkü bulunduğum yerde bu program ile çalışan çok fazla insan vardı. Birçok kültürden arkadaşım oldu, daha doğrusu dünyanın çok farklı köşelerinde gidebileceğim bir sürü evim oldu. Şimdi bile düşününce/anlatınca sanki bir filmi anlatır gibiyim. Sanki bunları yaşayan ben değilmişim gibi. Sanki 3 İspanyol, 3 Çek, 1 Slovak ve 3 Türk beraber araba kiralayıp Kansas’tan St. Louis ve Chicago’ya gidip muazzam bir hafta geçirmemişiz gibi… Chicago’da Shameless’ın evini ararken gözü dönmüş bir köpek tarafından kovalanıp, metroya kendimizi zor atıp son anda kurtulmamışım gibi.. Yine Chicago’da Michigan Gölü’nün buz gibi suyunun kıyısında, kumsalda oturup bu şehre nasıl veda edeceğimi düşünürken, İspanyol arkadaşlarımdan biri beni o çivi gibi suya sürükleyerek atmamış gibi… Çek arkadaşlarımın Türkçedeki en ağır hakareti öğrenmek istemesi üzerine Türkler olarak hangi hakaretin daha ağır olduğu konusunda tartışmamışız gibi…Sanki annemle telefonda konuşurken İspanyol arkadaşlarım arkadan “evet, tamam, aynen aynen, seni seviyorum” gibi Türkçe sözcükler bağırmamış gibi… Yanılmıyorsam 7 milletten oluşan topluluğun yaptığı futbol maçında, Türklerin Ukraynalılara “hadi be oğlum sür şu topu” diye bağırdığını duyup kahkahalara boğulmamışım gibi… Tayvanlı arkadaşımın işteki son gününde müşterilerin gözü önünde salya sümük ağlamamışım gibi… ya da son iş günümde çok sevdiğim Amerikalı leadimle vedalaştıktan sonra, 3 aydır her gün geldiğim o yere arkamı dönüp gitmek yaptığım en zor şeylerden biri değilmiş gibi… Deli gibi yorgun olmamıza rağmen, sabah 6da kalkıp Miami’de güneşin doğuşunu izlediğimiz o muazzam sabahta minik dalgaların sakin seslerini dinlerken hayatın bazen ne kadar güzel olduğunu düşünmemişim gibi… Universal Studios’da çocuklardan fazla eğlenmemişim gibi… EmpireState’in 86. Katında dakikalarca şehri dinlememişim gibi… Brooklyn Köprüsü’nde bisikletliler tarafından ezilmekten son anda kurtulmamışım gibi… Washington’da gizli bir umutla parmaklıklar ardından ufacıkta olsa evin içini görmeye çalışmamışım gibi…Niagara Şelalesi’nin buz gibi suyuyla iliklerime kadar ıslanmamışım gibi…Sanki bunları yaşayan ben değilmişim gibi.

Sanmayın ki hiç aksilik yaşamadım, her şey tozpembeydi. Yaşadığım bütün aksiliklere, tatsızlıklara rağmen hayatımın en mükemmel yazıydı. Bütün o aksilikler ve onlarla başa çıkabilmek kendime inanmamı sağladı. Ben de sizin yerinizdeydim, ben de bu yola çıkmadan önce internette deli gibi araştırma yapıp, karşılaşabileceğim aksilikleri düşünerek karnıma saplanan ağrıları dindirmeye çalışıyordum. Şimdi o ağrıların hepsi gitti, hepsinin üstesinden geldim. Sen de gelebilirsin, sen de yapabilirsin. Hatta bana sorarsan yapmalısında! Git, gez, gör, gül, eğlen!

Aklınızdaki tüm soru ve endişeler için hiç çekinmeden mail atabilirsiniz. Yardımcı olmaktan mutlululuk duyarım.

Kansas City, MO (2016)

Ayşenur Çolakoğlu


 

4

 

Merhaba arkadaşlar,

Öncelikle benimle her konuda ilgilenen her zaman yanımda olup bana her konuda destek veren danışmanım Tuğçe Esmercan ve bir diğer danışmanım Tuğçe Baran ‘a teşekkür ederek başlamak istiyorum. İlk günden beri her sorumuza içtenlikle bıkmadan samimi bir şekilde yanıt verdiler. Bu yüzden böyle saygılı ve içten elemanlarla çalıştıkları için Armada Grandee’ye teşekkürlerimi iletiyorum. Work and Travel düşünen arkadaşlarıma hiç düşünmeden Armada Grandee’yi bu yüzden öneriyorum. Hiç bir şekilde tereddüt etmenize gerek yok; çünkü o içtenliği kendileriyle iletişime geçtiğinizde siz de hissedeceksiniz. Bunun dışında Amerika’ya gidip üstüne para verip çalışma düşüncesi ilk başta kulağa hoş gelmese de, bu 3-4 aylık deneyemin insana neler kattığını burada anlatmak bana saçma geliyor. Kesinlikle gidip, yaşayıp, öğrenilmesi gereken bir deneyim. Bol şanslar arkadaşlar.

BURAK BOSTANCI

BURAK.BOSTANCI17@GMAIL.COM


 

cats3

Öncelikle neden Amerika buna bir açıklama getirmek istiyorum. Kendinizi tamamen hür hissedeceğiniz başka bir yer yok bunun sebebi buydu.

Süreçlerin çok hızlı ilerlemesiyle beraber (ki bunda Armada Grandee’nin etkisi çok büyük) kendimi bir anda Amerika’da buldum.Ne yapacağım konusunda danışmanımla bir çok kez konuşmuş olmama rağmen orda yalnız olmanın vermiş olduğu korkuyla bocaladım tabi ki.İlk günlerde ‘Acaba ne işim var burada ?’ diye düşünmeye başladım.Sonra işimi beğenmediğime karar verdim ve gitmek istemedim.Bunun devamında  da ailemin isteği ve çok zorlanmış olmam nedeniyle geri dönme düşüncesi girmişti aklıma. Böylece Amerika’daki ilk haftamı tamamlamış oldum.Ama oradaki arkadaşlarımın desteğiyle kalmaya karar verdim  ve bu karar belki de hayatımdaki bir çok şeyi değiştirecekti. Öyle bir yer düşünün ki nasıl düşünmeniz gerektiği bile değişiyor işte öyle bir yerdi ve bana kattığı her şey için çektiğim tüm zorluklara değer diyorum şuan.Zaman su gibi akıp gidiyordu belki çok yoğun bir iş temposundan belki de oraya alıştığımdan bilemiyordum.Bu arada yeni yeni insanlarla tanışmayı da ihmal etmiyordum.Her gördüğünüze selam verip yemeklerinizi beraber yiyebilirdiniz  oranın en sevdiğim özelliği de buydu yalnız yemek yiyemeyen bir insan olarak bunu söylüyorum.Son günlere geldikçe içim tuhaflaşmaya başlamıştı.Daha fazla kalmak istiyordum bir daha ne zaman geleceğimi bilemeyerek buradan ayrılmak çok koyuyordu.Ve işte o zaman yine karar verdim seneye tekrar gelecektim. New York’a gittiğimde tüm çektiğim sıkıntıların geçtiğini yavaş yavaş yavaş anlıyordum ve dönmek istemiyordum.Geriye baktığımda pişmanlık duyduğum hiçbir şey yokken ‘ İyi ki geri dönmeyip mücadele etmişim.’ diyorum ve seneye tekrar gidebilmek için hazırlıklara başlamayı düşünüyorum.Bana destek olan herkese çok teşekkür ediyor yine başlarını ağrıtacağım için şimdiden özür diliyorum 😀

Kübra BAŞTAŞ

Sakarya Üniversitesi


 

cats4

Herkesin bildiği gibi, Amerika’ya gitmek ve üstelik bu ülkede üç ay gibi bir süre yaşamak çoğu kişinin rüyasıdır. Ben bu rüyayı WaT2016 ile gerçeğe dönüştürdüm. İlk olarak gitme fikri ailemin “acaba?” sorusunu düşünmememe sebep olan ısrarları sonucu oluştu. Sonrasında planlarımı yaptıktan sonra “gidiyorum!” diyebilme aşamasına geldim. Bu süreçten sonra Armada Grandee şirketi hep yanımdaydı. Mülakatlar ve görüşmelerle dolu ayların ardından Haziran 2016’da Cincinnati, Ohio’ya gitmek üzere İstanbul’dan ayrıldım. İndiğim ilk gün yolculuğun vermiş olduğu yorgunlukla nerede olduğumun şokunu yaşayamadım. Gayet rahattım. İşverenimin konaklamam için adres gösterdiği yere gittim. Her şey benim rahatım ve düzen kurmam için öncesinde ayarlanmıştı. Bir süre dinlendikten sonra eğitimlerimizi aldık ve çalışmaya başladık.

 

Daha önce tecrübesi olmayanlar için çok kolay bir deneyim olacağını maalesef söyleyemem. Çalışma şartlarınız ve ortamınız her ne kadar rahat olursa olsun etrafınızda kafanızı kaldırdığınız zaman sizden hizmet bekleyen insanlar olacak. Bunlara hazırlıklı olmanızda fayda var. Yaklaşık üç aylık çalışma temposuna dayanabilmemdeki en büyük etkenlerden biri iş arkadaşlarımdı şüphesiz. Açıklamak gerekirse; Dünya’nın neredeyse her kıtasından çeşitli ülkelerinden insanlarla aynı çatı altında aynı amaç doğrultusunda çalışmak ve bundan keyif alabilmek “Work” parçasının büyük bir kısmını oluşturuyordu. Çalışarak geçirdiğiniz dönemlerde biriktirdiğiniz arkadaşlıklar, dostluklar belki de ötesi; gezmeye başladığınızda ve sonrasında belki bir fotoğrafınıza baktığınızda belkide birbirinize selam yazdığınızda yüzünüzde bir mutluluğa dönüşüyor. Özellikle yukarıdaki fotoğrafı seçtim. Çünkü bu fotoğraf üç ayrı kıtadaki dört ayrı ülkeden insanı apayrı bir kıtada apayrı bir ülkede buluşturdu ve onlarla geçirdiğim günleri bu fotoğrafa bakıp, gülümseyerek hatırlıyorum.

 

Programın “Travel” parçasına geçtiğinizde; çektiğiniz onca eziyetin, verdiğiniz onlarca emeğin karşılığını aldığınızı fazlasıyla hissediyorsunuz. Tek bir tavsiyem var; gezin! “Abi ben gezmicem para biriktiriyim, dolar da uçmuş, gidince yerim ya” diyenler ve “Abi bu ülkeye bi daha mı gelicez paramız yettiğince gezelim tozalım ya” diyenler de çok olacaktır. Ben imkan buldukça gezdim. Çalışırken de gezdim. Hatta Las Vegas’tan döndüğüm gecenin ertesi günü işyerimde masa silerken kendime bolca gülmüştüm. Paranın önemli olduğu hepimizin gerçeği ama binlerce hatta on binlerce kilometre ötedeki bambaşka bir ülkede sadece çalışıp paramız cebimizde geri dönmek çok mantıklı bir karar değil benim görüşümde. Yazıma son noktayı koyarken eklemek istediğim şey; eğer bu programa katılmaya karar verdiyseniz, işinizi iyi seçin ve gideceğiniz günü bekleyin. Amerika’ya adım attıktan sonra da tadını çıkarın!

Çalışma Yeri:

Kings Island Cedar Fair Entertainment Company, Food and Beverage Department

Mason, Ohio, USA

Sorularınız için mail adresim,

mertdiriksoy@hotmail.com


 

 

cats5

 

Dunyayi  seyahat etmek, yeni  yerler gormek herkese tavsiye edebilecegim birsey. Suan Amerikadayim ve bu yaz yeni bir maceraya basladigim icin cok mutluyum. Pek sorumlu biri olmadigim icin her gun erken uyanip ise gitmek ve gec saatlere kadar calismak cok zordu. Ama ustesinden gelinebilecek birsey bu. Yeni insanlarla, yeni hayallerle kavusmak cok guzeldi. Icimde birden cok sey degisti, hic olmadigim kadar guclu hissediyorum ve en onemlisi hayatta cok caliskan ve sorumlu biri olmayi ogrendim. Artik donme vakti geliyor. Amerika’nin bir yerlerinde benim bir parcami birakiyorm, benim yasadigim guzel anilarimi, tecrubelerimi. Benden sonra bu programa katilanlara bol bol sans dilerim ve kendinizi hala bulmamissaniz umarim burada yasayacaginiz tecrubelerle bulursunuz.

Harun abi’ye ve Armanda Grandee’ye sonsuza kadar minnettarim her yardimlari ve her konuda destek olduklari icin, en onemlisi de buraya kadar gelebilme firsati verdikleri icin.

Stay blessed always!

Nita Berisha

Kocaeli Universitesi, Bilgisayar Muh.


page6

 

 

Bu yaz benim için tam bir maceraydı. Work and Travel programına tek başıma katıldım. Daha önce hiç çalışmamış, hiç yurt dışına çıkmamış ve hiç ailesinden bu kadar uzun süre uzakta yaşamamış biri olarak Amerika her şeyin ilk adımıydı bana. İlk günler ne yiyeceğimi bile bilmezken şuan uzaya bile gidebilirim gibi geliyor. Beklentimi her şey mükemmel olacak, hiç bir problem çıkmayacak diye ayarlamamıştım. Mutlaka bir şey olur diyordum hep ama çok sorunsuz bir program geçirdim. Her türlü endişemde her paniğimde iş seçimimden mülakatlarıma kadar her konuda içimi rahatlatan bıkmadan her sorumu yanıtlayan danışmanım Tuğçe Hanım’ın da, bu sorunsuz problemsiz çok güzel geçen üç ayımda katkısı çok büyüktür. Her şey için çok teşekkürler.

ÖYKÜ ÖZDEMİR

İzmir Ekonomi Üniversitesi

OOYKUOZDEMIR@GMAIL.COM


 

Lise yıllarımın başından beri Amerika’da yaşama, Amerikayı yaşama hayali kurdum. Ve sonunda üniversite 3. Sınıfın sonunda bu hayalimi Work and Travel ile gerçekleştirdim. Şimdi size bu üç fotoğraf ile 3 aylık Amerika maceramdan olaylar anlatıyım.

cats
İlk fotoğraf bizim dükkandan, bakmayın dükkan dediğime binlerce çalışanı olan koskoca akvaryum köpekbalıklarından penguenlere kadar onlarca canlı var ama benim için “dükkan” orası. O gördüğünüz de benim işimin en rezil parçası: çöp. Dükkana gelen müşteriler çöplerini çöpe atar, bizden birisi de o çöpleri aralıklarla toplar arka taraftaki büyük çöp arabasına götürür, araba dolunca haydi dışarı o koca aletin yanına çöp atmaya. Arısından sineğine karıncasından örümceğine binbir çeşit canlıya ev sahipliği yapar o çöp. Kapağı açınca yüzüne vuran fast food ile karışık çürümüş koku başta “ne işim var lan benim burada” dedirtse de bir iki hafta sonra kokuyu almaz hale gelirsin. Bu bölüm Work and Travel’ın asıl bölümüdür: work. Yok öyle benim babam şu kadar zengin ben şu okulda okuyorum falan o çöp atılacak o koku çekilecek eller o çöpe girip sıcak çöp ile tanışacak.

Günün son çöpünü, buraya yazmamın uygun olmayacağı onlarca kelimeyle birlikte atıp bitirince hep gülmeye başlardık “bu en iğrenciydi” “of bu sos çok iğrenç” “ıyy vıcık vıcıktı” kötü görünse de iş bittikten sonra komik geliyor insana.

 

 

2

 

Gelelim ikincisine ve favorime: Pennsauken transit center. Camden NJ’de çalışıyoruz, arkadaşımın doğum gününü kutlamak için Wildwood’a gidelim dedik. Erkenden kalktık otobüse yetiştik düştük yola. 2 saatlik bir yoldan sonra Wildwood’a ulaştık. Okyanusta yüzdük, yedik, içtik, eğlendik ve tabi ki çok yorulduk. Sıra geldi dönüş yoluna istasyona gittik, otobüsün saatlerine baktık, son otobüsün saatine yanlış baktığımız için otobüsü kaçırdığımızı gördük. Bolca küfür ve endişeli bakışların arasında Atlantic City’e giden bir otobüs gördük, oradan kaldığımız yere daha çok otobüs ve tren olduğu için oraya gidelim dedik. Atladık otobüse, bir gözümüz açıl diğeri kapalı vardık Atlantic City’e. Ee şimdi ? Tren istasyonuna gitmemiz lazım ama uzak sağda solda koşarak bir taksi bulduk, son trene 10dakikadan az var. Tren istasyonuna gittiğimizde tren kalktı kalkacak bilet almaya zamanımız yok. Bilet kesen adama yalvar yakar bindik trene, o sanmış ki bizde internet var yolda giderken bileti internetten alabiliriz ama nerede bizde ne internet var ne telefon numarası.

Yalvar yakar tamam dedirttik, sonunda rahatlamıştık birazcık süründük ama bulduk yolumuzu derken gitmemiz gereken yere üç dört durak kala, Camden’ın kuzeyindeki Pensskauken istasyonunda tren durdu, bilet kesen adam yanımıza geldi ve burada inin bir sonraki treni bekleyin dedi. Mecburen indik, sonraki trenin gelmesine 3.5 saat var ve ortalıkta hiçkimse yok taksi yok.

Yorgunluktan ölüyoruz ama mecburen beklemek zorundayız. Ben en sonunda dayanamadım istasyondaki banklardan birine yattım, üstüme denizde kullandığım havlumu çektim ve uyudum. 45 dakika sonra falan bir polis geldi, halden anlayan birisi çıktı derdimizi anlattık sağ olsun taksi çağırdı da kurtardı bizi Camden göbeğinde dışarıda yatmaktan. Bu arada bilmeyenler için açıklayayım Camden, Amerika’nın en tehlikeli şehri seçilmişti.

Demem o ki başınıza her şey gelecek, planlarınız aksayacak ortada kalacaksınız, yaşarken korkutucu gelecek ama merak etmeyin, bittikten sonra anlatması çok güzel oluyor.

3

 

Ben Franklin köprüsünden, Philadelphia manzarası bu gördüğünüz fotoğraf. Lafı çok uzatmadan bitireyim, defalarca vıcık vıcık çöp attım, fast food görmekten midem bulandı, sokakta kaldım ama bu manzara için değerdi.

 

Segah Utku Turanlı

Marmara Üniversitesi


 

 

cats5

Amerika heyecanı tüm bünyenizi aslında Avrupa Kıtası’nı aşıp da Amerika eyaletlerinden birinde gümrük kontrolünde beklerken sarmaya başlıyor. Atlantik Okyanusu’nu 9 saatlik uzun bir yolculuktan sonra tamamlayıp ilk kapıdan çıktığınız an lisan, beden, algılar ve daha nicesi değişiyor. Ben okyanus kıyısı olan South Carolina’nın Myrtle Beach adlı tatil bölgesinde 3 ay 9 gün yaşadım. Güneyde olmak, sıcak, yaz tatili havasında geçen, geceleri havuz ve barbekü partilerinin yapıldığı, bazen beach cluplara gidip eğlenildiği bir yaz yaşamak demektir. Ve ben tam anlamıyla bir yaz tatili yaşadım. “Little Turkey” diye adlandırdığımız, her milletten insanın olduğu ama Türk nüfusunun açık ara önde olduğu, pek konforlu olmayan ama kattığı dostluklar ve anıları ile orayı özlememe sebep olan bir konaklamada geçti. Küçük bir beldede yaşamanın, biraz geç bir tarihte gelmiş olmanın ve belki azıcık tembellik J sebebi ile ilk bir buçuk ay sadece sabah 9 akşam 4 arası housekeeper olarak, sonraki zamanımda ise dünyanın en tatlı supervisorlarının olduğu Family Kingdom eğlence parkında ride operatör olarak çalıştım. Tabii ki Work and Travel programının “work” kısmı sancılı, çoğu zaman sıkıcı hatta bazen berbat geçti ama bu o bölgede bulunan istisnasız her j1 öğrencisi için öyle idi. Ama şunu atlamamak lazım “work” kısmı arasına üç gün sıkıştırıp harika 8 dost ile araba kiraladık ve inanılmaz bir Miami-Orlando turu yaptık.

 

Yani olay aslında mutluluğu sizin nerede ve nasıl yakalayacağınızda. Seyahat anıları her zaman en güzel kısmıdır işin ama dilinizi geliştirme amaçlı gelecekseniz-ki program amacı bu- mutlaka kendi dil seviyenize güvenin ve mutlu olacağınıza inandığınız işi seçin. Çünkü mutlu iş daha çok emek ve para da getiriyor. Şu an bu yazıyı yazarken 9 günlük “Travel” kısmının üçüncü gününün sonundayım. Washington DC, Philedelphia, Maryland, Niagara Falls, Pensilvanya eyaletlerini gezdim ve otobüs ile Amerika’da kalan son altı günümü geçirmek üzere New York’a, Moldovalı güzel arkadaşım Tatiana ile gidiyorum. Yazımı önem verip okuduğunuz için teşekkür ederim, özetle şudur ki: Amerika’ya gelmeme kaç gün var diye sayarken kendimi bir anda Türkiye’ye dönmeme kaç gün kaldı derken buldum. Gidecek olan herkese iyi yolculuklar, sorularınız olursa seve seve yardımcı olurum ve gümrüklerde duyacağınız en temel cümle ile “Have a nice trip!”

 

SUDE YILDIRIM

Dokuz Eylül Üniversitesi

sudeyldrmm23@gmail.com


 

 

6

 

Merhaba gençler,

 

Lisans dönemimde Amerika hayalimi gerçekleştiremediğime çok üzülmüştüm fakat kısmet yüksek lisans dönemineymiş. En sıkıntılı olarak düşündüğüm vize işlemi en kolay geçenlerdendi.İstanbula indikten bir kaç saat sonra vizemi almıştım. O anda kendimi çoktan Amerikada hissediyordum 🙂

 

Amerika benim için  hiçbir zaman unutulmayacak bir tecrübeydi.İnglizce konusunda özgüven eksikliği yaşayan insanlar kesinlikle bu programa katılmalı.Amerikada kazandığım arkadaşlıklar, orada yaşadığım olaylar, gezip gördüğüm yerler ve oradaki insanlar arasındaki dönen muhabbetleri hiçbir yerde bulamazsınız. Kendinizi “gerçekten” özgür hissedebileceğiniz bir yer. Work and Travel programı başınıza gelebilecek en güzel olaylardan birisi olabilir ve oraya gittiğinizde kendinizin bile bilmediği yeni yönlerinizi keşif edeceksiniz.

 

Atlantic City benim için ayrı bir yer olarak kalbimde kalacaktır. Keşke paramda cebimde kalsaydı ama olmadı yine kasa kazandı 🙂 MIT ve Harvard Üniversitesinin kampüsüne gittiğimde IQ’ mun birden 2 kat arttığını hissettim ve orda kaldıkça artmaya devam ettiğinden emindim. Gidecek olan arkadaşlara sadece şunu söyleyeyim eğlenebildiğiniz kadar eğlenin, gezebildiğiniz kadar gezin hiçbir şey gözünüzde  kalmasın. Yazınızı en iyi değerlendirebileceğiniz bu program  bütün hayatınızı değiştirecek şayet benimki öyle oldu 🙂

 

Sorularınız olursa sahinkinal@gmail.com adresinden bana ulaşabilrsiniz.


 

 

 

cats0

 

 

Merhaba arkadaşlar,

Benim hikayem erasmus mu yoksaworkandtravel mı yapmalıyım sorusuyla başladı. Her iki programıda uzun uzun araştırdım ve sonunda workandtravel yapmaya karar verdim. Asıl zorluklar bu kararı verdikten sonra başladı çünkü hangi şirketle gidecektim hangi eyalete gidecektim hangi işe yapacaktım gibi sizlerinde aklında olan yüzlerce soru işaretim vardı. Bir arkadaşımın önerisi üzerine armada grandee’ye gittim ve danışmanım Harun Teke ile tanıştım. O günden sonra süreç benim için çok kolay ilerledi çünkü danışmanım sabah akşam demeden benim belki en saçma olduğunu düşündüğüm ama merak ettiğim veya panik yaptığım sorularımı bile yanıtladı ve bu süreçte bana yol gösterdi.

 

Ben Ohio,sanduskyCedarpointamusementpark’arideoperator olarak gittim. Tabiki gidene kadar bir çok mülakattan veya vize işlemlerinden geçtim ama bunları gözünüzde büyütmemenizi tavsiye ederim çünkü her biri gerçekten kolay aşamalardı. Ben bu programı tek yapmaya karar verdim ve aslında bu yüzden çok tedirgindim. Ailemden kilometrelerce uzağa 3 ay gibi bir süre için yalnız gidecek olmak beni aslında çok geriyordu çünkü uçaktan indiğimde ne yapacağım nasıl gideceğim nasıl insanlara güvenip arkadaş olacağım gibi sorular beni tedirgin ediyordu. İlk Amerika’ya indiğim günü hatırlıyorum yolculuğum kolay ve sorunsuz geçmişti ve cedarpoint’e rahatlıkla ulaşmıştım. Ama benim için asıl macera oraya vardıktan sonra başladı. Kendi paramı kazanmak, ailemden uzak kendime bakmak veya korumak zorunda olmak, yeni insanlarla tanışmak, her gün her dakika İngilizce konuşmak zorunda olmak ve şuan aklıma gelmeyen bir çok şey bana çok büyük tecrübeler kazandırdı. Belki sadece 3 ay Amerika’da geçerdim ancak bu süreç bana 3 yıllık tecrübe kazandırdı.

Amerika’daki ilk 2 haftamda her gün ağladım her gün söylendim benim burada ne işim var yapamayacağım herşey çok zor diye düşündüğüm yerden iyi kide gelmişim hayatımın en güzel en özel en unutulmaz en eğlenceli 3 ayıydı diyerek ayrıldım. 2 hafta sonunda oraya o kadar çok alışmıştım ki yaşadığım her zorluğu normal karşılamaya başlamıştım. Çok ağladım çok güldüm çok insan tanıdım çok güzel dostluklar edindim çok gezdim çok şey öğrendim çok zorluk yaşadım ama iyi ki de yaşadım. Amerika’daki son günümde Türkiye’ye dönmek istemiyorum diye ağlayarak döndüm. Şuan orada çekildiğim resimlere baktıkça veya orada kazandığım arkadaşlarımla skypta konuştukça o günlerimi tarif edemeyeceğim kadar çok özlüyorum ve çok içten söylüyorum ki bu programı özellikle armada grandee ile herkese tavsiye ediyorum. Benim workandtravel maceram ne yazık ki bitti, umarım sizlerin de en az benim kadar güzel yeni maceraları olur.

 

Tuğçe Karademirci

Yeditepe üniversitesi


 

 

 

12314

Yazıma, Mary Anne Radmacher’in, şu güzel ve anlamlı sözüyle başlamak istiyorum. “Dünyanın diğer yarısında ay ışığını gördükten sonra ben eski ben değilim.”

Ne kadar da doğru bir söz değil mi? Dünyada o kadar güzel yerler var ki görülmesi gereken… Bunlardan biri de tabii ki Amerika!

 

Benim work and travel serüvenim de herkes gibi uzun ve bitmek bilmeyen başvuru işlemleriyle başladı. Zaman yaklaştıkça heyecan daha da artıyor. Günler bitmek bilmiyor, geceler geçmiyordu. Neyse ki, o gün gelip çatmıştı. Yaklaşık on üç saat süren bir uçak yolculuğundan sonra jet lag olmamıştım. Bu arada Ohio’da bir eğlence parkında çalışacaktım. İlk başta işe adapte olurken biraz zorlandım. Ama sonra hırslandım. Çünkü görüyordum ki, on beş yaşındaki çocuklar ya üniversite paralarını çıkarmak için ya da kendilerine araba alabilmek için çalışıyorlardı. Sonrasında işimi, arkadaşlarımı o kadar sevdim ki adeta evim gibi olmuştu Kings Island. Çok güzel anılar biriktirdim. Dostluklar kazandım. Kendi ayaklarımın üzerinde durmak, kendi paramı kazanmak ve o parayla seyahat etmek… Benim için muhteşem bir tecrübeydi!

 

Ve Amerika’yı keşfetme zamanı gelmişti.

Öncelikle arkadaşlar eğer hem çok alışveriş yapıp hem de her yeri görmek istiyorum diyorsanız, çok çalışmalısınız. Ben gerçekten “work” kısmında kendi sınırlarımı baya zorladım ve çok çalıştım. Böyle olunca da, hem Batı’yı hem Doğu’yu gezdim, gördüm. Hem de çok güzel şeyler aldım.

 

Ben kendimi tam anlamıyla “travel” kısmındayken Amerika’da hissettim. Hatta çoğu yerde kendimi o kadar oraya ait hissettim ki, sanki orada yaşıyordum. Vizyonum genişledi. Kalbimi tek bir yerde değil, birçok yerde bıraktım. Umarım hayatımın bir kısmında Amerika’da yaşayabilirim. Belki de, neden olmasın. 🙂

 

Tutku Gülümser

Yaşar Universitesi


 

 

5454

 

Herkese Merhaba!

 

Zamanında benim de buralarda okuduğum yazılardan birini şuan yazıyor olmak inanılmaz keyifli! Bugün Türkiye’ye gelişimin ikinci günü ve hala içim buruk. Oradaki menejerlerimi, arkadaşlarımı, evimi ve bisikletimi bırakmak çok zordu. 

Biz iki arkadaş giriştik maceraya, üniversiteden en yakın arkadaşımla. Gerçekten arkadaşınızla gidecekseniz, iyi düşünün. Biz o konuda çok şanslıydık, arada kavga etsek de arkadaşlığımız daha da güçlendi. 

Şubat ayında Armada Grandee’ye kaydolduk ve dünya tatlısı danışmanımız Tuğçe Baran ile tanıştık. İstanbulda iş fuarına gittik, zor da olsa işi aldık. Advanced isteyen işi Tuğçe’nin verdiği motivasyonla ve enerjiyle Upper Intermediate İngilizcemizle almıştık 😀 

Vize mülakatı, iş mülakatı derken zaman o kadar çabuk geçti ki. Bir baktık ki son final sınavına girdik ve ertesi gün Amerika! Cinnet geçirici uzun uçak yolculuğundan sonra Amerika’daydık. İlk günler her şey çok farklı gelmişti. Sokakta adımımızı atıyoruz arabalar duruyor, insanlar sürekli gülümsüyor. Allah allah dedik, her şaşırdığımızda birbirimize dönüp ‘Ay resmen Amerika’dayız!’ diye güldük.

Herkesin ‘vergisiz eyalet’ olarak bildiği Delaware eyaletinde, Rehoboth Beach’ deydik. ‘Royal Farms’ adında minik, sevimli bir market-fastfood zincirinde çalıştık. İlk zamanlar çok zorlandık, erken uyanmak, yoğun iş saatleri, yemek bulamamak.. Ama zamanla alıştık, hatta çok sevdik! Zorluklar da yaşadık; evden atıldık, ikinci işten çıkarıldık. Ama her şey hallediliyor orada. Türkiye’ de bir şey ters giderse dediğimiz birçok şeyle başa çıkmayı öğrendik. 

İlk haftalarda turist gibi hissettiğimiz yeri benimsemeye başlamıştık. Ucuz yerler keşfettik, haftada dört gün kiliselerde yemek yedik, partilere gittik. Zaman buldukça yakın bölgeleri gezdik. Birçok ülkeden arkadaşımız oldu. Jamaika, Bulgaristan, Romanya, Ürdün.. “Summer love“larımız da olmadı değil. Ama ayrılmak zor oluyor arkadaşlar, o işlere hiç girmeyin 🙂 

Zaman o kadar çabuk geçti ki, son aya gelmiştik ve üzülüyorduk. Menejerlerimizle her gün ağlıyorduk ayrılacağız diye. Herkes “travel” için gün sayarken biz gitmek istemiyorduk. Üç aylık birikimimizle batıyı gezdik. İyi ki de gitmişiz, Las Vegas efsaneydi! Filmlerde gördüğümüz birçok yerde yürümek, görmek her şeye değerdi. Daha sonra New York’a geçtik, orada da 5 gün kaldıktan sonra dört aylık maceramız sona erdi.

Work and Travel yapmayı düşünen arkadaşlar için verilebilecek en iyi tavsiye düşünmeyin, direk kaydolun. Ben geçen sene gitmediğim için pişmanım, imkanım olsa her sene giderim. Bu yolda da en iyi danışmanlık Armada Grandee! Amerika’da birçok arkadaşım hastalanınca ne yapacak, ilaç alınca işlemler nasıl olacak, işten çıkınca ne yapması gerekiyor bilmiyordu. Biz oryantasyonlar ve ofisteki bilgilendirmeler sayesinde daha Türkiye’deyken her şeyi biliyorduk. İkinci tavsiye de, “work” de para biriktirip “travel”ı güzel yapın. Batıdaysanız doğuyu, doğudaysanız batıyı mutlaka görün.

Sormak istediğiniz her şey için mail atabilirsiniz. Benim de gitmeden kafamda deli sorular vardı ve birileriyle konuştukça rahatladım. 

Bu güzel macerada bize destek olan başta Tuğçe Baran olmak üzere tüm Armada Grandee ailesine teşekkür ederim! 

Seneye gidecek olan herkese de iyi WAT’lar dilerim. Bol bol arkadaş edinin, aşık olun! Şansınız bol olsun!

 

Ege Işık 

İzmir Ekonomi Ünivertesi / Psikoloji

egeisik94@gmail.com


 

 

 

seyma

Başvuru ve işlemler;

Her şey ailemin yakasına “ben Amerika’ya gideceğim” diye yapışmam ile başladı. İnternete girildi, şirketler araştırıldı, ofis ziyaretlerine gidildi. Aradığım şeyler bilgi, samimiyet, güven ve tecrübeydi. Armada Grandee’de danışmanım gerçekten çok ilgiliydi ve tereddüt etmeden kayıt oldum. Zorlu süreç başladı 🙂 İngilizce mülakatlar, sponsor mülakatları, evrak işleri derken iş yerleşimi aşamasına geldik. Ne iş yapacağım nereye gideceğim derken danışmanım işten ayrılmak durumunda kaldı. Ben yeni danışmanımı “nereye gideceğim, ne yapacağım, hangi bölge, hangi eyalet, ne kadar kazanacağım, nerede kalacağım, uçak biletlerini ne zaman alacağız, laptop götüreyim mi, telefonum çalışacak mı, orada ne yenir, vizede ne olacak, not ortalamam sıkıntı yaratır mı, New Jersey iyi mi” gibi sorularla terletirken Metin Bey olaya el koydu ve 3 aydır nereye gideceğimi bilmiyorken 30 saniye içerisinde yerimi ve işimi belirledi. Marryland Ocean City’e gidecek Food Lion adlı bir süpermarkette kasiyerlik yapacaktım. İstanbul’a iş fuarına gittim, şirketim orada da beni yalnız bırakmadı; hangi soruya nasıl cevap vereceğimi, heyecan yapmamam gerektiği hakkında gerekli tavsiyeleri aldıktan sonra işimi aldım! İş görüşmesinde iş sözleşmesi almak kolay gibi görünse de minik bir zafer kazanmış gibi hissediyorsunuz 🙂 Vize görüşmesine de gerçekten “cevabını bildiğim sorulardan sınava girmişçesine” rahat bir şekilde girdim. Bu konuda danışmanlarıma teşekkür ediyorum.

Geri Sayım;

Ama bitmiyordu işlemler, Armada Grandee ve danışmanlar peşinizi bırakmıyor 🙂 Amerika oryantasyonu, Amerika’da kullanılan gsm kartlarının verilmesi, uçak bileti alma( tarihin uymaması, tekrar değiştirilmesi), Amerika’da yaşam, Amerika’da çalışmak, Amerika rehberleri, Alışveriş rehberleri. Gitmeden gitmiş kadar oldum neredeyse…

 

Amerika!

Ve ben işe başladım… Uyum adaptasyon sürecini çok kısa sürede atlattım. Uykusuz kaldım, sabah işe kalkamadım, güldüm, eğlendim, üzüldüm, özledim, heyecanlandım, sevindim, hayal kırıklığı yaşadım, 2. Bir işte çalıştım, yoruldum, sıkıldım, sorun yaşadım, problemli günler oldu, problemli insanlarla karşılaştım, planlı – plansız yüzlerce farklı olay tecrübe ettim, parasız kaldım, çok param oldu, alışveriş yaptım, alışveriş yaptım, alışveriş yaptım( Şimdi düşününce keşke az alışveriş yapıp batıyı da gezseymişim diyorum O da başka bir programa artık.) seyahat ettim, gezdim, dolaştım. Kendi kazandığım paranın ne kadar değerli ve güzel olduğunu gördüm. Dolu dolu, Türkiye’de herhangi bir yazımla kıyaslanmayacak kadar anı biriktirdiğim, arkadaş edindiğim bir yaz yaşadım. Bu sürede yaşadığım sıkıntılarda çatacak kimse aramadım, şirketimi suçlamadım, sabırlı olmayı öğrendim, çözümün benim elimde olduğunu keşfettim.

Veda…

Gözlerim yaşara yaşara uçağa bindiğimde hem ailemi, ülkemi özlemiş(yemekleri!!!) hem de ABD’den gitmek istemiyordum. Bu çelişkiler ile birlikte, bir sonraki yaz geleceğimi düşünüp kendimi teselli ederek ülkeme döndüm… Her şey rüya gibiydi, yaşadığım sıkıntıları bile özlüyorum şu an. Zaman zaman açıp fotoğraflarıma bakmak, TV’de Obama’yı görünce Beyaz Saray’ın yollarını hatırlamak, Amerika’da sürekli dinleyip şu an hatırlayamadığınız bir şarkıyı bulmaya çalışmak, düş kurmak, hatta balayını Amerika’da yapamyı istemek bu işin cabası…

Bu yazıyı neden okuduğunuzu tahmin edebiliyorum, çünkü bu yazıları aynı siteden ben de okudum; ne kadar memnun kaldığımı ve hikayemi merak ediyorsunuz. Amerika’yı keşfetmek kadar kendinizi keşfetmeye de açıksanız bu programı tercih edin. Üniversitede okurken karşınıza çıkabilecek en güzel fırsat! Bu yazıyı okuyorsunuz doğru şirkette olduğunuzu da bilin. Amerika zaten yeterince maceralı yaşayacaksınız, güçsüz ve tecrübesiz firma seçerek Maceraya Türkiye’den başlamayın derim. Amerika’da sponsorunun adını , danışmanının iletişim bilgilerini bilmeyen bir çok öğrenci vardı.

Danışmanım Hakan Bey’e ve danışmanımdan daha çok danışmanlık yapan Metin Bey’e geçirdiğim harika yaz için teşekkür ederim. O tempoda bize nasıl vakit vakit ayırıyorlardı hala anlayamıyorum. Gerçekten başvuru aşaması da programın kendi kadar dolu dolu ve neşeliydi. Armada’ya danışmadan Amerika’ya gitmeyin, gittiğinizde farkı anlayacaksınız 🙂

Şeyma Özdemir

Gazi Üniversitesi


IMG_20150924_171022

Herkese merhaba,

Öncelikle Armada Grandee ye ve danismanim Fulya Kerman a cok tesekkur ederim.Cunku ben bu programa tek basima kaydolmustum.bu yuzden fazlasiyla endiseli,sabirsizdim ve her an bir sorun bir problem cikacak diye düşünuyordum.programa ilk kayit oldugumdan itibaren fulya hanim gercekten tum sabriyla yanimda oldu ve benim gerekli gereksiz butun sorularimi gece gunduz farketmeden cevap verip,bana hayallerime giden yolda emin adimlarla ilerlememi sagladigi icin kendisine cok sey borcluyum.
Ben dil ogrencisi oldugum icin Amerika ya gitmek benim de en buyuk hayalimdi.Boylece bu programa basvurdum ve hayatimda verdigim en dogru karardi.universite dolayisiyla iki yildir ailemden uzakta sehir disinda yasiyordum fakat bu uc ay bana resmen 13 yillik tecrube kazandirdi.Bir kere kendi paranizi kazaniyorsunuz ve bir sorunla karsilastiginizda bununla kendiniz baş etmek durumundasiniz.yani ben Amerika ya ucarak gittim ama ayaklarim yere basa basa da geri döndüm.
Karar vermekte zorlanan arkadaslar,arkaniza bile bakmadan gidin derim.cunku armada grandee her kosulda zaten sizin yaninizda olacaktir.
Simdiden herkese iyi şanslar.

Bahar Bozkaya


SADIK EKIN OZBAY

Merhaba Arkadaşlar,

 

Sene başında internetten şirket arayarak başladığım bu maceraya, yaz sonundaki şu Google aramalarıyla bitirdim.

 

-Amerikada’da kaçak kalmanın püf noktaları nelerdir?

-Amerika’da kaçak kalmak yasal mıdır?

-Amerika’da kaçak kalmak caiz midir?

 

Amerika’ya gitmeden önce en çetrefilli kısım vize almak oldu. Saat 10:30’daki randevum için saat 4’te kalktığımı hatırlıyorum, trafik olur diye. Saat 4’te neyin trafiği olacaksa… Yenibosna’dan İstinye’deki Konsolosluğa 1 saate yakın sürede gittikten sonra 5:30 saati nasıl öldürdüğümü hatırlamıyorum 😀 . Uçağa bindiğinde ve orada seni nelerin beklediğini düşündükçe tatlı bir heyecan kaplıyor içini. Benim gibi Türkiye’de hiç çalışmamış ilk defa Amerika’da çalışacak olan insanlar için heyecanın tatlı kısmını atmak yerinde olur. 😀 Chicago’ya indiğimde beni Couchsurfing’den tanıştığım bir insan karşılayıp evinde 1 gün misafir etti.(Gelmeyecek diye de korkmadım değil :D) Bu arada Couchsurfing ve Airbnb sitelerini kullanmanızı öneririm. Amerika’daki yaşamınız boyunca hayat kurtarıcı olabiliyorlar. 16 saatlik otobüs yolculuğunun ardından çalışacağım şehre varınca kimse karşılamadı beni.(Patronumun karşılamaya geleceğini düşünmedim değil.) Şehir turundan sonra sonunda iş verenimin ofisini buldum. Ha bu arada gideceğiniz yerin iklimine göre kıyafet alın gerçekten. Kanada sınırındaki şehre, yaz sonuçta sıcak olur diye gittim. Bir taraflarım dondu… Hayatımdaki çoğu ilki orada yaşadım. İlk kez çalıştım, ilk kez sabahladım (2 Zenci ilk birlikte sabahladım. Değerli iş arkadaşlarım kalp kalp), ilk kez alkol kullandığım için ceza aldım, ilk kez mahkemeye çıktım, ilk kez yat kullandım, ilk kez skydving yaptım… Liste böyle uzayıp gidiyor. Sizinde hayatınızda bir sürü ilki yaşacağınız Amerika macerasında iyi eğlenceler diliyorum. E-mail adresimi yazıyorum. Sorunuz olursa mesaj atabilirsiniz. 😀

Sadık Ekin Özbay

İstanbul Teknik Üniversitesi

 

sadik_ekin@hotmail.com


 

 

 

BURCU AKSOY

Yıllarca Work And Travel’ a gitmek istedim fakat ne yazık ki üniversitemin son senesinde bu fırsatı yakalamış oldum. Bu maceraya yalnız atıldım. Başta korkmadım değil,çok korktum. Geldiğim de ilk haftalar herkes gibi çok sıkıntı da çektim. Ama şimdi arkama dönüp bakıyorum da bir sürü insan kazanmışım, kendimi geliştirmişim yeni kültürler yeni insanlar tanımışım, en önemlisi kendi ayaklarım üzerinde durmayı te Amerikada öğrenmişim 🙂 Gitmek isteyen arkadaşlarıma küçük bir tavsiyede bulunmak istiyorum çok büyük beklentilere girmeyin her şeye hazırlıklı olun ufak tefek sorunlar olabiliyor ama üstesinden gelmek için her zaman pozitif yaklaşmanız gerekiyor. Kendi paranızı kazanmaya başlayınca kendi paranızla alışveriş yapınca da hiç bir sorun falan kalmıyor ortada o ayrı :)) Hala Amerikadayım ve iyice alışmaya başladım bazen ne kadar ülkemi özlesem de buradan nasıl döneceğimi düşünüyorum.. Anlatmakla bitiremeyeceğim bir yaz geçirdim ve bunun için Armada Grandeye ve özellikle danışmanım İpek Hanım’a çok teşekkür ediyorum,eğer fırsatınız varsa mutlaka katılmanızı tavsiye ediyorum, Myrtle Beach’e gelecek olan arkadaşlarıma da sonuna kadar yardımcı olurum 🙂

Burcu Aksoy


 

Burcu Yılmaz Wat2016

Amerika…

Bu benim hayalim, maceram, bir o kadar da endişem ve korkumdu. Şimdiye kadar hiç yurtdışına çıkmamış biri olarak tek başına Amerika’ya gitmek için adım atacaktım. Tabii ki korkularım vardı, tektim; ne yapacağım, nasıl olacak, nasıl baş edeceğim… Bunları düşünürken bir de baktım vize kabul kâğıdım elimde. O heyecanla şirkete gittim ve danışmanım Mevlüt Beyin her zamanki güler yüzüyle meraklı bakışını hatırlıyorum. “Aldım,” dedim, “gidiyorum!”

 

En çok hayal ettiğim, istediğim güzel zamanlara gelmiştim, “Acaba ne götürsem? Şunu Yanıma alsam mı, yok yok oradan alırım hem hatıra olur,” dediğim zamanlar…

 

Finallerimin bitmesiyle uçağa binmem bir oldu. Yolculuğumda birçok olumsuzluklarla karşılaştım. O zaman dedim, “İşte başlıyoruz!” Uçağımı kaçırdım, diğer aktarmamda valizimi kaybettiler. Ama sağ salim indim Bozeman’a. Tatlı mı tatlı işverenim karşıladı beni. Kalacağım yere bıraktı. 4-5 gün tek kaldım, tek gittim, tek gezdim. Dilini, kültürünü tam bilmediğim bir yerde tek başımaydım. Ama sanırım bu macerada biraz fazla şanslıydım. Dünyalar iyisi işverenim, dünyalar tatlısı “supervisor”um ve bol bahşişli işim… 🙂 Mevlüt Bey’e asla “housekeeper”lık istemiyorum dediğimi ve sonrasında, “Evet o işi istiyorum,” dediğimi hatırlıyorum. Asla Batı tarafını istemiyorum deyip, o taraflarda nasıl gezebilirim diye sorduğumu da hatırlıyorum. “ASLA” demeyin çünkü ben asla yapmam dediğim şeyleri yapabildiğimi gördüm. :))

 

İngilizcenizin nasıl istemsizce geliştiğini görmek en büyük hazzınız ve güveniniz olacak. İyi ki de Bozeman’a gelmişim diyorum. Aslında buraya ” Heidi’nin memleketi!” diyorum çünkü o kadar tatlı, o kadar huzurlu… “Supervisor”umun her zaman söylediği şey, “Burası Amerika evet; ama burası Bozeman!” Bu kadar iyiliği ve yardımseverliği göreceğimi hiç düşünmemiştim.

 

Fazlasıyla zorluk çeksem de tüm güzel anılar bunu örtüyor. Yaşadığım zorlukları ve kazandığım tecrübeleri hayatım boyunca unutamam. Yeni dostluklarınız, Amerika da hatıranız, yaşadıklarınız hep sizin artınız olacak. Yanınızda kimse olmadan tek basına her şeyin üstesinden gelmeyi, ayakta durmayı, her zorluğu tek basına atlatmayı, kısacası her şeyin bir çaresini olduğunu göreceksiniz. Bu kısa ama bir o kadar da uzun yolculuk size bunu öğretecek.

 

“İYİ Kİ…” Hayatımda kendime yaptığım en büyük iyikim “Work and Travel” diyebilirim. İyi ki tek geldim, iyi ki bu kadar zorluğun tek basıma üstesinden geldim, iyi ki Armada Grandee gibi güçlü bir şirketle geldim ve iyi ki Mevlüt Bey gibi desteğini, yardımını ve güler yüzünü esirgemeyen bir danışmana sahip oldum. Bu masalımda yanımda olduğunuz için çok teşekkür ederim… :)))

Burcu YILMAZ

Türk Hava Kurumu Üniversitesi


 

 

 

 

GULSEN AKDAG FOTOGRAF

Amerika hayalinizi gerçekleştirmek için neyi bekliyorsunuz.. Aslında aklınızda bir sürü soru işaretinin olması gayet normal tıpkı geçen sene bana olduğu gibi. Bu programı gerçekleştirmek için karar verdiğim zaman aklımda bir sürü sorular sıralanmaya başlamıştı. Nasıl yapicam, nasıl gidicem, vize mülakatini nasıl gerçekleştiricem gibi daha binlerce sorular.. Zaten bu serüvene katılmaya tam anlamıyla karar verdiğiniz zaman herşey sırasıyla gerçekleşiyor tıpkı benim vize mülakatıni geçip amerikaya gelmek için hazırlıklara başladığım gibi. Herşey tamamlandı ve 4 haziran günü tam anlamıyla amerika serüvenime adım attım. Aktarmalı yolculuk sonucu sonunda amerikaydim bu gerçkten çok heyecanlı ve bir o kadar da gurur verici bir durumdu çünkü her insanın yapabileceği bir şey değil bu öyle tek başına kalkıp 7saat fark bulunan bir ülkeye gelmek 🙂 JFK havaalanına vardıktan sonra sıra çalışacağım otele gitmekti. Aktarmalar sonucu çalışacağım yere vardım. İlk müdürümle tanıştım sonra şefimle tanıştım ve böyle harika  insanlardı fakat şefim daha da müthiş bir insandı . Beni kalacağım yere getirdi herşey hakkında bilgi verdi müthiş bir şekilde ilgilendi benimle fazla mutlu ediciydi, şefimle işim bittikten sonra kaldım tek başıma ben neredeyim, burada ne işim var, ben eve dönmek istiyorum, kalamam ben burada, neden geldim gibi daha birçok düşünceler.. Tabi arkanızda armada grandee gibi bir firma ve özelliklede ipek abla gibi bir danışmanınız varsa hiçbir konuda tereddüt etmemelisiniz. İlk geldiğim zaman ipek ablaya dönmek istiyorum maili atıp beni çok iyi bir şekilde teselli etmeseydi buraya gelmeden önce beni nelerin beklediğini azda olsa zorlanacağımi dönmek isteyeceğimi alışma evresinin olacağını söylemese belki de tüm bu güzellikleri yaşamadan dönecektim tabi birde aile desteği ve tesellisi de çok etkili oldu benim için 🙂 Demem o ki ilk başta gerçekten zorlanıyor insan alışma evresi sorun olabiliyor ama inanın insan herşeye alıştığı gibi bunada alışıyor ve şuan Türkiye ye hiç dönmek istemiyorum 🙂 Umarım katılmaya tam anlamıyla karar vermiş kişilerinde çok güzel bir work and travel macerası olur 🙂
Bu yazdıklarım dan tatmin olmayanlar için benimle direk iletişime geçip her türlü kafanızdaki soru işaretlerini gidermeye çalışabilirim 🙂

Gülşen Akdağ

Bülent Ecevit Üniversitesi


 

 

image1

Work and Travel hayatınızda mutlaka yaşamanız gereken bir deneyim, tabii eğer yeterince cesaretiniz varsa… 🙂 Baştan söyleyeyim birçok zorlukla karşı karşıya kalacaksınız, sinirleriniz bir hayli bozulacak, sevdiklerinizi çok özleyeceksiniz, iş yerinize, kalacağınız yere adapte olmak kolay olmayacak; özellikle de ilk hafta… Hatta “Ben neden buraya geldim ki dönmek istiyorum bile diyebilirsiniz!” (Ben demiştim!) Fakat zaman geçtikçe sorunları tek başınıza çözebildiğinizi, ortama uyum sağlayabildiğinizi görmek sizin özgüveninizi artıracak. Ayrıca yeni kültürleri tanımak, dünyanın birçok yerinden arkadaş edinmek, İngilizcenizin gelişmesi, para kazanarak kendi ayaklarınızın üzerinde durmanız ve bu parayla dünyanın en güzel şehirlerinden bazılarını gezmeniz de cabası olacak! 🙂 Yazınızı boş geçirmektense torunlarınıza dahi anlatabileceğiniz anılar edinmek için harika bir fırsat! Yazın sonunda birçok anınızla birlikte iyi ki böyle bir maceraya atılmışım diyeceksiniz. 🙂


 

 

 

page65

Merhaba arkadaşlar,

Ben Cengiz Yamakoğlu ve şu anda size bu satırları Amerika’dan yazıyorum. New Jersey-Cape May’de bulundum. İş kısmı bitti ve tatil dönemindeyim, asıl eğlenceli kısımda… Daha ilk baştan size şunu söyleyebilirim ki her zaman hayatınızın tadını çıkarın. Buraya tek başıma gelirken hep içimde; “Yalnız baş etmekte zorlanır mıyım?” sorusuyla boğuşuyordum. Oyle boyle derken geldim, resmen sok olmustum,arkadasimla gelmemistim ve bir an once nasil kaniksayabilirim buradaki hayati diye dusunuyordum. Zaman gectikce arkadasliklar, is ortami ve ufak ufak gezmenin verdigi mutlulukla motive olup bunu yapabileceginize inanacaksiniz. Belki is yorucu olacak belki sorunlar yasayacaksiniz ama cevrenizdeki arkadas ortami ve eglenceli bir seruven bunlarin hepsini size unutturacagina inaniyorum. Yeni insanlar yeni kulturler ve her zaman da Amerika tecrubesine alisacaksiniz. Son zamanlarda ise duygusalliklar basliyor; evinizi, yemeginizi ya da anilarinizi paylastiginiz insanlardan ayrildikca uzulmustum. O curcunali gunleri ozlemiyor degilim de. Dil konusunda da gelisme sarf edeceksiniz korkmayin ve kendinize guvenin, Amerikalilar sicakkanli insanlardir ve sohbet etmeyi de severler. Yine de unutmayin ki bu bir dil programi ya da sadece Amerika’ya gelme programi degil. Is suresinde calisip her acidan kendinize artilar kazandirmaniz gerekir. Yabanci arkadasliklar ile farki goreceksiniz. Hep olumlu tarafindan bakin ve anin keyfini cikarin. Bir kere genc olacaksiniz ve imkaniniz varsa bu macerayi kacirmayin. Is doneminde is(ama gercekten is yani. O sure zarfinda isvereniniz sizi ciddi ve istenilen sekilde calismasi icin kabul ettigini de hatirlatirim) gezme zamaninda ise eglence ve tadini cikarma. Bazı zorluklar ya da sorunlar olabilir, daha gelmeden bunları goze almalisiniz ki sonrasinda buna deger bir zaman gecirebilesiniz. Burdan ayrildiktan sonra dunyanin dort bir yaninda arkadaslariniz olacak ve onlarla yeniden gorusmeyi bile planlayacaksiniz. Cogu ulkede gidecek bir kapiniz olacak ki bu da guzel bir durum :)) Acikcasi ben simdiden buraya tekrar gelmenin dusuncesi icerisindeyim. Is donemi sonrasini hayal edin ve dusunun gece arkadasinizla Manhattan manzarasinda yemek yiyorsunuz, gece Times’in eglencesine eslik edip gokyuzunden orayi ayaklarinizin altina seren bir buyulu manzaradan bu filme dahil oluyorsunuz. Sehrin her sokagi ayri guzel ve gezerken bile “Ya Cengiz Amerika’dasin ve bu gercek” diyip inanmakta zorlaniyordum. Bir sure sonra “Bak su filmin su sahnesi burda cekilmisti, surda cok guzel bir kafe ya da gitmeye deger mekanlar var” diye arkadaslara tavsiyeler veriyordum.  Boston’i Niagara’yi ve tabiki de kucuk Manhattan olan Chicago’u gorun. Chicago’ya hayran kaldim harika bir yer. En sonunda da Miami/Orlando’da (deniz-kum-gunesin memleketi) en iyi sekilde tatil yapin. Bati’ya gitmedigim icin bir yorum yapamiyorum fakat o yakada da harika yerlerin oldugunu sizler de biliyorsunuz. Yepyeni maceralarla karsilasacaksiniz ve denemekten, kesfetmekten asla kacinmayin. Bunca heyecani kisaca boyle yaziya dokebildim. Gelin yasayin ve harika bir zaman gecirin. Her acidan artilarla ulkeye doneceksiniz ;)))

 

Nural Cengiz Yamakoğlu

Selçuk Üniversitesi


 

 

page5

TEXAS

Lone Star State!

“I am from Texas.”

 

Hayatımın en güzel dönemi ve harika arkadaşlıklar kurduğum eyalettir Texas. Şöyle geldiğim günü hatırlıyorum da Houston’da Kolombiyalı bir arkadaşım beni almış ve Galveston’da University Apartments’a kadar bırakmıştı. Her şey dün gibi, vakit nasıl bu kadar hızlı geçti anlamadım, yaşadığım bin bir tecrübe, geçirdiğimiz maceralar ve sonsuza kadar kalacak birbirinden güzel anılar, arkadaşlıklar…

 

Birleşik Devletler diye boşuna dememişler, Amerikalısından Avrupalısına, Asyalısından, Latin Amerikalısına kadar her yerden arkadaşım var şu anda, herkesin kesinlikle tecrübe etmesi gereken bir program Work and Travel. Amerika’ya ayak bastıktan sonra her şeyin ne kadar büyük ve geniş olduğunu hissedeceksiniz; özellikle de Texas’ta! Polislerin olaylara nasıl anında müdahale ettiğini Hollywood filmlerinin gerçeğini bizzat göreceksiniz, nereye giderseniz gidin sizi tanımadığı halde  selam veren halinizi hatırınızı soran filmlerden fırlama insanları gördükçe Amerika rüyasını tam anlamıyla yaşayacaksınız.

Hayatınıza, kendinize birçok anlamda katkıda bulunacaksınız, Amerika’ya gelmek hakkında hala içinizde bir şüphe varsa her şeyi bir kenara atın ve gelin; yıkın tabularınızı ve ölmeden önce Amerika’yı görün, burada her şeyi yazmam mümkün değil; “Anlatılmaz, yaşanır.” diye boşuna dememişler.

 

Teksasta bir bara girdiğinizde, “This place is protected with gun, We don’t call 911!” yazısını gördüğünüzde daha bir farklı hissedeceksiniz; Texas ruhunu yaşayacaksınız, Cowboyları ve Cowgirlleri Dallas filmlerinde değil gerçek hayatta göreceksiniz. “God bless America and Texas!” diyenler çıkacak her yerde, kendinizi bir eyalette değil de başka bir ülkedeymiş sanacaksınız.

 

Birbirinden güzel anılar, arkadaşlıklar, hiçbir zaman unutmayacağım her zaman zihnimde canlanacak 4 aylık rüya gibi bir dönem geçirdim Texas’ta, umarım sizlerde biran önce buraya gelip yaşadığım güzelliklere ortak olursunuz, herkese saygılar, sevgiler…

 

Dont mess with TEXAS!

 


page4

 

Olmaz olmaz deme! Olmaz olmaz! Herkes nasıl geldi Amerika’ya, programa katıldı bilemem, ama benim gelmem bayağı sıkıntılı oldu; ama oldu. Bir gün, “Ya ben bir Amerika’ya gideyim,” dedim sanki hep gidip geliyormuş gibi ki Türkiye’de de üç beş şehir haricinde pek bulunmadım. Neyse, bana bir aracı lazımdı bu iş için; o da Armada Grandee oldu. Başta Mevlüt abi olmak üzere tüm ekip gayet iş çıkardı. Şu an Ocean City/Maryland’deyim ve müthiş bir işverenle tanıştım. Bu kısım önemli, çünkü bunu Mevlüt ağabeye borçluyum. Uzatmayayım ilk gün gelir gelmez Türkiye’de iletişime geçtiğim bir arkadaşımın birkaç gün için bulduğu eve yerleştim sabaha karşı ve birkaç saat sonra uyandırıldım. “Bugün bu evi terk etmemiz lazım,” dediler. “Daha yeni… (geldik)” “Evimiz yok kalk!” dedi arkadaşım. Neyse ki bulduk aynı gün evi. Yine Mevlüt abi hatta telefonda.

Birkaç gün sadece makarna yedik başımıza ne geleceğini bilmiyoruz, paranı doğru harcamak önemli. Buradaki hayata gelince her şey muazzam; gündüz okyanus kumsal akşam iş, kazanç… Birkaç günde bir parti falan verilir buralarda, arkadaş edinirsin uluslararası olanlarından. Gezi kısmına gelince şu ana kadar (08.27.15), Boston, Baltimore, New York, Cambridge gibi yerlere küçük geziler yaptık. İş bitiminde Washington, Philadelphia, Atlantic City yani doğu Amerika’ya gideceğiz. Batı için henüz zaman var diye düşünüyorum daha. Benden size küçük bir tavsiye; kararınızı verin, iyilerle çalışın ki kazanan siz olun. Amerika yazmakla anlatmakla bitmez, Başta Mevlüt abi olmak üzere tüm herkese teşekkürler…

 

Özcan Çuval

Niğde Üniversitesi


 

 

 

SELIN BEYAZ

Aynı lisede aynı sınıfta okuyan 8 senelik 4 arkadaş olarak çıktık biz Work and Travel yoluna. Başlarda fikir arkadaşlarımdan geldi. Ben, “Olmaz, yapamam, gidemem dedikçe,” “Yaparsın,” diyerek cesaretlendirdiler beni. Ve şirketlerle görüşmeye başladık.  Birkaç şirket gezdikten sonra önceden de aldığımız duyumlara göre Armada Grandee’yi seçmeye karar verdik, iyi ki de öyle yapmışız. Bize en baştan kolay bir yol olmayacağı bu yolu zorluklarla kabul etmemiz gerektiği söylendi ve nitekim de öyle oldu. Bizi cesaretlendiren arkadaşım bazı sebeplerden ötürü gelemedi.  Kaldık 3 kişi. Ardından iş fuarı günü geldi çattı. İşi almayı beklerken arkadaşlarımın almasına rağmen işi alamadığım söylendi ve benim için umutsuzluk başladı.  Ben gidemeyeceğimi düşünmeye başladım ve bunu da aileme söyledim. Daha sonra ben pes etmeme rağmen danışmanım pes etmedi ve bana arkadaşlarıma en yakın yerde işimi ayarladı. Vardır bir hayır dedim ve kabul ettim işi.  Gitme günü yaklaştıkça korkular  başladı benim için; arkadaşlarıma yakın olsam da sonuçta ayrı yerde kalacaktım ve aramızda 2,5 saatlik bir mesafe olacaktı.  Uçaklarımızda son aktarmayı arkadaşlarımdan ayrı yaptım. Amerika’ya gelmeden konaklama ayarlamıştım ve ev sahibi bana taksi gönderecekti. Her zaman bu kadar kolay olmuyor tabii ki. 🙂 Uçaktan indiğimde dünya başıma yıkıldı,  ne gelen vardı, ne giden beni almaya. İyice paniklemiştim, bir süre bekledim. Neden sürekli bu işe kalkıştığımı kendi kendime sordum. Sonra güvenlik görevlisine gittim. Daha ilk amerikaya inmisim aklim allak bullak. Neredeyse havaalanindaki panikle oturup aglayacaktim. Sonra adama derdimi anlatmaya calistim o panikle anlasamadik tabiki:)) guvenlik bana google translate acti ve o sekilde anlastik ilk sefer:))) daha önceden ev sahibinden taksinin numarasini da almistim yani beni eve goturecek kisinin. Guvenlige numarayı verdim ve aradi taksiyi ve beni unuttuklari ortaya cikti. Neyseki hemen gelip aldilar.  Ne yazik ki Beni unutmuslar   🙂   yani arkadaslar bu programi dusunuyorsaniz  hic durmayin katilin derim . Her turlu zorlukla tek basiniza ugrasmayi gercekten ogreniyorsunuz. suan aradan 2 bucuk ay geçti ve iyki gelmisim iyiki o anlari yasamisim diyorum.  Romanyali kazak bulgar v.s. gbi milletlerden  bu program bittikten sonra gorusmeye devam edecegim arkadaslar edindim. Butun zorluklar endiseler korkular yerini artık bende deneyime bıraktı.  Kendime guvenim geldi.  Edindigim arkadaslarla ingilizcem de gayet gelişti. Bircok milletten arkadaslar olarak bir masaya oturup sohbet ettiginizde Bir müddet sonra olaylar zaten temel fıkralarina donmekte hic merk etmeyin. 🙂 aradan 2 bucuk ay gecti ve travel vakti geldi çattı.  En heyecanli vakitlerdeyiz suan bizler. Birlikte geldigim arkadaslarimla kocaman bir travel planı yaptık ve 1 hafta sonra travel a basliyoruz. Bahamalardan  las vegasa ordan new york a her yeri gezecegiz . Eger work and travel hakkinda şüpheleriniz varsa Ikinci kere bile dusunmeyin. Ister amaciniz arkadas edinme ister gezme ister para kazanma olsun . Her sey bu programda mevcut. Size sadece hayal etmek düşüyor.  Hayal edin ve bu programla gercek olsun. Inanin gelirken nekadar zorsa burdan ayrilirken de okadar zor. Simdiden arkadaşlar ne yapılır da tekrar gelinebilir amerikaya diye kara kara dusunmeye basladilar bile-son sinif ogrencileri olarak-:) Simdiden iyi sanslar

 

Selin BEYAZ
İstanbul Üniversitesi


 

 

SENA ALTUNTAS
“The best summer in my life” Konunun özeti bu aslında. Konunun başına dönecek olursak; bir gün oturup geleceğimle ilgili plan yaparken bu yaz work and travel yapmalıyım dedim kendi kendime( verdiğim en doğru kararlardan biri oldu). Hemen internetten araştırmalara başladım, aynı şuan bu satırları okuyan arkadaşlar gibi gidenlerin neler dediğine baktım. Olumlu olumsuz bir çok yorum vardı. Ama ben düşündüm ki eğer bu macera dolu yolculuğa çıkacaksam herşeyi göze almalıyım. Sonra da düştüm Amerika yollarına. Iyi ki iyi ki iyi ki düşmüşüm bu yollara.

Ben New Hampshire eyaletinin Jackson şehrinde Nordic Village adlı bir otelde housekeeper’lık yapıyorum. Ayrıca başka bir otelde de mutfakta çalışıyorum. Bu zamana kadar annesi tarafından nazlanmış, doğru dürüst temizlik yapmayan, bulaşık yıkamayı sevmeyen biri için (ki o ben oluyorum) bu işlerde çalışmak kulağa oldukça kötü gelebilir. Ama şuan işlerimi de iş arkadaşlarımı da ortamımı da o kadar seviyorum ki; keşke yazı başa sarsak da ben gece gündüz bulaşık yıkayıp housekeeping yapsam diyorum J

Ben bu yazıyı yazarken, ne yazık ki işteki son haftam. Artık travel planları yapmaktayım. İnanıyorum ki travel kısmı da work gibi harika olacak. Gerçekten de hayatımın en güzel yazıydı ve bu program hayatıma çok şey kattı. Son olarak da bu yazımın mimarı Armada Grandee’ye teşekkür etmek istiyorum; her aşamada her koşulda yanımda oldukları için.

Sena Altuntaş

Marmara Üniversitesi

Endüstri Mühendisliği


 

 

page1

İlk başta “Acaba mı?” diye başladığım bu yolun sonunda “Keşke hiç buradan ayrılmasam.” diye düşünürken buldum kendimi. En güzel maceralarla, güzel dostluklar edinerek geçirdiğim bir yazdı. Bunun yanında çalışma hayatını eğlenerek öğrenme fırsatı bulduğum bir yazdı benim için. Asla aklımdan silinmeyecek, her zaman gülerek hatırlayabileceğim bir çok birikimim oldu. Kısacası hayatımın en güzel yazını geçirdim diyebilirim. Başlarda bu kadar eğlenebileceğimi tahmin etmemiştim. Bu güzel programa katılmamı sağlayan başta Armada Grandee Ankara ofisinden Metin abiye, her ne kadar görmesemde her zaman desteğiyle yanımızda olduğu için, Fulya ablaya ve Alican abiye de bütün isteklerimi yerine getirdikleri için, ayrıca bize danışmandan çok abi, abla oldukları için de çok teşekkür ederim.

Can Esmercan

 


ovec

Merhabalar Arkadaşlar,

 

Ben İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Çağatay Övez,

 

Öncelikle yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim, umarım sizlere yardımcı olabilirim. Bugün Amerika’dan Türkiye’ye gelişimin 3.günü ve hala etkisinden kurtulamadım. Gerçekten çok güzel bir yaz geçirdim. Hayatımda bu kadar güzel bir yaz geçirdiğimi hatırlamıyorum. Yaşamış olduğum bu yaz beni adeta kendime getirdi. Bu yüzden sizlerin de huzurunda bu yazı bu kadar güzel geçirmeme yardımcı olan Armada Grandee’ye çok teşekkür ediyorum.

 

Armada Grandee’ye ilk gelişimi anlatmak istiyorum. Benim çocukluğumdan beri yurtdışına çıkmak gibi bir hayalim vardı. Bu hayalimi gerçekleştirmenin artık zamanının geldiğini düşündüm ve bir gün birkaç arkadaşımın ve özellikle de babamın gazlamasıyla birkaç şirketle görüşmeye gitmeye karar verdim. Birçok şirketle görüştüm ancak Armada Grandee’nin sıcak karşılaması gerçekten beni çok etkiledi ve o gün artık kesinlikle Amerika’ya gitmeye karar verdim ve hemen kayıt işlemlerine başladık. Evet, hayalimi gerçekleştirmek artık çok yakındı. Vize işlemlerini, uçak biletlerini falan her şey tamamladık. North Carolina Charlotte şehri için her şey hazırdı. Artık sadece 8 Haziran gününü beklemeye başladım. Günler bir türlü geçmiyordu, askerde şafak sayar gibi her gün gün sayıyordum. O gün geldi, beni karşıladılar ve kalacağım yere yerleştim. O günden beri Türkiye’ye dönmeyi hiç düşünmedim ama maalesef bitti. Çalışma dönemimiz bittikten sonra “travel” için 4 arkadaş yola çıktık. İnsan mutlu olur dimi? Yoook, hepimiz kızlı erkekli ağlamaya başladık. Evet, sabahtan akşama kadar pestilimiz çıkıyordu ama inanın hiçbir zaman şikâyet etmedim, o günleri hiç bir zaman unutamayacağım. Umarım sizler daha güzellerine sahip olabilirsiniz.

Gelelim benim sizlere söylemek istediklerime! Eğer Amerika’ya gitme fikri aklınızdan bir an bile geçtiyse hiç durmayın! Ben bu konuda çok kararsızdım, çünkü buradan çıkıp hiç bilmediğim bir ülkeye, bir kıtaya gitmek istiyordum fakat kötü bir deneyim yaşayıp o kadar paranın boşa gidebileceği fikri beni korkutuyordu. Sizlere tavsiyem bir an bile bunu düşünmeyin ve yapın! Çünkü Amerika siz asansörde kaldınız diye 3 tane itfaiyeyi 5 dakika içerisinde gönderen bir ülke, insana verdikler, değer en üst seviyede. Oysa Türkiye’de ne kadar basit değil mi(!) anahtarla aç kurtar. Umarım sizlere az da olsa yardımcı olabilmişimdir. Aklınıza takılan her soru için sosyal medyadan ya da cagatayovez@gmail.com’dan bana ulaşabilirsiniz. Sizlere güzel bir yaz diliyorum kalın sağlıcakla.

 

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi

Çağatay Övez


 

 

 

 

 

page3

Hayatımda geçirdiğim en güzel yazdı, bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Belki tek başına, belki arkadaşınızla geldiniz fark etmez. Burada yaşama dair her şeyi görebiliyor, öğrenebiliyorsunuz. İş hayatına atılmadan önce küçük bir iş deneyimi, İngilizcenizi pratik anlamda geliştirmek için bir fırsat veya yeni yerler görme şansını bu programla yakalıyorsunuz. Hepsini ve daha fazlasını bulabileceğiniz bu programa şiddetle katılmanızı öneriyorum. Ben New York’ta cankurtaran olarak çalıştım. Küçük bir bir sıkıntımız bile olsa “Anyway, we are in NY! ” diyerek mükemmel bir yaz geçirmeye devam ediyorduk. Çalışırken kazandığınız parayı Amerika’yı gezerken harcamak paha biçilmez oluyor. Bu programı bana mükemmel kılan Armada Grandee ekibine teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Emre Çancıoğlu

Katip Çelebi Üniversitesi,İzmir


 

onur

Birçoğumuzun hayali aslında Work and Travel… Ve programa katılanlardan birisi de bendim. Üniversiteyi kazandım ,ilk sene bitti ve ben gideceğim dedim ve gittim. Tabi bu konuda teşekkürlerim Armada Grandee’ ye. Benim ile çok iyi ilgilendiler ve tam istedigim bir iş buldular., Benim için programımı bu kadar güzel ve eğlenceli kılan en önemli etken çalıştığım yerin muhteşem olmasıydı. Ohio eyalatinde Sandusky şehirinde bulunan eğlence parkı Cedar Point’te Lifegurad olarak çalıştım. Düşünün ki dünyanın en büyük eğlence parkındasınız, en iyi Roller Costerlar ‘dan 130 metre yükseğe 200 km/saat hızla fırlatanlardan tutun da baş aşağı dünyayı size gösterenlere, muhteşem su kaydıraklarına kadar ve daha niceleri…Üstelik herkesin bu deneyimi yaşamak için dolarlar döktüğü eğlenceyi ücretsiz olarak yaşayabiliyorsunuz. E dedim ya dünyanın en büyüğü diye. Sizin gibi 2000 tane çalışan international öğrenci var. Eğlence isteyenler için yani tam olarak benim için harika bir yerdi. Haftanın 3 günü işten sonra gece partidesiniz. Her seferinde bambaşka ülkeden birileriyle tanışıyorsunuz. Polonya, Rusya, Çek, Honk Hong, İspanya,Romanya, Ekvador… ve elbette Amerikalı. Bu dozda bir hayatı 3 ay yaşadım. sonra iş bitti eğlence bitti mi? Kesinlikle hayır. Ben düşünmüyorum ki kimse Work and Travel programını benim gibi kullandı. Doğuda çalışıp batıyı gezdim. California hayalim vardi. Bütün California’yı 16 günde arabayla 4 arkadaş gezdik. San Diago’dan San Francisco’ya baştan sona tüm California. Las Vegas’ta pokerde kaybettiğiz parayı arabada uyuyarak eşitlemeye çalıştık. Her günüm ayrı bir aksiyondu… Neyse bende anı çok, buraya sığmayacak kadar  Size sadece şunu söyleyeyim hiçbir şey imkansız değil. Ben tek başıma gittim. Şu an arkamda sağlam bir arkadaş grubum var hemde neredeyse her kıtadan. Çok düşünmeyin, emin olun hayatınıza ayrı bir yön katacak. Dil konusunda mı endişelisiniz giderken orta derece bir ingilizcem vardı. Şuan mümkün olduğunca altyazısız İngilizce film izliyorum. Eğer varsa bir Amerika hayaliniz ; Don’t be late 

MEHMET ONUR AYBAR
Yildiz Teknik Universitesi
Elektrik ve Eloktronik Muhendisligi


 

art1

Hayatınızın en önemli kararlarından birini verecek olan arkadaşlara merhaba 🙂
Korku ve kaygılarınızın olması çok normal, bunları hafifletmek ve sizi cesaretlendirmekte bizlere kaldı sanırım.

Öncelikle her şeyin kötü gideceği fikrini kafanızdan atın. “Herşey güzel olacak”
Zorluk çekeceksiniz, bazı şeyleri beğenmeyeceksiniz, fakat sihirli bir el tutacak elinizden her defasında. Farklı açıdan bakmanızı sağlayacak Amerika hayatınıza.
Hayallerinizi yaşamayı öğreneceksiniz. Yeni dostluklar edinip, yeni yasamınızın tadını çıkarın.

Biraz da orada yaşadıklarımdam bahsedeyim;

New york’un Lake George kasabasına ayak bastığımda karmaşık duygulara sahiptim. Mutlulukla kaygının karışımı. 1 hafta gectiğinde kaygının azaldığını mutlulukla özgüvenin kaldığını hissettim. Daha sonraları ev sahibi gibi hareket etmeye başladık artık arkadaşlarla. Yemeğimizi yaptık, arabamızı aldık, çalışma koşullarına alıştık iyice. İşte bundan sonra başlıyor keyif, iyi ki gelmişim diyorsun. Dikkat etmeniz gereken işinizi, kalcağınız otelinizi, orada kalacağınız tarihleri iyi seçmek gerisi çok az zorlayıcı fakat güzel 🙂

Bu fotoğrafıda Boston’da çekmiştim.
Sizinde güzel anılar biriktirmeniz dileğiyle. Sağlıcakla kalın 🙂

Lake George, NY (2014)

NURİ ARSLANOĞLU

CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ

E-mail: nuri.arslanoglu@gmail.com


gizemsen

Hayallerini Amerika’yla süsleyenler;

Bende geçen seneye kadar sadece hayallerimi süslemekle yetiniyordum. Kendimde Amerika’ya gitme cesaretini buldum soluğu Armada Grandee’de aldım. Hayallerim çoktan yenmişti korkularımı, vizemi aldıktan on gün sonra da kendimi NY sokaklarında buldum. Kayboldum, polis departmanlarında sabahladım, ailemle iletişime geçemedim ama kendimdim, özgürdüm ve hayalini kurduğum şeyi yapmak için üç aylık bir maceranın başındaydım. Korku ve heyecan dolu başlangıç üç ayın sonunda yerini çoktan güzel dostluklara, farklı eyaletler farklı şehirler görmenin mutluluğuna bıraktı. Kendi ayaklarımın üzerinde durmayı, kendi paramı kazanmayı öğrendim ve dilediğimce o parayı harcama mutluluğunu yaşadım. Armada Grandee, sevgili danışmanım Fulya hanım, baldan tatlı bir işverenim ve mükemmel çalışma arkadaşlarım sayesinde cebimde dolu dolu anılarla döndüm Türkiye’ye. Şimdi yıllarca dilinizden düşürmeyeceğiniz Amerika rüyasını yaşama sırası sizde! Hayatın farklı renklerini görüp farklı lezzetlerini tadacağınız Amerika macerası için sorularınızı bekliyorum 🙂

 

Gizem Şen

İzmir Ekonomi Üniversitesi / Halkla İlişkiler ve Reklamcılık

20gizemsen@gmail.com


 

pelin

Asla hayatinizda ‘asla’ demeyin! Asla housekeeping yapmam diyen ben Amerika’da 3 ay gercekten cok severek housekeeperlik yaptim. En yakin arkadasimla Maine eyaletinin Old Orchard Beach kasabasinda hem ride operator hem de housekeeper olarak calistim.

Gitmeden önce cok endişelerim vardı.. Nasıl olacak? Nerede kalacağız? Bizi biri karsılayacak mı ? vs.. Uçaktan indiğinizden itibaren tüm sorular yerini How to survive in Usa? sorusuna bırakıyor. Tabi ki bol calisarak 🙂 Work and travelin guzel yanlarindan biri de istediginiz kadar calismaniz, off gunlerinizi arttirip bol gezmeniz ya da off gunsuz calisarak yuklu bir paycheck almaniz. Biz hem bol calistik hem de bol gezdik. New York sokaklarinda bos bos gezmenin, Boston’da duck turlara katilmanin, okyanusta yuzmenin, Amerikan partilerine katilmanin zevkini siz de yasamalisiniz. Work and travel; ingilizcemin daha da ilerlemesine cok faydali oldu. Evimizi 2 rus arkadasimizla paylastik ve boylelikle hem onlarin kulturunu tanimis olduk hem de Rusca kelimeler ogrendik.

Amerikalilarla calismak , biz ogrenciler icin is hayatina atilmadan onceki en guzel is deneyimi olmali cunku onlardan is hakkinda ogrenebileceginiz cok sey var. Her zaman kuralli ve dakik olmayi, sorunlara cozum odakli yaklasmayi, isinizi cok sevmeyi ogretiyor Amerikalilar. Her iki patronumun egosuzca cogu calisanla ayni isleri yapmasi dahi bizim ve onlarin arasindaki farki gosteriyordur.

Armada Grandee’ye ozellikle İzmir subesindeki Alican Bey ve Fulya Hanim’a cok cok tesekkur ederiz. Her an yanimizda olup bize yardimci oldular bu yuzden sirketimi ictenlikle oneririm.

Work and travel her anlamiyla dolu dolu bir program. İmkaniniz varsa mutlaka katilmanizi oneririm.

Sorulariniz varsa yanitlamayi cok isterim.

PELİN İZANCI – İzmir Ekonomi Üniversitesi 

pelinizanci@hotmail.com


 

BUSE BICAKCI-FOTO

 

Amerikan kültürü ve edebiyati okumus biri olarak work and travel sayesinde derslerde öğretilen Amerika’nin tersine bir dunya ile tanistim! En yakın arkadaşımla Maine eyalatinde 3 ay yaşadım ve gündüzleri housekeeping, akşamları ise ride operatorlük yaptık. Günde neredeyse 13 saat çalıştık ama asla yorulmadık! Çalışmanızın karşılığını bol dolarla alınca işe daha fazla saat gitmek istiyorsunuz!Amerika’da yollarda daima gulumseyip selam veren insanlarla,yardıma ihtiyacım oldugunda duraksamadan koşanlarla, kadercilik yerine çözüm odaklı yaşayan insanlarla tanıştım. İzmir gibi gelişmiş bir şehirde yaşamama rağmen medeniyetin çok gerisinde kaldıgımızı gördüm. Work and travel; Amerika’da bu kadar uzun süre kalmak için en uygun yönlü bir program, üstelik üstüne yaptığınız masrafı da kazanabilirsiniz.! Kesinlikle ölmeden once yapilacaklar listenizde olmali!

 

Bizim başımıza gelebilecek her turlu aksilik geldi. Paris’te uçağımızı kaçırdık ve bir gece havaalanında uyuduk. Maine’e vardıgımızda evimizin olmadığını öğrendik çünkü ev sahibimiz evi başkalarına kiralamış. Ama 10 dakika sonra biz kendimize oradan daha guzel bir ev bulabildik çünkü Amerika’da asla çözümsüz sorun yok!  Ev sahibimiz ‘ Amerikan annemiz’ dünya tatlısı bir kadındı; bizi kendi kızından ayırmadı daima bizimle ilgilendi, ekmeğimize kadar alıp eve getiriyordu 🙂 Oteldeki patronumuz patron gibi değil bize bir  anne bir arkadaş gibi davrandı. Türkiye’ye dönerken bizim için veda partisi düzenlemişlerdi, Amerikalilar partiye bayilir!  Dünyanın bir ucunda ana diliniz dışında bir dille, aileniz, akrabalarınız, arkadaslarınız, komşularınız olmadan 3 ay üstelik iş hayatıyla dolu ! İş odaklı bakarsak ilk iş deneyimimde Amerikalılarla çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum; dakik olmayı, her zaman kontrollü ve planlı olmayı, disiplinli çalışmayı ve ‘Business is businness’ demeyi en önemlisi egosuz olmayı öğrendim!  Çünkü her iki işteki patronum da bizimle aynı staff tişörtleri giyip aynı işleri yapıyorlardı! Work and travel sayesinde Amerika daki çeşitlilik ile tanıştım ülkeme döndüğümde insanlara daha pozitif ve ayrımsız davranmaya başladım cunku Amerika herkesin eşit olduğunu size sürekli hatırlatıyor!

Work and travel ve Amerika uzerine yazilacak cok sey var .  Aklinizda hic suphe olmadan mutlaka gitmenizi tavsiye ederim ama iyi bir sirket secerek gitmelisiniz. Armada Grandee farkini orada Ciee’nin aylik size yolladigi formlarla ve her saat arayabileceginiz hattiyla anliyorsunuz. Izmir subesinde Fulya hanim ve Alican bey bize gitmeden once cok yardimci oldular, oradayken bile e-maillestik. Guleryuzlu ve sevecen calisanlari ve yaptiklari icin Armada Grandee’ye cok tesekkur ederim:)

 

Sormak istediginiz sorular varsa cekinmeden e-mail atin cunku ben gitmeden once cok endiseliydim ve aklimda bir suru soru vardi. Çogu deneyimli watci bana yardimci oldu ben de yeni gideceklere yardimci olmayi cok isterim 🙂

BUSE BIÇAKÇI – Dokuz Eylül Üniversitesi

busebicakci@hotmail.com.tr


 

ercancelen

Hayatımda daha önce uçağa bile binmemiş biri olarak Amerika serüveninin heyecanı daha İstanbul’da Amerika’ya gitmeden birkaç hafta önce başladı. Uçağa binmeden 2 gün öncesi bile ne yapacağım, nasıl gideceğim, uçak nasıl bir şey diye düşünürken kendimi bir anda Amerika’da sokaklarında gezinirken buldum. İngilizce seviyemin verdiği rahatsızlık hissi de cabası. Sora sora Bağdat misali kalacağımız yere kadar gittik. Kalacağım yer, çalışacağım yer, yeni insanlar, çok ilginç kültürler ki Jamaikalı arkadaşların kültürleri beni şaşırtmadı değil. Böyle bir ilginç kültür yok. Gerçekten orada olmaya çok alışmış olmalıyım ki Türkiye’ye indikten sonra çok farklı hissettim. Neredeyse tüm günleri çalışarak geçmiş biri olarak orada ki bu tempoya ayak uydurmaya başarmıştım. Hatta bir ara her gün pizza yemekten başka bir şey yemez oldum. Ta ki bünyem bu saçmalığı reddedene kadar. Çalışma hayatı bitti travel derken 1 haftalık gezinti ve sonrası 3 ay tamamlanmış geri dönmüştüm. Ama alabileceğim istediğim her şeyi Amerika’dan aldım. İngilizcemde hatırı sayılır bir gelişme var. Dünya’nın neresine gidersem gideyim yalnız kalmama sebep olmayacak dünyanın dört bir tarafında yaşayan bir sürü arkadaşım var artık. Allah nasip ederse bir kere daha gitmeyi düşünüyorum. Her insan tavsiye edebileceğim bir deneyim oldu benim için ve bu fırsatı yakaladığım için çok mutluyum, her aşamada yanımda olan şirketim Armada Grandee’ye çok teşekkür ederim.

 

Ercan Çelen
Karabük Üniversitesi


 

 

ilknurk1

Bir” Amerikan Kültürü ve Edebiyatı” öğrencisi olarak üniversiteye başladığım ilk yıldan itibaren Amerika’ya gitmenin bir yolunu arayıp durmuştum. Üçüncü sınıfa gelene kadar her sene bir problem çıktı ve üçüncü sınıfın başında kendi kendime  “2014 Yılında mutlaka gitmeliyim.” dedim. Deli gibi WAT şirketi ararken tesadüfen Armada Grandee ile tanıştım. Program konusunda kararsız ve huzursuzdum. Aklımda birçok soru işareti vardı, çünkü ilk kez yurt dışına çıkacaktım. İlk görüşmeden sonra dışarı çıktığımda ben artık 2014 yazı için Amerika’ya gitmeye hazırlanan müstakbel bir WAT öğrencisiydim. Bu satırları yazarken şimdi düşünüyorum da uzun, yorucu ama masal gibi bir yolculuktu…

Evime döndüğümde özellikle ruhsal anlamda ne kadar değişip büyüdüğümü gördüm. Bu yolculuk bireysel ve mantıksal anlamda farklı tatlar yaşayıp hayata farklı gözle bakmamı sağladı. Bu yola ilk adım attığımda amacım İngilizcemi istediğim yönde geliştirmekti, ama orada yaşadığım zorluklar ve kazandığım tecrübeler amaçlarımı katladı. Dünyanın dört bir yanından arkadaşlarım oldu ve bu insanlar bana çok şey kattılar. Yaşadığınız onca zorluğa ve yanınızda kimse olmamasına rağmen yaşamanın, ayakta durmanın bir çaresini buluyorsunuz, çünkü bu yolculuk size bunu öğretiyor. Bunu yaşamamı sağlayan ve bu süre içinde yanımda olan Armada Grandee’ye, Metin Abi’ye, Hakan Abi’ye, aileme, Montana’da iken beni bir an olsun yalnız bırakmayan Türkiye’deki arkadaşlarıma, Bozeman meleği Lisa’ya ve yolculuğum sırasında tanıştığım arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.  Yıllarca unutamayacağım güzel bir deneyimdi… : )”

İlknur Konukaldı
Hacettepe Üniversitesi

 

selen2

Amerika…

Benim maceram; uzun ve çetrefilli oldu…İlk Amerika’ya gitme girişimim 2013 yazı içindi. Şirketten sadece bilgi almaktı baştaki amacım. Zaman geçtikçe bir baktım ki vizeye girme aşamasına gelmişim bile.Vize görüşmesine ilk girişimde çok heyecanlıydım. “Acaba hangi soruları soracaklar, konuşabilecek miyim, çok gergin durur muyum, ya red cevabı alırsam napıcam…” Aklımda binbir türlü soruyla ve ihtimalle gittim vize görüşmesine. Peki sonuç ne?Kocaman ve net bir RED cevabı… Büyük bir hayal kırıklığı… Şirkete gittim Metin abinin gözleri parlıyo merakla cevabı bekliyo ama malesef… Ama pes etmek yok elbette İkinci kez tekrar denemek lazım deyip bu sefer İstanbul konsoluğuna yolculuk… Gitmeden çıkabilecek sorulara hazırlık, cevaplardaki kelimelere kadar özenle seçme işlemi…İstanbul konsolosluk maceram çok ayrı çünkü konsoluktan çıktığımda ne red ne onay almıştım, cevap yok! İlginç… Danışmanımın da başına gelen bir olay değil. Bana verdikleri cevap sadece ‘biz size cevabı bildiricez’. Görüşmemden bir ay sonra ise bana kargoyla red cevabı geldi yine… Zaten artık her şey için çok geçti ve o sene ben Amerikaya gidemedim.

 

Geldik bu seneye 2014 yazına… Bu sene yine bir hevesle tekrar başvurdum programa. Ama artık kararlıydım gideceğim Amerika’ya. Gitmem lazımdı o kadar uğraştan ve hevesten sonra… Yine aynı aşamalar, aynı heyecanlar önce belgeleri ayarladım sonra iş fuarına İstanbul’a gittim. İşimi aldım ki bu sefer istediğim işi aldım. Her şey çok güzel istediğim gibi gidiyor şanslıyım derken ilk vize görüşmesi geldi çattı.  “Korkulu rüyam … ” Vize görüşmesine girdim bu sefer kendimi çok hazır hissediyorum tamam kesin alıcam artık derken yine koskoca bir RED cevabıyla karşı karşıya kaldım. İngilizce tamam, not ortalaması tamam, cevaplar tutarlı… ama olmadı nedenszice…Görüşmeden çıktıktan sonra artık ben pes etmiştim. Bir daha girmeyi kesinlikle düşünmüyordum. Fakat ailem ve arkadaşlarım son bir kez daha denemem konusunda ısrarcı oldular ve ben son ve 4. kez tekrar vize görüşmesindeydim. Bu sefer çok rahattım, gereğinden fazlasıyla. Görüşme sırası bana geldiğinde çok umutsuzdum. Nasılsa alamayacağım düşücnesiyle biraz da kaygısızdım. Konuşma gayet iyi başladı. Ama neden red aldığım üzerinde biraz fazla durdu. Konuşma uzayınca ben kesin red aldım gözüyle bakmıştım zaten. Ardından kağıdı çıkardı ben nasılsa red kağıdı diye bakma ihtiyacı duymadım ilk uzattığında. Sonra elime aldığımda kağıdı baktımki vizem onaylanmış. Bir de demiz  “sana bugüne kadar neden red vermişiz anlayamadım” O anki şaşkınlığımı anlatamam… Çok mutluydum o kadar uğraştan o kadar zamandan sonra Amerika’ya gidiyordum…

Gitmeme bir ay kala vizemi aldım ve hazırlıklara başladım. Bütün hazırlıklar bitti valizler hazırlandı ve ben Amerika yolundayım. Çok ilginç bir histi benim için. Amerika’ya indiğimde hala inanamıyordum. İlk başta hr şey çok garip gelmişti. İnsanların tavırları, herkesin ingilizce konuşması, benim sürekli ingilizce konuşmak zorunda olmam… Çalışacağım yer bir eğlence parkıydı Cedar Point. Kalacağım yere gittim yerleştim. 2 gün oryantasyon eğitiminden sonra da işe başladım. Başlarda zorlandım çünkü ingilizce anlamakta zorlanıyordum aynı şekilde konuşmakta da… İşi öğrenmem gerekiyordu. Ortama alışmam gerekiyordu. Ama ilk haftadan sonra her şeye alışmıştım bile. Grupta boyumun kısalığından dolayı ‘little turkey’ olarak tanınıyordum. Çok güzel arkadaşlıklar kurmuştum. Aradan bir buçuk ay geçtikten sonra artık daha da samimi bir ortam oluştu. Şakalar, beraber dışarıya çıkmalar, grupça eğlenmeler… Çok şanslı olduğumu düşünüyorum arkadaşlarım konusunda. Çok güzel arkadaşlıklar kazandım. Amerikalı arkadaşlarım dışında uluslararası da birçok arkadaş edindim. Herkes o kadar sıcakkanlıydı ki her gün mutlaka yeni insanlarla tanışmak, yeni kültürler tanımak, çevre edinmek çok güzel bir duyguydu.

3 aylık bir çalışma sürecinden sonra artık travel kısmı gelmişti. 3 haftalık bir travel programı beni beklemekteydi. Sonunda beklenen kısım… Birçok eyaleti gezme hem batı hem de doğuya gitme planım vardı. Ama maddi durum buna pek müsade etmedi. Sadece doğu turu yapabildim. Aralarından en çok beğendim Tennessee ve New york oldu. Oralarda da birçok insanla tanıştım Meksika, Moldova, Çin daha neler neler… Bu program için kültür değişim programı derler ya gerçekten çok doğru… Birçok kültür tanıdığımı, kendimi ve ingilizcemi geliştirdiğimi ve en önemlisi de fazlasıyla özgüven kazandığımı düşünüyorum. Her öğrencinin mutlaka yaşaması gereken bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Ve ne olursa olsun pes etmemelerini, kararlı olmalarını öneriyorum.Bana güvenlerini hiç kaybetmeyen  Armada Grandee ailesine özellikle de Metin abiye çok teşekkür ediyorum. Bu konuda çok şanslıydım. Şimdi artık Türkiye’deyim. Fakat Amerika için yine farklı planlarım var. Şimdi sıra sizde, umarım birgün buradan sizin yazılarınızı da okuyabiliriz…

 

Selen Ergin

Hacettepe Üniversitesi


 

begumayucel

Work and Travel benim bir anda karar verdiğim bir şeydi aslında. Hayatımda hiç çalışmamış, ailemden hiç o kadar uzak kalmamıştım.Başlarda kayıt olmak dışında hiçbir şeyle uğraşmamıştım, hep bir rahatlık:) Son dönem gerilmeye başladım. Ne yapacağım, nasıl olacak, yapabilecek miyim? Ben biraz şanslıydım sanırım, gitmeden her şey hazırdı, kalacağım yer, karşılamam, GSM hattım. Gidince ne bir kültür şoku ne bir uyum süreci hiçbir olumsuzluk yaşamadım.Eve gittim, “merhaba ben Begüm, çok yorgunum” dedim uyudum:)). Ev arkadaşlarım, iş arkadaşlarım her şey, herkes gayet iyiydi .Zaman oldu çok yoruldum, çok çalıştım hiç dinlenemedim, hayatı ciddi anlamda diğer pencereden gördüm. Zaman oldu çok gezdim, çok eğlendim. Yıllarca hayalini kurduğum yerlerde bulundum. Çok güzel, hiç unutmayacağım insanlar tanıdım. Atlas Okyanusunda yüzdüm!

Şimdi Türkiye’deyim, dün döndüm. Sürekli bir dokunsalar ağlayacak hal,  sürekli bir “orada şuan saat bu modu”, sürekli bir “Miami Beach’te New York City’de” geçen klipleri izleme durumu:) Ve çok şey öğrenmişim mesela; çalışan iş yapan insanlara karşı. daha dikkatli, daha düşünceli bir insan olmuşum. Biliyorum çünkü çalışmak zor 🙂 çok ama çok güzel anılar biriktirmişim. Hayatımda ilk defa kendi paramı kazanmanın gururunu yaşıyorum. İngilizcemin ulaştığı noktaya kendim bile inanamıyorum:) En önemlisi de ne kadar sabırlı ve azimli olduğumun farkındayım artık. Tek sorun, bu kış bu kadar özleyerek, gelecek yazı bekleyerek nasıl geçicek gerçekten hiç bilmiyorum.  Amerika’ya gitmeden, oradayken, her zaman, her ihtiyacım olduğunda yanımda olan bana çok yardımları dokunan danışmanım Metin Abi’me de çok teşekkür ediyorum, bu bir bilinsin! 🙂 Armada Grandee’nin farkını ziyadesiyle yaşadım… Diyeceğim o ki; gidin, görün, yaşayın, öğrenin arkadaşlar.Çok şey katacaktır hayatınıza…

Altun Begüm Yücel
Hacettepe Üniversitesi


Merhaba Arkadaşlar!

love1

3 ay dolu dolu yaşadığım  Amerika maceramı sayfalarca yazarak sizleri sıkmak istemiyorum sadece söylemek istediğim bazı temel şeyler var. İlk günlerde yaşayacağınız ben neredeyim nereye geldim şokunu 1 haftaya kadar atlatıp işin yoğunluğuna kaptıracaksınız kendinizi sakın dert etmeyin vazgeçmeyin! Orada yaşadığınız her bir gün, her sıkıntı Türkiye’ye döndüğünüzde anlatmaya doyamayacağınız hikayeleriniz olacak. Her şeyden önemlisi tek başınıza birçok işi başarabileceğinizi göreceksiniz ve kendinize olan güveniniz kat be kat artacak. Bütün bunların yanı sıra Amerika’da birçok kültürle karşılaşacaksınız, onları tanıyın! Şimdiden gidecek olan herkese iyi şanslar iyi eğlenceler diliyorum! Böyle fırsatlar herkesin eline kolay kolay geçmiyor Türkiye şartlarında tadını çıkarın!!

 Çağlayan Yoldaş Şan

 İzmir Ekonomi Üniversitesi/ Uluslararası İlişkiler ve AB


 

yigita1

 

Merhaba Macera Seven Dostlarım,

 

Eğer bu satırları okuyorsanız siz de Amerika macerasına atılmayı düşünüp içinde şüpheler olan, “nasıl yapacağım,neler olacak,beni neler bekliyor?” düşünceleriyle kendini paralayan takımın içindesiniz. Biliyorum çünkü bundan 5 ay önce ben de sizlerdendim. Ama Amerika’ya adımınızı attığınızda bu sorulardan eser kalmıyor.Hepsi geçmişte kalan sorulardan ibaret oluyor.

Amerika macerasına Utah’ın Moab şehrinde başladım. İşverenim ırkçılık yapan biriydi ve işimi değiştirmek zorunda kaldım. Zorlu bir süreç gibi gözüken fakat hiç de o kadar zor olmayan bir süreç yaşadım. Bu süreçte yanımda olan ve varlığını hiç eksik etmeyen Armada Grandee ailesine ve sponsorları CIEE’ye teşekkürlerimi sunarım. Hemen yeni bir iş buldular ve asıl macera o zaman başladı J

Amerika’da bir insanın başına neler gelebilir? Sorusuna cevap olarak verebileceğiniz her şey benim başıma geldi. Arabam yandı,kolum kızgın yağ ile yandı ve hastanelik oldum,New York’ta trafik cezası aldım, mahkemelik oldum.Tabi bunları söyleyerek gözünüzü korkutmak değil amacım. (Bunlara rağmen bir şekilde burada kalmanın yolunu aradım.) Arabanız yandığında ambulans,itfaiye,polis hepsi olay yerine geliyorlar ve durumu açıklamanız gerekiyor. Hastaneye gittiğinizde neler olduğunu doktora anlatmanız gerekiyor.Mahkemede ise her şeyi güzel bir şekilde görevlilere aktarmanız gerekiyor ama nasıl? Biliyorum çoğunuzun aklında “benim İngilizcem kötü ben nasıl yaparım?” sorusu geliyor.İnanın benim İngilizcem hepinizden kötüydü ama burada hakime durumu açıklayacak ve aklanacak kadar İngilizceye sahip olduğumu söyleyebilirim 🙂

İş kısmından bahsedecek olursam; Massachusetts’in Sandwich şehrinde, şehrin en lüks lokantasının mutfağında aşçı olarak çalıştım. Daha önce bıçak tutmasını bilmeyen ben, şimdi Amerikan specialleri ile müşterilere sunum yapıyorum.

Anlatmak istediğim şey bu program sayesinde kendinizde olan fakat fark edemediğiniz yeteneklerinizi ortaya çıkarıyorsunuz. Her güzel şeyin sonu var ve ben de bu sona doğru yaklaşıyorum. Travel kısmındayım ve bu satırları yazarken Miami Beach’te otelimin balkonunda Atlantic Ocean’a doğru kahvemi yudumluyorum.(Umarım siz de ileride bu cümleyi kurabilirsiniz)

Bana bu imkanları sunan başta aileme, sonra Armada Grandee ailesine sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Ve son olarak da  “Amerika da neymiş? Yemişim Hollywood’unuzu” diyorum  🙂

Aklınıza takılan tüm soruları yanıtlayabilirim.

YİĞİT AYCAN

CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ

yigitaycan@gmail.com


 

 

hande1

“Work and travel büyük zorluklarla başlanan fakat ilk haftaları atlattıktan sonra hayatım boyunca unatamayacağım anılarla dolu bir maceraydı benim için. Filmlerde gördüğümüz sahneleri bizzat yaşamak, koca bir şehirde kaybolup saatlerce yürümek zorunda kalmak,çalışırken hiç bitmeyecekmiş gibi gelen ama sona doğru ağlayarak ayrılmak da bu programa dahil :)Çok eğlenmek ve gezmek, yeni arkadaşlar edinmek, başka kültürlere tanık olmak işin sadece görünen kısmı; bence watın kazandırdığı en önemli şey tek başına neler başarabileceğini görüp kendine daha fazla güvenmek. Şimdi başa dönsem her şeye rağmen aynı şeyleri tekrar yaşamak isterdim! ”

Hande Büyüknisan

O.D.T.Ü.


 

CEM TOPCU

Merhaba Arkadaşlar!

 

Tabi ki de size şu an acısıyla, tatlısıyla geçen unutulmaz ”Amerikan Rüyamı” anlatmayacağım. Zaten Türkiye’ye döndüğüm zaman nasıl anlatacağım diye düşünmek beni şimdiden yoruyor 🙂 Öncelikle size şu tavsiyeyi vermek isterim. Eğer bu programa katılmak istiyorsanız; kimin ne söylediğini, ne düşündüğünü bir kenara bırakmalısınız. Çünkü Amerika’ya vardığınız zaman kimse yanınızda olmayacak! Cevaplamanız gereken soru, ‘siz kendinizi tanımak istiyor musunuz’ ? Kendinizi başka bir kültüre karşı onların dilinde ifade etmek ve kendi kazandığınız parayla alışveriş yapmak, Amerika’yı istediğiniz gibi gezmek nasıl anlatılır bilemedim.

 

Bu program sizin sosyal ingilizcenizi geliştirirken, size plan yapmayı ama bu planları yaparken özgür olabilmeyi, sorunlarla başa çıkabilmeyi, para kazanmanın, emeğin anlamını öğretecektir. Yeni insanlar unutulmaz arkadaşlıklar kazanacak, çocuklarınıza ve torunlarınıza anlatacağınız eşsiz anılarınız olacak. Geride bıraktıklarınızın kıymetini belki de size tekrardan hatırlatacaktır. Heyecanınızın yerini korkunuz almadığı zaman kendiniz bile neler başardığınızı fark ettiğinizde inanamayacaksınız. Size kendinizi ”hissettirecek” bu  mükemmel kişisel gelişim programı sonunda ayaklarınız yere daha sağlam basacak. Buradan danışmanım İpek Hanım’ a, tüm Armada Grandee ailesine, aileme ve dünyanın dört bir yanındaki arkadaşlarıma bu eşsiz anılarım için teşekkür ediyorum.

 

Osman Cem Topçu

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

Malzeme Bilimi Ve Mühendisliği Bölümü


 

alper

Merhaba Ben Alper Erdem,

 

Selçuk Üniversitesinde Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunda okuyorum. Work and Travel programına katılmadan önce Cankurtaranlık yapmıştım. (Amerika’da yapacağım işe tecrübesiz gitmek istemedim)  ve iyi ki yapmışım. Armada Grandee’ye başvuru yaptığımda İngilizce seviyem neredeyse yoktu. İngilizcemi ilerletmem şartıyla kaydım alındı. Ekim ayında kursa giderek İngilizce öğrenmeye başladım. Tüm gücümle kendimi İngilizceye verdim. Danışmanım Metin abinin anlayışıyla Amerika maceramı başlattım. İlk iş görüşmem birlikte gideceğim arkadaşımın işe alınmaması nedeniyle olmadı çünkü ben de tek başıma hareket etmek istemedim. Bir sonraki iş görüşmem Skype üzerinden oldu. İşi aldık fakat o iş daha sonra yeni work and travel kuralları neticesinde iptal oldu. Başka şirkette kayıt olsam sanırım work and travel maceram başlamadan bitiyor diye kaygılanırdım fakat danışmanıma her zaman güvenim tam oldu. İşim ayarlandıktan sonra sıra vize almaya geldi. “Müthiş heyecanlı bir olay” Ekimden Mayısa kadar öğrendiğim İngilizceyle ilk seferde vizemi aldım. Heyecandan çantamı danışmanlık bürosunda unutmuştum. Vizeyi aldıktan sonra sizden mutlusu olmuyor emin olun…Yola tek başıma çıktım.

Chicago’ya indiğimde bildiğim her şeyi unuttum. Amerikalılar her soru sorumda ve sorunumda bana çok yardımcı oldular. Kaybolmadan hotelimi buldum. Amerika’da soru sormaktan çekinmeyin. Faydasını göreceksiniz. 3 ay wave lifeguardlık yaptım. Kazasız belasız bitirdim. Fastfood yemeden 3 ay  geçirdim. Her zaman kendi yemeğimi kendim yaptım. Hatta kek yapacak kadar ustalaştım J Kendi saçımı kesmeyi öğrendim, kendi bütçem ile seyahat planları yapmayı öğrendim, inanılmaz tecrübeler yaşayarak keşfetme fırsatı bulacaksınız . Şimdiden, 2015 yılında tekrar gitme planlarını yapmaya başladım. Çok güzel arkadaşlıklar edindim. İngilizcem kesinlikle ilerledi. Bunu da İstanbul’a indiğimde fark ettim… Çok çalıştım ve neticesinde iyi para kazandım, gezi seyahat ve alışveriş yaptım, o kadar kusursuz bir work and travel oldu. Çünkü beklentilerimi ayarlamamda yardımcı olan bir şirketim vardı. Danışmanım Metin abiye çok teşekkür ederim. Armada Grandee her zaman tavsiye edeceğim bir firma olacak..

Alper Erdem

Selçuk Üniversitesi


 

 

melda

Work and Travel’a ilk kez dört yıl önce üniversite 1. Sınıf öğrencisiyken katıldım ve takip eden her sene kendimi Amerika’da buldum. Şuan Amerika’da 4. yazım. Ayaklarımın üzerinde durmayı, zorluklarla başa çıkmayı, kendi paramı kazanıp, planlama yapmayı ve daha bir çok tecrübeyi bu program sayesinde öğrendim. Çok eğlendim ve unutlulmaz  birçok arkadaş edindim böylece sadece Amerika’nın kültürünü değil diğer ülkelerin kültürlerini de tanıma fırsatım oldu.Tanıştığınız her insanın size bir şeyler katabileceğini göreceksiniz. Ardı ardına yaptığınız halde, her seferinde bambaşka heyecanlar ve deneyimler elde edeceğiniz başka bir program yok sanırım.

 

Herkese hayatında bir kez olsun böyle güzel bir tecrübe yaşamayı kesinlikle tavsiye ediyorum! Work and Travel programında şirket seçimi gerçekten çok önemli. Bu sözleri 4 sene programa katılmış ve hala Amerika’da olan biri olarak söylüyorum.  Danışman şirketleri ve danışmanın bilgisizliği/ilgisizliği yüzünden mağdur olan onlarca öğrenciyle karşılaştım ve her seferinde ne kadar şanslı olduğumu düşündüm.  Ne kadar güvenilir bir şirket olduğunu 4 yıldır öğrencisi olmamdan anlayabilirsiniz. Danışmanım Metin Abime her yıl aynı şeyleri bıkmadan, usanmadan, sabırla ve hoşgörüyle anlattığı için, işlemlerimi eksiksiz ve hatasız yaparak harika yazlar geçirmemi sağladığı için minnettarım; emeği büyük hakkı ödenmez.
Melda Şimşek
Ankara Üniversitesi

 


kemal12

Work&Travel yıllarca hayalini kurduğum bir maceraydı benim için. Çok çeşitli araştırmalar yapmama rağmen hangi şirketle gideceğime karar verememiş ve vazgeçmek üzereyken Armada Grandee ile daha önce bu programa katılmış arkadaşlarımla konuştuktan sonra ilk işim direk şirketle konuşmak oldu. Yaklaşık 45 dakikalık telefon görüşmemden sonra tüm sorularıma yanıt aldım ve ikna oldum. Daha sonra da başvurumu yaptım. İş fuarlarını kaçırmıştım ve başvuru için biraz geç kalmıştım aslında. Turizm lisesi mezunu olduğum için ve üniversitede de turizm bölümünde okuduğum için kesinlikle otelde çalışmak istiyordum. Bu yüzden çok farklı işleri tercih etmedim. Daha sonra Boston’a yakın bir yerde Portland merkezli Old Orchard Beach’te istediğim işi bulabildim. Mülakatlar, vize görüşmesi derken heyecanla geçen günlerin ardından vakit gelmişti. Uçağa atladım ve tüm hayallerimin peşinden gittim. Yeni bir ülke, yeni arkadaşlar, yeni iş ortamı, yeni kültür… İlk başlarda alışmakta zorluk çeksem de sonradan ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Maintenance olarak çalıştığım ilk sene hayatım boyunca yaptığım en kolay ve en eğlenceli işti. Misafir odalarına bir şeyler götürmek, yeri geldiğinde bellboy gibi oda göstermek, odalara bavul götürmek, otelde çalışanlara yardım etmek işimin bir parçasıydı 🙂

 

Bu program bana dilimi geliştirmemde ve yurt dışında iş tecrübesi edinmem anlamında çok yardımcı oldu. İlk sene o kadar memnun ayrıldım ki bir sene sonra bir daha katıldım ve aynı yerde bir kez daha çalıştım. Bu sefer sabah laundry akşam maintenance olarak çalışıyordum. Bildiğim bir ortam, bildiğim insanlar ve tecrübeli bir WAT katılımcısı olarak, 2. sene inanılmaz güzellikteydi benim için. Hayatımın en iyi yaz dönemiydi. Farklı ülkelerden tanıştığım arkadaşlar ve aynı evde kaldığım hiç tanımadığım insanlar, 3-4 ay gibi bir sürede bir çok anımı paylaştığım, acımı, kederimi, mutluluğumu paylaştığım ve belki de bir daha göremeyeceğim bu arkadaşlar hayatımda çok mutlu anılarla hatırlayacağım kişiler oldular. ABD insanlarının sıcaklığı, yardımseverliği, farklı kültürler, yeni insanlar ve en önemlisi de ailenizden uzakta başka bir ülkede kendi başının çaresine bakabilme tecrübesi sizlere çok büyük özgüven kazandıracak. Ömrünüz boyunca unutamayacağınız anılara sahip olacağınız bu macera kesinlikle herkes tarafından tecrübe edilmesi gereken bir olay diye düşünüyorum.

 

WAT sürecinde en önemli nokta şirketiniz ve danışmanınız Armada Grandee ve danışmanları. Sizin istek ve hedeflerinizi karşılayabilecek düzeyde, size her türlü konuda yardımcı olabilecek nitelikteler. Armada Grandee bu program için en ideal şirket diyebilirim. Özellikle de ABD’ye diğer şirketler ile gelip konaklamada sorun yaşayan, işinden 2. gün kovulup, bir hafta iş arayıp, 10 gün sonunda evine dönen, haftalık çalışma saatlerinin çok altında çalışan arkadaşlarımı gördükten sonra.

 

Kemal Baştürk

Afyon Kocatepe Üniversitesi


 

 

dilay-atik

Amerika maceram aslında Armada’ya ilk başvurduğumda başlamıştı. O kadar heyecanlıydım ki sanırım ofise her geldiğim gün bunu yansıttım, yüzümün kızarıklığından, konuşamamamdan anlaşılmıştır 🙂 Asıl macera uçaktan ilk indiğimde başladı. O kadar çok wat öğrencisi vardı ki herkes birbirine olabildiğince yardımcı oldu ve sanırım work and travelin en güzel yanı da bir sürü insanla tanışmak, aynı heyecanı paylaşmak, başka başka kültürler öğrenmek. O gece eve gelirken bile belki de daha önce sadece filmlerde gördüğüm şeylere tanık oldum. O anlarda asıl Amerika’da olduğumu hissettim ve ailemden, asıl yaşadığım yerden kilometrelerce uzakta olduğumu düşününce o an hissettiğim cesareti hiç bir şeyde hissedemezdim, hissetmedim. Amerika’ya gelmek hayatımda aldığım en güzel kararlardan biriydi çünkü yepyeni yerler gördüm, yepyeni insanlar tanıdım, belki ikinciye gelsem yaşayamayacağım maceralar yaşadım, yapabileceğim şeylerin daha çok farkına vardım. Kayboldum, 21 yaş altı olduğum için bardan çıkarıldım :), güldüm, eğlendim, yoruldum, gezdim. Burdaki insanların ciddi anlamda ön yargısız olduğunu farkettim. Hiç unutamayacağım anılara sahip oldum ve herkese gülerek anlatabileceğim zamanlar geçirdim. Bazen çalışırken çok yoruldum, işe gitmek istemedim ama herşeyin sonunda heyecanımın da yorulmalarımın da herşeye değdini gördüm. Her ne kadar bazen, özellikle pazar-pazartesi günleri nefret ederek uyansam da burayı çok özleceğimi biliyorum. Buranın benim için ne kadar değerli olduğunu biliyorum ve başka yere gitsem bile burdaki o ilk heyecanı hiç bi yerde yaşayamicağımı biliyorum 🙂

 

Dilay Atik

Gazi Üniversitesi


murat

Selam arkadaşlar,
Suan bu yazımı Washington’dan yazıyorum. Öncelikle buna vesile olan danismanim Metin Bey’e dolayısıyla Armada Grandee’ye teşekkürlerimi sunmak istiyorum,. Bence bu çılgın projede korkusuzca ve kesinlikle hiç düşünmeden yerini al. Düşünürsen kaygıların ve telaşların seni vazgeçirebilir.  Amerika’ya gelince  hayatının en güzel yaz tatilini burada geçireceksin. Bazen sıkılmış, bazen yorgun, bazen de fakir olacaksın. Ama zaten işin zevki orda değil mi? 🙂 Her türlü deneyimi burada yaşayacaksın mesela araba tamir etmek gibi, zenci mahallesinde kalmak gibi(korkuyu ilkelerine kadar hissedeceksin:):) ).Müthiş dostluklar burada seni bekliyor.. Sende hiç düşünmeden bu projede yerini al.. Teşekkürler Armada Grandee.. .

 Murat Taşıyan

Gazi Üniversitesi


zaida2

 

 

Amerika’ya gitmek yakından görmek ve tanımak hep istemişimdir . Work and Travel programı bunun için paha biçilmez bir olanak, bunu bildiğimden, başvuru için hiç düşünmedim, ailemle de fazla konuşmadım bu durumu, sadece karar verdim ve Armada Grandee ile yani  danışmanım Metin Abi ile  irtibata geçtim. Her aşamada neyi nasıl ne zaman yapmam gerektiğini söylüyor ve aklımda hiç bir soru işareti kalmıyordu. Giresun’da okumama rağmen süreç çok sıkıntısız ve keyifli geçti. Hep iyi ki dediğim bir seçim yapmışım.

Amerika’da çok iyi vakit geçirdim yeni arkadaşlıklar edindim, Amerika yaşamının bir parçası oldum bu 3 ay boyunca çok farklı deneyimler yaşayıp çok  keyif  aldım ve bol bol   seyahat ettim, yeni yerleri gördüm. İyi ki bu programa dahil olmuşum ve bu tecrübeyi edinmişim. Size de tavsiye ederim kesinlikle hayatınızda yapmanız gereken bir şey, elbette sıkıntılı günler de oldu ama şimdi dönüp bakınca gülüp geçiyorum. Hepinize gönül rahatlığıyla programı ve Armada Grandee yi öneririm.

ZAIDA KHUTSISHVILI

Giresun Üniversitesi


cats2

 

Selam,

Biri Work and Travel mı dedi? Bir evin el bebek gül bebek yetiştirilmiş,tek kızı olarak nasıl izin aldığımı ve gitmeye cesaret ettiğimi hala bilemesem de söyleyebileceğim tek şey kocaman bir “İYİ Kİ..” Kararımı vermeden önce okuduğum olumsuz yorumlara ve özellikle de arkadaşlarımın -aslında sadece kıskançlıklarından söyledikleri -“Nasıl yapacaksın?! Çok zor..İnsanlar sürünüyor.” laflarına kulak vermemekle en doğrusunu yapmışım çünkü bu programın bana kattıklarını başka herhangi bir platformda kolay kolay edinemezdim.USA’ya mızmız küçük bir kız çocuğu olarak gitmişken,döndüğümde sorumluluklarının bilincinde olan bir yetişkindim.İnsanın hayatı tek başına farklı bir ülkede ve kültürde tartması ve devam ettirmesi inanılmaz bir deneyim.Üstelik planınızı ve paranızı doğru kontrol ettiğinizde gezip görebileceğiniz yerlerin sınırı yok..Şahsen New York’tan Los Angeles’a uzanan seyahat programımın tadı damağımda kaldı.”Keşke hiç bitmeseymiş,dönmeseymişim” diyorum.

Ve gene diyorum ki:Gidin,görün ve bu programdan mahrum kalmayın.Ama bunu yaparken arkanıza iyi bir sirketin desteğini alın! Çünkü biliyorum ki ilk iki haftalık uyum sürecinde danismanimin ve sirketimin desteği olmasa bugün bu kadar güzel cümleler kuramıyor olacaktım.Ayrıca danışmanımız Metin Abi, biz Türkiye’ye ayak basana dek de gölgesini arkamızdan eksik etmedi:))

Not:Erkek arkadaşla gitmek paha biçilemez.Tavsiye ederim:))

 

ROJEN NASIR

Bilkent Universitesi


 

cats3
Merhaba !

Work and Travel… Benim yıllarca istediğim fakat cesaret edemediğim bir olaydı. Vizeden geçebilir miyim diye başlayan riskleri olan bir program. Yasal olayları hallettikten sonra başlayan zorlu ama güzel bir macera. . .

Amerika’ ya ilk gittiğimde o uçaktan indiğim an ben dönüyorum geri demiştim, Turkiye’ ye dönerken ise uçağa binmek istememiştim. İlk başta kimseyi anlamıyordum çünkü çok farklı konuşma tarzları var ve yanlış anladığım için sıkıntılar yaşıyordum. Ama sonra o kadar sıkıntının üstene kendime olan özgüvenim tavan yaptı. Ben burada bu kadar şeyi yetersiz İngilizcem ile yaptımsa artık coğu şeyi de yaparım diyorum kendime. Ama eğlenceli yanları da var hem de fazlasıyla. Görmek istediğim şehirleri gördüm o şehirlerde kayboldum ama hep eğlendim. Farklı ırklarda, kültürlerde insanlarla tanıştım, onlardan çok şey öğrendim ve öğrettim. İngilizcem gelişir mi diyen arkadaşlar var biliyorum eğer sen aktif olup arkadaşlarınla konuşmaya calışırsanız gerçekten yararı oluyor fazlasıyla, çünkü oradaki insanlarda sana yardımcı oluyorlar öğretiyorlar . Haaa bide hep merak eden arkadaşlar var biliyorum evet deli gibi partiler oluyor ve sen istersen dozunda seviyende eğlenebiliyorsun. Ben hem günde 16 saat çalıştım hem partilere gittim. Hiç uyumadan çalıştım ama hep eğlendim hep gezdim 😀 Anlatacak çok maceram var ama ben genel olarak bahsetmek istedim 😀 Eğer fırsatınız varsa mutlaka gidin !

Deniz Zeynep Cerit

Osmangazi Üniversitesi


 

caats4

Merhaba,

Bu 3 buçuk ayımı size anlatacak ifadeleri tam anlamıyla seçemiyorum. Herkesin gerçekleşmesini istediği bir rüyası vardır. Ben kendimi tam anlamıyla rüyalarımın içinde buldum. Uykunun zaman kaybı olduğunu düşündüğüm anlarım dahi olmuştur. Gitmeden önce kimi zaman cesaret kaybı yaşadım, kaybettiğim cesaretimi bana danismanim  -Metin Bey -oğu zaman bir danışmandan daha ötesi oldu. Oraya gittiğimde aslında kaygılanacak hiçbir şey olmadığını gördüm. İnsanlar tahmin ettiğinizden daha güler yüzlü ve daha cana yakın. İngilizceniz iyi değilse de bunu hiç dert etmeyin, sizin gelişiminize fazlasıyla yardımcı olacaklardır. Ama giderken yaşayacağnız zorlukları da göze almalısınız. Çalışma şartları ağır gelebilir ama bunun da size tecrübe kazandıracağını unutmayın. Ama bana sorarsanız, ben  hiç zorlanmadım, 15 saat çalıştığım günlerim de oldu ve 15 saatin ardından hiç uyumadan bir sonraki gün işe gittiğimi de hatırlıyorum. Belki de benim gibi orada hiç yorulmadığınızı göreceksiniz.

 

Gidin, gezin ve görün ve bunu kendi paranızla yapın. Sanırım size tattıracağı en güzel duygulardan biri de bu olsa gerek. Bu üniversite hayatında size verilecek en büyük fırsat. Zaman kaybetmeyin çünkü birdaha gitmek isteyeceksiniz ve son sınıfsanız 2.bir şansınız olmayacak. Sadece biraz cesaret!!

 

Son olarak, Armada Grandee’ye hayallerime yürürken ellerimden tuttukları için teşekkür ediyorum…

 

Kübra Sakin

Selçuk Üniversitesi


 

 

cats5

Merhaba  Arkadaşlar,

Bu yazıyı yazmak benim için inanılmaz bir duygu. Çünkü daha bir kaç ay öncesine kadar aynı sizin gibi bende bilgisayar başında oturmuş yazılanları okuyordum. İki hafta bile olmadı  döneli ve aklım hala orada.  Çok net hatırlıyorum 30 Ocak tarihinde internette gezinmeye başladım ve şans eseri Armada Grandee’nin  sayfasını incelemeye başladım, yazılanları okudum. Sabah uyanır uyanmaz kalktım ve İzmir’deki ofisine gittim. Danışmanım bana ve aileme her şeyi açıkladıktan sonra hemen kayıt oldum. Bence üzerinde çok düşünülmesi gereken bir durum yok çünkü ne kadar düşünürseniz gözünüz o kadar korkar.

Work & Travel kesinlikle yaşanması gereken bir macera. Ben Amerika’ya yalnız gittim ve bundan asla korkmadım. Sadece içimde hep o tatlı heyecan vardı. İzmir – İstanbul – Amsterdam – Boston – Norfolk olarak dört aktarma yaptım. Hatta valizim Amsterdam’da kalmıştı. Tek giden birinin basına gelmemesi gereken her şey geldi basıma ama her şeyin üstesinden geliyorsunuz orada.

Ben Virginia’da Busch Gardens adlı eğlence parkında Ride Attendant  olarak çalıştım. Oyuncaklarım vardı ve onları çalıştırıyordum. Yurtta Çek kızlarla kalıyordum.  Sabah kalkıp ise gidiyordum. İste hep ingilizce konuşuyordum ve yurduma döndüğümde arkadaşlarla oturup muhabbet ediyorduk veya gezmeye gidiyorduk. Hayat o kadar inanılmazdı ki benim için orada… Bir günüm bile boş geçmemiştir. Bu yıl  tekrar Busch Gardens’a gitme planları yapıyorum.

Hayatımda yaşayabileceğim en güzel şeyleri yaşadım ve gördüm Amerika’da  ve bunlar hep sevgili danışmanım sayesinde. Ona buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum. Siz zaten Armada Grandee’yi seçtiyseniz doğru yerdesiniz demektir. Asla gözünüzde “nasıl giderim, nasıl yaparım” diye büyütmeyin. O kadar alışacaksınız ki oraya, Türkiye’ye dönmek istemeyeceksiniz ve benim gibi sulu gözlüyseniz hıçkıra hıçkıra ağlayacaksınız.

Cansu TİRYAKİOĞLU

Dokuz Eylül Üniversitesi

 


 

 

 

cats6

Merhaba,

Hayatımın en güzel 3 ayını yaşadım diyebilirim. Amerikada’ki arkadaşlarımı ve Wildwood’u bırakırken çok ağladım. Henüz adaptasyon sorunu çözebilmiş değilim.  2  gün önce oradaydım ve şu an Türkiye’de olmak çok garip geliyo. Bir parçam benimleyken, diğer parçam hala Wildwood’da. Seneye kesinlikle tekrar gitmek istiyorum şimdiden hayallerini kurmaya başladım. İngilizce geliştirme kısmını bir kenara bırakıyorum, hayatıma o kadar güzel şeyler kattı ki bu program keşke çok daha önce gitseymişim. Hayatımın her alanında kendimi geliştirme şansı buldum ve bir çok mükemmel insanla tanışma fırsatım oldu. Konakladığımız evin sahibi dünya tatlısı bir insan ve diğer Work and Travel öğrencileriyle kıyasladığınızda tabiri caizse villa sayılabilecek bir evde kaldık 🙂 Hayatımın en unutulmaz anlarını yaşadığım Justin Timberlake & Jay-Z konserine gittim ve bundan daha güzel bir şey olamazdı benim için. Travel kısmında Boston, New York ve Phililadelhia’ya gittim. Amerika’daki son iki haftamda ise, Wildwood’da tatil yaptım çünkü daha fazla travel için param kalmadı 😀 Work and Travel deneyimim boyunca yaşadıklarımı anlatmaya denesem inanın sayfalar surer ama kısacası harika bir yazdı.Her gün dinlemekten nefret ettiğim  “ WILDWOOD DAYS ” şarkısı bile bir an olsun aklımdan çıkmıyor kulaklarımda çınlıyor sanki. Herkesi, her şeyi şimdiden çok özledim. Sizlerle kısa da olsa paylaşmak istedim Work and Travel programının bana kazandırlıklarını. Bu programa katıldığım için çok mutluyum ve bütün arkadaşlarıma Work and Travel maceramı anlatıyorum; seneye inanın daha kalabalık arkadaş grubumla katılacağız.
Melek Yıldırım
Mütercim – Tercümanlık Bölümü

İstanbul Üniversitesi

 


 

cats7

Merhaba Arkadaşlar,

Henüz döneli daha 2 gün oldu ama ben Amerika’yı şimdiden çok özledim. Program sonunda Türkiye’ye dönmek istemiyorum diye ağlayan tek ben değilimdir sanırım 🙂 Yaşadıklarımı anlatsam günler sürer, hayatim da iyi ki yapmışım dediğim en güzel maceramdı. Amerika’ya giderken gözlerim doluyordu ve 3,5 ay çok uzun geliyordu kısacası korkuyordum 🙂 Hiç bir şey korktuğum gibi olmadı aksine herşey umduğumdan çok çok çoook daha güzel gitti. İnsan gittiği gün alışır mi, ya ben alıştım sanki yabancı bir yerde değil de evimde gibiydim, insanlar o kadar cana yakın ki kendinizi orada yabancı gibi değil de onlardan biri gibi hissediyorsunuz.  Çok şükür ki ben haddinden fazla şanslıydım. Gelecek yaz için gün saymaya başladım bile 🙂 gidecek olanlara tavsiyem Türk öğrencilerin çok değil az olduğu yerleri tercih edin yoksa kendinizi Türkiye de gibi hissedersiniz 🙂 Ben Montana’daydim bulunduğum yerde hiç Türk öğrenci yoktu bu sayede ingilizce konuşmaya mecbur kaldım ve bir çok yabancı insanla tanıştım. Ne onlar benden ayrılmak istedi ne de ben onlardan 🙁  Amerika anlat anlat bitmez yasamak lazım. Ayrıca benim gibi bir cadıyla bıkmadan usanmadan ilgilendiği için danışmanım Metin Bey’e teşekkür ediyorum ne yazık ki benden daha kurtulamadı.

İlkay Mesçigil

Erciyes Üniversitesi


cats8

Merhaba,

Nasıl başladım? Benim için Armada Grandee’ye gidip kayıt olmak zor değildi çünkü zaten Amerika’ya gitmek istediğimi her zaman biliyordum. Sadece Armada Grandee’ye gidip danışmanımla  tanışarak ilk adımı atmam gerekti.  Gideceğim yer Cedar Point olarak belirlendi , yaklaşık 9 aylık uzun bir evrak tamamlama sürecinden sonra zamanın nasıl geçtiğini anlamadan Amerika’ya gitme zamanım geldi çattı.

Amerika! Evet zaman geldi çattı, Amerika’ya vardım uzun bir uçak yolculuğunun ardından. Yalnızdım, gergindim, uzun bir tren yolculuğunun ardından gece yarısı gitmem gereken yere vardım. Yurduma girişimi yaptım. Oda arkadaşımın Amerikan olması dolayısıyla da birkaç gün İngilizce konuşma olayını kavrayamadım. Bazen cümle aralarında Türkçe kelimeler kullandım, Amerikalıların  tuhaf bakışlarına maruz kaldım yorgun olduğumda ya da uykudan yeni uyandığımda İngilizce anlayamama ve konuşamama durumumla dalga geçen arkadaşlar edindim daha sonra 3 gün sonra çalışmaya başlayınca, artık yavaştan İngilizce konuşma zorunluluğunu beynim kavramaya başladı. İlk günler çok gergindim, sweep olduğum için parkı en iyi bilen kişi olmak zorundaydım. Her gün milyonlarca soruya maruz kaldım müşterilerden. O nerede ,bu nerede, şu nerede… Gerginliğim daha da arttı… Yemek sorunu vardı ayrıca. İlk günler hiçbir şey yiyemedim aç dolaştım etrafta. Sonra yavaştan öğrenmeye başladım 3 öğün hamburger patates kızartması yemeyi… İlk haftadan sonra alıştım yavaş yavaş her şeye. İlk aydan sonra çalışmanın gerçekten zor olduğunu kavradım daha önce uzun süreli bir işte çalışmamış biri olarak. Yağmurun, güneş her türlü hava koşulunda çalışmak zorundaydık. Ama ona da alıştım arkadaş çevrem biraz geç oluşmaya başladı, 2-3 hafta sonra filan. Hiç arkadaşım olmayacak diye korkmaya başlamıştım tam da.

Sonuç: Çalışma kısmı çok zorlu geçti, çok sıkıldığım zaman oldu. Dayanamayacağımı hissettiğim zamanlar oldu özellikle sonlara doğru. Ama hiçbir zaman dönmeyi düşünmedim, çünkü bu tarz şeyleri göze alarak gittim. Amerika’da hayat dediğiniz şey güllük gülistanlık olmayacak, bunu göze almanız gerek. Ama bunun yanında çok değerli, eğlenceli, hiçbir zaman unutamayacağınız deneyimleriniz de olacak. Şu an elimde neler var? Bir ton yabancı arkadaş, benim seneye tekrar Cedar Point’e gitme planları yapmamı sağlayan muhteşem bir park, tekrar görmek istediğim, kendileriyle yaklaşık 3 ayımı geçirdiğim, en güzel anlarımı paylaştığım birkaç değerli Amerikalı arkadaşım, ve bu sene tekrar başını ağrıtmaktan çekinmeyeceğim danışmanım … Her genç Work and Travel deneyimini yaşamalı

Work and travel 2013 benim için -Muhteşem bir 21. Doğumgünü partisi, -işim yüzünden yürüme konusundaki limitlerimi öğrenmek, roller coasterlar sayesinde bütün korkularımı yenmek ve onlara bağımlı olmak, – bütün yaz boyunca İngilizce derdimi anlatmaya çalışmak, daha sonra bundan zevk almaya başlamak, -5 tanesi başta olmak üzere bir çok Amerikan tatlı mı tatlı arkadaşlar edinmek, – Malezya’da gökyüzünde ay belirli bir duruma gelince yılın belli bir döneminde kutlama yapıldığını öğrenmek, -beysbol maçına gidip hiçbir şey anlamadan maçı izleyip Amerikan arkadaşlarıma maçı beğenmiş rolü yapmak -3 öğün sağlıksız beslenmenin insanı öldürmeyeceğini öğrenmek, -sinirlendiğimde çok hızlı ingilizce konuşabildiğimi fark etmek

Ve şu an aklıma gelmeyen daha birçok şey…

 

Burcu Esra Sönmez

Hacettepe Üniversitesi


cats9

Merhaba Arkadaşlar,

Eminim herkes bu yazıları okurken çeşitli kaygılara sahip ve bulabildiği her yerden bu tip yazılar okuma çabasında, tıpkı benim Amerika öncesindeki halim gibi. Bence Amerika ile ilgili en büyük hata bu. Ne kadar okursan kafan o kadar karışır. Amerika’ya gidiyorsun, her şeyi göze almalısın öncelikle, zaten Armada Grandee’yi seçtiysen her zaman yardımcı olacak birileri vardır. Amerika müthiş bir deneyim herkes için. Türkiye’deki hiçbir yaz gibi değil Amerika. Yorgunluktan ölerek alışveriş yaparken kendi bütçeni hesaplıyorsun aynı zamanda yarın işe gideceğin  gerçeğiyle yüzleşiyorsun ama yine o anın tadını çıkarabiliyorsun. İngilizce konuşmadığın anlarda bile içinden İngilizce düşünmeye başladığını fark edip gülümsüyorsun. Sadece Amerikalılarla değil her milletten kültürden insanla tanışıyorsun, birlikte yaşıyorsun. Hani o filmlerde gördüğün ve inanmadığın garip insanlar var ya onlar müşterin oluyor vay be varmış böyle insanlar diyorsun. Benim tavsiyem söz konusu Amerika’ysa çok düşünmeden karar ver ve gerçekten macera dolu Amerika’yı yaşa!

Büşra Çınar

Çankaya Üniversitesi


 

cats10

Merhaba Arkadaşlar,

Ben Hacettepe Tip Fakültesinden Melih. Üniversite hayatimin ilk yılında yazımı Work and Travel ile değerlendirmek istedim ve programa katildim. Work kısmı, benim için çok zorlu geçti ancak katıldığıma asla pişman olmadım. Çalışma kısminin zorlu geçmesinin sebebi isle uyuşamamam oldu ve 2 defa is değiştirdim. Is değişikliği surecinde devamlı yanımda olan Armada Grandee şirketine ayrıca müteşekkirim. Çalışma sureci size önemli tecrübe katmasıyla, hayata ve dünyaya farklı bakış açısı kazandırmasıyla, candan dostlar edinmenizi sağlamasıyla ve en önemlisi cebinizi dolarlarla doldurmasıyla büyük önem arz ediyor J  bakin bu son söylediğim şakadır. Sonra ciddiye alıp para için gelmeye kalkmayın 🙂 travel kısmına gelirsek. Benim asil geliş amacımda en büyük paya sahip kisimdir. istediğimin ötesinde, mükemmel geçti. San Francisco, Las Vegas, Niagara Falls, Boston gezip gördüğüm yerler arasında. Velhasıl work and travel için düşüncem; üniversite hayatında en az bir kere yapılması gereken programdır.

 

Melih Kıryaman

Hacettepe Üniversitesi


cats11

Selam,

Duyduğum en iyi söz “ Trust us, we will help you” oldu.  Work & Travel bir anda karar verilen bir şey olmalı ve iş seçimi üzerine saatlerce günlerce düşünmemelisin. Ne yapmak istiyorsun bir anda karar ver. Ben bu kararı uzun süre verememiştim. Ama harika bir danışmanım vardı gerçekten. Harika bir danışmanınızın ve şirketinizin olması demek, hiç tahmin etmeyeceğiniz bir şehirden, hiç beklemediğiniz bir iş önerilmesi demek, gitmek istediğiniz yere 34 saat yolculuk yaparak gitmek demek ayrıca konaklama bu 34 saate dahil değil.. Work and Travel maceramın geçeceği yere ulaştığımda saat 23:25 di. İşte bu saatte işverenim beni karşılayacaktı fakat indiğim yerde kimse yoktu.  Dediğim gibi bir macera olacağı kesinleşmişti. 2 hafta resepsiyonda çalıştıktan sonra İngilizcem rezervasyonları alırken spelling yüzünden sınıfta kaldı ve işverenim başka bir iş teklif etti. O iş fiziksel olarak baya zorlayıcıydı “stock guy” olarak kimse ile İngilizce konuşmadan çalışmaya başlamıştım. Tek başıma, aşırı derecede sıkılarak bir yaz geçireceğimi ve Work and Travel maceramın hüsranla sonuçlandığını düşünürken şirketim  Michigan’dan beni alıp New Jersey’de sales person olarak çalışacağım bir yere gönderdi. Sonrası bir öğrencinin  hayal edebileceğinden fazlasıydı. Benzersiz bir deneyim yıllar geçse de unutulmayacak dostluklar ve keşkeklerin olmadığı bir yaz.. Work and Travel macerasını inanılmaz hale getiren harika bir danışman harika bir firma. Michigan’da başlayıp New Jersey’de biten uzun otobüs yolculuğu. Sizleri zorda bırakmayan, ve yaşayacağınız sıkıntılara kadar her şeye dürüstçe anlatan  bir ekip. Her şey için teşekkürler Armada Grandee!

Onur CAN

Başkent Üniversitesi


Hersey cok guzeldi =)

Boyle baslamak istiyorum cunku hersey okadar guzeldi ki ne zaman basladi ne zaman bitti bilmiyorum .Amerika kelimesinin soylenmesi bile bir suru hayal kurmaya yol aciyorken gitme dusuncesi benim icin sadece hayaldi.Bir gun Armada Grandee’ye gidip konusana kadar hic cesaretim yoktu ve ingilizcem bana gore cok kotuydu ama herseyi bi yana birakip karar verdim cunku bu firsat elime bi daha ne zaman gecer diye dusundum hep ..Simdi geriye donup baktigimda iyi ki diyorum hep 🙂

Hicbir zaman orada yanliz kalmadim . Danismanim ve CIEE hep yanimdaydi.

Cok zor zamanlarda oldu ama bi suru tecrube, bi suru arkadas, bi suru hatira ,ogrencilik hayatimizda elde edemeyecegimiz bir suru firsatlari elde etmenin sevinci, guven duygusu ve seneye bu programa tekrar katilma istegi  ile birlikte Turkiye’ye dondum.

Hala dusunen arkadaslar varsa sadece bes dakika hayal edin ve karar verin.Bence hayal kurmak yerine yasayarak gorulmeli hersey Herkese tavsiye ediyorum.

Herseyin herzaman guzel olacagina inandiran (ve hersey cok guzeldi) danismanima  ve Armada Grandee ailesine cok tesekkur ediyorum.

 

Esra Heybeli

Giresun Üniversitesi


Nerden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum ama hayatımın en özel ve bir o kadarda en güzel yazını geçirdim.

10 saniyede Armada Grandee’ye karar verdiğimi çok iyi hatırlıyorum,gece arkadaşımla konuşmuştum “benim gittiğim şirketle git” demişti ve ben ertesi gün kapının zilini çalmıştım. Macera benim için orda başlamıştı aslında.O kapı açıldığında ‘Murat Bey burda mı?’ sorusuna ‘Metin olmasın o‘ diye karşılık veren,danışman diye sıfatlandırdığımız ama gece gündüz demeden her türlü sorunumuza acilen yardım eden abimiz,Metin Abiye her şey için çok çok teşekkür ediyorum.Ben programa tek başıma katılmıştım o kadar çok şey öğrendim ki Amerika’da.Çok korkuyordum işverenle konuşacağım gün,oraya gideceğim gün,işe ilk başladığım gün..Her şey o kadar mükemmeldi ki,korkuların yerini heyecan aldı..3.5 ay çalıştım,her Cuma pay-checkleri bekledim,gezdim,eğlendim.Bir sürü arkadaş edindim.Sabahın 4ünde uyuyamadığımız için 6 saat uzaklıktaki eğlence parkına gittik arkadaşımla.Koskoca 3.5 ay nasıl bitti ben hala anlamadım.Geri döndüğümde annemin ‘rüya bitti,artık uyan’ dediğini hatırlıyorum.Ocean City,New Jersey’de yaşadım ben.Yaşadığım şehirde boardwalk dışında hiç bi şey yoktu ama o kadar güzel arkadaşlarım vardı ki..Boardwalk’a çıkıp yürümek,evde gülüşmek,işyerinde onlarla sohbet etmek her şeye değerdi.En güzel kısmı kazandığın paraları harcadığın kısımdı.Oraya asıl gitme amacınız eğer para değilse,eğer ki başka kültürden insan tanıyıp,İngilizceyi geliştirmekse Work and Travel mükemmel bir program.Washington DC,Philedelphia,New York,Boston,Niagara ve en güzeliyle Orlando harika yerlerdi.Umarım sizde bi gün gidersiniz,sizde benim kadar çok eğlenirsiniz..Eminim ki oraya tekrar arkadaşlarımla gittiğimde bir o kadar daha eğlenecem.Teşekkür etmeyi unuttuğum biri daha var ki o da Fulya Ablamız,tüm yaz boyunca bize her şekilde ulaşıp,kendini yanımızda hissettirdiği için ona da teşekkürlerimi iletiyorum. Bu macerada hep yanımda olduğun için çok teşekkürler Armada-Grandee!

Tuğçe ESMERCAN

Dokuz Eylül Üniversitesi


En güzel anımı sizinle paylasmak istedim…

2012 yazını en iyi şekilde degerlendirebilmek icin Armada Grandee danısmanlıgında Washington DC’ye gittim. 4 ay boyunca High Sierra Pools Inc. sirketinde life guard olarak calıstım ve 3 sertifika aldım. Hayalim birgun bir sekilde Chris Brown ile tanısmaktı. İngilizcemi gelistirmenin yanı sıra DC’nin gece hayatınıda gormus oldum ve birgun eglenceye gittigimiz bir mekanda yan masamızda Chris Brown ile eglenme firsatı buldum 😉 Tanıstık ve dans ettik:) Ben hayalimi yasadım umarım sizlerde,sizi en cok mutlu edecek sey ile Amerika da karsılasırsınız!! Tesekkurler Armada Grandee Ailesi !!

Eda Aydemir

İzmir Ekonomi Üniversitesi


Hola muchachas & muchachos 🙂

Teksas’ta 3 bucuk ay yaşamak demek ingilizce kadar ispanyolca demek 🙂

Evet Teksas! kendi hitaplarıyla ‘alone star’. Oradan dönerken ve başka eyaletleri gördükten sonra çok yerinde bir söz olduğunun birkez daha farkına vardım.

Elbette heryerin kendine has bir havası vardır ama şundan eminim ki Teksas’ta başka bir büyü var kendine aşık eden, yaşanılan her dakikada izlediğin filmlerin sahnesinde olduğunu hissettiren başka bir heyecan var. Bu yaz nereye gittin sorusuna asla Amerika yanıtı vermiyorum çünkü Teksas demek o kadar havalı ki karşımdakilerin ifadelerini toz duman ediyor 🙂 Cowgirl ve cowboy olmak bir yaşam felsefesi. Çocukken izlediğimiz Dallas filmlerinde ki gibi tehlike demek değil Teksas. Gerçek karekteristik özellikleri olan sıradışı bir yer. Nasıl anlatsam nereden başlayıp nasıl bitirsem 3 buçuk ayı anlatmaya bilmiyorum ama beni arayıp Teksas’a gitmek isterminiz diye sorup bu serüvenin başlamasını sağlayan danışmanım Sayın Fulya KERMAN’a milyonlarca kez teşekkür etmek istiyorum herşey için, adım adım her süreçte bizimle olduğu için…. ve tabi her konuda yardımlarından dolayı sayın Metin ARSLAN’a ve sayın Suat GENÇER’e sonsuz teşekkürler.TEŞEKKÜRLER ARMADA GRANDEE!

P.S. ‘Don’t mess with TEXAS’ 🙂

Nur GÜLERDOĞAN

Dokuz Eylül Üniversitesi

berengul_erdogan@hotmail.com


Merhaba, Nasılsınız 🙂 🙂

Size herşeyden önce günlük hayatta hep pozitif olmayı, insanlara hep gülümsemeyi öğretecek olan bu programa katılmak için fazla düşünmenizi gerektirecek bir durumun olmadığını belirtmek isterim. Biraz kendinize, biraz da şansınıza güveniyorsanız, çılgın ve eğlenceli olduğunuz konusunda da zaten şüphem yok, kendinizi Armada Grandee’ye emanet edebilir, Amerikan Rüyasına doğru uçuş için geri sayıma başlayabilirsiniz. 🙂

Amerika’ya ilk indiğiniz an yüzünüzde istemsiz olarak belirecek olan o şaşkın gülümseme, tanıyacağınız iyi kötü bir çok insan, farklı bir kültür,farklı bir dil, filmlerde hayranı olduğumuz onlarca cadde,sokak, şehir, yaşayacağınız onca macera, biriktireceğiniz hikayeler, hediyelik eşyalarınız, kazandığınız para ile kolaylıkla alabileceğiniz hayalinizdeki birçok şey ve saymakla bitiremeyeceğimiz, hayatımızda çok çok ayrı bir yer edinecek olan bu 3 aylık süreç, emin olun benim olduğu gibi, yaşayan herkesin ömrü boyunca aklından çıkmayacaktır…

Ben, New York’ta ya da Los Angeles’ta yaşamaktan, sırt çantan ile çıkıp da nereye gittiğini bilmediğin bir yolun, seni izlediğin ve hayranı olduğun bir filme götürmesinden bahsediyorum.Amerikan dizilerini yaşamaktan, kendini onlardan biri olarak görmenden, Amerikan Rüyasından bahsediyorum.

Elbette, benim gibi birçok problemle karşılaşacak, yorulacak, çekindiğiniz şeyler olacaktır.

Ancak yaşadıklarınız ve gördüklerinizle o 3ayın sonunda tüm korkuları ve sıkıntıları unutacak, bir sonraki yazın hayalini kuracaksınız.

Unutmayın, macerayı seviyorsanız, kendinize ve şansınıza güveniyorsanız, biraz da risk alabiliyorsanız, hayatınızda emin olun çok şeyi değiştirecek, ufkunuzu genişletecek olan bu programa katılmalısınız.

Sevgiler,

Nuri ÜLGER , New York, Lake George 🙂

Celal Bayar Üniversitesi 

nuriulger@gmail.com


Hi everybody !! 🙂 Bunu söylemeyeli sadece 2 hafta oldu ve ben şimdiden gelecek yazın hayalini kurmaya başladım. Evet ben amerikadaydım ! Koskoca 3 ay hiç bitmesin istedim . Amerika anlatılmaz yaşanır derlerdi hep , evet bende şuan bunu söylüyorum. Hemen Armada Grandee’ye gidin , 3 ayınızı harika derece de planlayın , gezin , eğlenin . Work and Travel’a katılmayı asla ertelemeyin. Jfk’ya indiğiniz andan itibaren danışmanınızla bir an bile iletişim sorunu yaşamayacaksınız.Başta benim danışmanım Metin Bey olmak üzere Armada Grandee’ye sonsuz teşekkürler. Başkalarından çok fazla olumsuzluk duyabilirsiniz ama bunların hiç biri sizin harika geçireceğiniz zamanların önünde engel değil. Tek başınasınız , ve kendinizi tanımak için bundan daha iyi bir fırsat olamaz. Ya yaz okuluna kalırsam , ya stajımı erteleyemezsem gibi sıkıntılara düşmeyin. Bütün bu korkular gitmeniz için asla bir engel değil . Unutmayın ki vasat bir ingilizceniz bile olsa , gidiş amacınız dilinizi geliştirmek . İngilizce konuşmak ZORUNDASINIZ ! Derdinizi başka hiç bir şekilde anlatamazsınız çünkü . Benimde Amerikaya dair harika hikayelerim olduğuna inanıyorum. Vegas, LA, Santa Monica , Grand Kanyon, Washington Dc, Philedelphia, Boston, Niagara, vee New York bu yerlerin hepsinde ve çok daha fazlasında bulunabilirsiniz . American Dream dedikleri şey bu olsa gerek 🙂 ve gittikten sonra asla geri dönmek istemeyeceksiniz. Ben Ocean City, New Jerseyde yaşadım 3 ay boyunca. evet yaşadım . İnanın bana 2 haftalık bir tatile gitseniz Amerikaya gezmek için bu kadar harika vakit geçiremezsiniz , ordaki insanları tanıyamazsınız. Evet çok sıkıntı yaşayabilirsiniz ama gittiğinize asla ve asla pişman olmayacaksınız.

Gökçe Kaya

Anadolu Üniversitesi

QO.K.CEKAYA@GMAIL.COM


 

Bir sonbahar gunu Ankara kizilay sokaklarinda bos bos gezinirken Armada Grandee yurtdisi egitim danismanligini gordum ve sadece zaman gecsin diye girmistim iceri. Evet asil amacim zamanimin kucuk bir bolumunu bilgim olmayan birsey hakkinda konusarak harcamakti,ama oyle olmadi. Kim bilebilirdi ki suan Schenectady Public Library’den bu yaziyi yazacagimi.

Neyse efendim asil kisma gelelim.
Amerika’ya 3 ay icin gidilir mi,3 ayda kendine neler katabilirsin vb.gibi sorular olucaktar mutlaka insanin kendine soracagi. Inanin ki sormaya hic gerek yok,burada gecirilerek kazanilan tecrube eminim Turkiye’de 3 yilda kazanamayacagimiz tecrubelerdir.
Insanin kendi ayaklarinin uzerinde durabilmesi,kendi kulturu disinda farkli dilden,dinden insanlarla anlasabilmesi hepsinin disinda eger varsa ki onyargilar,bu onyargilarin kirilabilecegi biryer olmasi.
Ben buraya vasat bir ingilizceyle geldim. Hatta armada grandee’de ki ilk mulaktimda beni alamayacaklarini ingilizcemin yetersiz oldugunu soylediler ama israrci oldum ve 2. kez denemek istedigimi sadece 1 hafta istedigimi soyledim. Dusunun baslarda ki ingilizcemin halini 🙂
Suansa tek basima rahatca NewYork sokaklarinda koybolabilir,insanlar birsey sordugunda cevaplayabilir hatta ingilizce altyaziyla film izlerken turkce seyredermis gibi seyredebilir durumdayim. Ayrica sunu da eklemek isterim ki ben buradan once hicbir yerde calismamis biriydim,gittigimde basarabilirmiyim korkusuna kapilmayin.Herseyin ustesinden gelebiliyor insan.
Demek istedigim korkmayin,kendinize inanin ve imkaniniz varsa kesinlikle bu programa katilin.
Inanin bilmediginiz sokaklarda kaybolmak,sabah 8 de uyanmak,insanlarla bir sure el kol isaretleriyle anlasmak,yemekleri tatmadan koklayarak anlamaya calismak baska hicbiryerde bu kadar keyifli olamaz.
Ve en onemlisi size guven veren bir sirket secin,armada grandee gibi. Dipnot olarak metin abiye sabrindan dolayi tesekkurlerimi sunarim 😀
Muhammet Furkan Tunç

Hi everybody. ilki bilen menin Amerika gelmegimde uly komegi bolan Armada Grandee ve Metin beye kop sag bolsun aydyan. Armada Grandee firmasy elinden geleninin in govysyny etdi men we beyleki okuvcylar ucin. Men Armada Grandeenin beyleki firmalardan tapawutlydygyny Amerika gelip köşk yaly oyde yasanymda we işe baslanymda bildim. Men gysgaca aydyp gecmesem menin Amerikada geciren kanikulym bir nace sahypa sygmayar. 9 ay okuwdan sonra govy bir kanikul gecirmek,dync almak,esasanam bu kanikuly Amerikada gecirmek okuvcylaryn in esasy arzuwlaryndan biri. Beyle bir kanikuly gecirmek ucin Work and Travel programasi bizin ucin bir şans. hakykatdanam Amerikada yaz kanikulyny gecirmek durmusumyzda kop gaytalanmayan wakalaryn biri.

bu yere gelmek,dunyanin durli yerlerinden taze dostlar edinmek,olar bilen yatdan cykmajak pursatlar gecirmek hakykyatdanam her adama nesip etmeyar. bu yerdakı Internatıonal Partyler, uly oyun parklary,icinde 150-200 magazasy bolan Söwda merkezlerı,uly tehnologiya merkezleri,yazda gecirilyan sport yaryslary yatdan cykmajak pursatlar. yasayan oyumizin arkasynda kici tokaydan towsan,ördek awlamak,arenda alan masynymyz bilen duzgin bozup polisya tutylmak aklymyzdan cykmasa gerek. Men gaty dile ceper bolmanlygym ucin belki kanikulymy bolsynyn 10 da bir bolegini hem aydyp bilen daldirin yone siz gelen wagtynyz ahli zady öz gozunuz bilen gorersiniz.

Gysgaca aytsam,eger Amerika Work and Travel programasy gelmek pikiriniz bolsa we karar bermekde gynanyan bolsanyz menden maslahat hic zady pikir etman. men hem gelmezimden ön kabir gyncylyklaryn bolmagyndan gorkyadym yone gelenimden son gordim,ahli zat pikir edisinizden gaty govy. Eger gelmedik bolsam gaty pusman bolardym. Egerde gelmek maksadynyz bolsa,menden maslahat wagtynyzy yitirman gelin. durmusynyzda bir Amerika wakasy bolmagy sizin ucin bagt bolsa gerek.

Serdar Apbayev

appijo@hotmail.com

Danışman notu : Serdar’a bu içten yazısı için çok teşekkür ederiz. Geldiğinde tercüme ettireceğimizi umuyorum:)


When I was in Amerika.. (hep bu cümleyi kurmak istemişimdir) Şey ben Amerikadayken.. Ben Amerikadaydım! Bunu daha 34567 kere söyleyebilirim sanırım.Hayatıma o kadar çok ‘iyi ki’ kattım ki bu yaz. Hiç iş tecrübesi olmayan 3 senedir sabah 7 de kalkmayı bırak, o saatlerde uykuya dalan ben 3 ay hergün kocaman bir gülümsemeyle gözlerimi açtım. Evet evet ben yaptım ve sen şimdi okuyorsan yazdıklarımı J Bilerek isteyerek kaybolabilirsin tanımadığın sokaklarda,Çinli arkadaşlarına güvenip yaptığı yemeklerden tadabilirsin,mesela okyanusta ayağını yengeç ısırabilir, Newyork Times meydanında dev ekranlarda bulabilirsin kendini, Ukraynalı arkadaşlarınla yağmur altında tek bir şarkıyı bağırabilirsin bir gece, aç geçen günlerin ardından mangal yakabilirsin bir parkta, her dilde selam verebilirsin tanımadığın kimselere, teşekkür edip özür dilemekten bıkabilir, sokaklarda korna sesi duymamak sinirini bozabilir bazen..Özlersin. Ama bugün dönüp baktığında kocaman bir gülümseme kalır dudaklarında. Daha binlerce anı ekleyebilirsin hayatına. Büyürsün. Kendinle keşfe çıkar,bilmediğin bir senle tanışırsın.

Teşekkürler Armada Grandee, yine görüşmek üzere 🙂

 

F. Hazal CENGİZ

hazalcengiz@windowslive.com

Dokuz Eylül Üniversitesi

 


 

Merhaba ARMADA,

Öncelikle Amerika’da ve buradaki ilginizden dolayı sizlere teşekkür ediyorum,özellikle de Ferhat Bey’e.Amerikanın Teksas eyaletinde Houston’un küçük bir kasabası olan Humble gittim.Burda Lifeguard olarak çalıştım.Sakin insanları sıcak kanlı olan bu yerde inanılmaz arkadaşlıklar edindim.İlk önce gittiğimde çok sorun yaşadım ama kendimle ilgi,hastalandım v.s.Bunun üzerine CİEE aradığımda Türkçe konuştum ve sorunumu kolayca halletim.Bu sene çok fazla bir yeri gezemedim;fakat kendimi alışverişe vererek özellikle de elektroniğe inanılmaz şeyler aldım.Özellikle sizlere çok teşekkür ederim Amerika’dan döndüğümde bile benle bu kadar ilgilendiğiniz için.Yaşasın Amerika Yaşasın Armada….

Yavuz ÇEVİK

yavuzcevik037@hotmail.com

 


Harika bir yaz geçirmeme neden olan Armada Grandee’ye ve danışmanım Sinem Hanım’a teşekkürü bir borç bilirim, bir an olsun ilgilenmeyi bırakmadıkları ve tam istediğim gibi bir yaz geçirmemi sağladıkları için.. Ocean City, Maryland’a gittim ve herkese tavsiye ederim,iki yanı okyanusla çevrili, okyanusta Surf yapıp sonra uçsuz bucaksız sahillerde bronzlaşıp son olarak da boardwalk’da dondurma yerken sokak çalgıcılarını dinleyebileceğiniz ayrıca çalışırken bile eğlenebileceğiniz muhteşem biyer.. Çalıştığım şehrin konumu dolaymısıyla istediği her yere (New York, New Jersey, Washington etc.) çok uzun yollar katetmeden ulaşabiliyordum, işyerim ve işverenlerim bana karşı çok çok iyi davrandılar o yüzden yazın tadını doyasıya yaşayabildim.. 2 katlı ve kocaman bir evde yaşadım, evin içinde 5 farklı milletten 14 kişi yaşıyoduk ve yazın sonunda artık ailem olmuş insanlardan ayrılmak benim için çok zor olmuştu.. Litvanyalı kızların “Ankaralı Namık – Dar Geldi Sana Ankara” yı nasıl söylediklerini duymak (ki ben öğretmiştim o şarkıyı :D), Tayvanlı’nın Türkçe aksanını dinlemek, Polonyalı’yla Albert’ı (yaklaşık 20 cm’lik evimizin güzide evcil yılanı, cinside Ball Pyton) buzluğumuzda bulunan dondurulmuş farelerle besleyip National Geographic’i canlı canlı yaşamak, Mustang’imi kullanırken (ordaki binek aracım :D) polisler tarafından durdurulmak, evde verdiğimiz partiler yüzünden işe “Hangover” gitmek, Irene Kasırgası yüzünden tahliye edilip 21 farklı milletten insanın bulunduğu bir spor salonunda American Red Cross yataklarının üstünde uyumak, New York’a gidip kendini film seti içinde hissetmek, Home of the Philadelphia Eagles da Amerikan futbolu maçı izlemek, orada edindiğin arkadaşlar sayesinde Chevrolet Camaro SS kullanmak (2011), Five Guys da ölene kadar yemek yemek vs. paha biçilemezdi 🙂

Şimdide tavsiye kısmına geçiyim.. Amerika’ya Work And Travel programıyla gitmeyi düşünüyorsanız çalışma etkenini kesinlikle ve kesinlikle unutmamalısınız, aklınızdakileri gerçekleştirebilmek için ilk önce paranızı kazanıp sonra harcamalısınız, daha önce hiç çalışmamış bile olsanız (benim gibi) orda sonuna kadar direnip “ben yaptım, başardım” diyebilmelisiniz.. Mesela bana işyerimden Green Card ve aylık 3000-3500 dolar arası bir maaş teklifi yapıldı, günde 6 saat haftada 5 gün yani inanılmaz az bir çalışma süresi, tabi bu teklifi almam kolay olmadı, öncelikle dürüst çalışın ve denileni yapın bir süre sonra kendi Department Managerınızın ilgisini sonrada onun yardımıyla Store Managerın ilgisini çekerseniz bu teklif size de yapılabilir.. Şuan bu yazıyı Türkiyeden yazıyorum o teklifi “okulu bitirmem lazım” bahanesiyle geri çevirdim ve hala düşünüyorum doğru bi karar mıydı diye..
İngilizce faktörüne gelicek olursak, oraya İngilizceyi biliyor olarak giderseniz kralsınız, işyerinde ve gündelik hayatta çok işinize yarayacak, tabi bazen “Translator” olmaktan sıkılacaksınız ama olsun.. İngilizceyi az buçuk bilerek gidiyorsanız da hiç korkmayın, emin olun onlar sizi anlamak için çok daha fazla ilgi göstericekler.. Ben gittiğimde ingilizceme güvenerek gittim bu yüzden fazla zorlanmadım. Çalıştığım bölümde benimle beraber 5 Amerikalı çalışıyordu ve bizim department mağazanın arka tarafında olduğu için hep onlarla ve balık reyonundaki satışlar içinde müşterilerle iletişim halindeydim + bizim departmenta Amerika’nın farklı bölgelerinden birçok “Support Team” geliyordu buda demek oluyor ki daha çok Amerikalı ve daha farklı aksanlar (Mesela Las Vegas’dan gelen biri vardı, aksanını çözebilmem 2 günümü almıştı) + evde de anlaşabilmek için hep ingilizce konuşma zorunluluğu gibi nedenlerden ötürü ingilizcemi çok çok üst seviyelere taşıdım ve bunu herkese öneririm, tamam arkadaşla gitmek çok güzel ama en azından çalışırken Amerikalılarla çalışmayı deneyin, isteyin.. Gitmeye kararlıysanız elinizi çabuk tutun derim 🙂
Burak ERDEM
Çankaya Üniversitesi, İşletme Bölümü
vay_ley@hotmail.com

Merhabalar,

Ben Elkhan Ankara Üniversitesinde okuyorum ve Azerbaycan vatandaşıyım.

Öncelikle böyle unutulmaz ve sorunsuz bir yaz tatili geçirmeme vesile olan Armada Grandee şirketine teşekkürlerimi sunuyorum. Samimi söylüyorum şimdiye kadar böyle eğlenmemiştim.Amerika’dan döndükten sonra tüm arkadaşlarıma ellerinde fırsat varken Work and Travel’a katılmalarını ve benim yaşadıklarımın aynılarını yaşamalarını öneriyorum hatta ısrar ediyorum.
Elkhan Shahverdi
Ankara Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği

Ocean City’de konakladığım yerin müthiş sosyal ortamı, çalıştığım iş yerindeki kalite, anbean bilgilendirmeler, vize işlemlerimin çok kolayca halledilmesi, ucuz uçak bileti bulabilmem, Amerika’da kullanacağım sim kartın Türkiye’de verilmesi, Amerika’da indiğim havaalanından kalacağım şehre kadar ulaşımımın sağlanması, mail yoluyla bıkkınlık verecek sayıda sorduğum onlarca soruya maximum hızda verilen cevaplar, güleryüzlü ve yardımsever danışmanım Sinem Hanım…. Kısacası Amerika’da mükemmel bir yaz sezonu geçirmemi sağlayan Armada Grandee’ye bana sağladığı bütün bu hizmetler için ne kadar teşekkür etsem azdır.. Bu arada bu yazıyı Amerika’da kazandığım paralarla aldığım İpad’imden yazdım:))

 

Altuğ Akdeniz

Bilkent Üniversitesi,

İşletme Bölümü


Herkese Merhabalar,

Bende 2011 WAT’a Armada Grandee farkıyla giden şanslı öğrencilerden biriyim.Herşeyden önce danışmanım METİN ARSLAN’a yardımlarından dolayı sonsuz teşekkürleri bir borç bilirim.Karar aşamasında sayısız şirketle görüştüğüm halde birtek kendisi bana güven verdiğinden seçimimi Armada Grandee’den yana kullandım.
Hikayeme gelince;Öncelikle bu cesareti 3.sınıfı bitirdiğimde bulduğum için kendime çok kızıyorum.Armada Grandee ile daha önce tanışmamış olmak hayatımın en büyük keşkeleri arasındadır.Çünkü bu öyle bir şey ki uçaktan indiğiniz anda bütün atmosfer değişiyor.İlk günler elbette ki endişe ve telaş içinde geçiyor ama ben her insanın bunun üstesinden gelebileceğine inanıyorum.Günler geçtikçe yıllardır öğrendiğimiz halde pratiksizlikten dolayı ingilizce konuşamayan dilimiz mecburiyetten yavaş yavaş çözülmeye başlıyor.Arkadaşlıklar edinmeye başlıyoruz ,o havaya ayak uydurmaya başlıyoruz.İngilizce konuşabilmeye başlamak benim için mükemmel bir duyguydu.Şu an bile bir filmi orijinal dilinde izlemek en büyük keyiflerim arasındadır.Dönüşüme gelince daha bi maceralı oldu 🙂 sanırım bu senenin en talihsiz öğrencisi benimdir.Uçağıma 3 saat kala çantamı çaldırmıştım.Pasaport,ehliyet,nüfus cüzdanı herşeyim gitmişti.Yine de başımın çaresine bakabildim 2 gün gecikmeli olarak ve Türk Konsolosluğunun Manhattan’da bulunmasından dolayı orayıda gezerek ülkeme döndüm.Karşınıza çıkan her olumlu ya da olumsuz olay daha sonra yüzünüzü gülümsetecek maceralar olarak kalıyor akılda.Kendinize güvenin.2012 de Herkese iyi WAT’lar Tabi ki Armada Grandee farkıyla:)
Duygu KALE

Bar Harbor – Maine

dygkale@hotmail.com

 


Merhabalar,

Work and travel programına henüz katılmayan tüm öğencilere eşsiz bir Amerika macerasını tavsiye ederim. Hayatınızda yaşiyamiyacağınız tecrübeler edinip çok farklı bir kültürü yaşıyor ve bambaşka arkadaşlıklar ediniyorsunuz. elbette ufak tefek sorunlarla karşılaşabilirsiniz ama Türkiyeye dönünce kesinlikle güzel anılardan başka hiç bişey hatırlamiyacaksınız. Her şeyden önce buraya geldiğinizde hayata bakış açınız değişiyor ve Amerikalılarla çalıştıgınız için kesinlikle ingilizceniz gelişiyor. Bu programa katılırken başvuracağınız Work and Travel şirketini kesinlikle iyi araştırmalısınız aksi takdirde büyük sıkıntılar yaşiyabilirsiniz. Ben Armada Grande ile geldim ve kesinlikle hiç bir sorun yaşamadım ayrıca Armada Grande’nin Amerikadaki sponsoru CIEE her zaman sizinle irtibat halinde oluyor. İşinizle veya başka bir sorununuz olduğunda sizinle en iyi şekilde ilgileniyorlar. Work and Travel programına katılacak öğrencilere şimdiden en güzel Amerika macerası geçirmesi dileğiyle.

Umran KARADENİZ

Erzincan ÜNİVERSİTESİ

karadeniz444@hotmail.com


Merhabalar,

Size hi guys diye hitap etmek isterdim, o kadar alışmıştık ki bunu kullanmaya ama burası Türkiye. Armada Grandee ayricaliği ile WORK and TRAVEL 2011’ e katılan yüzlerce öğrenci gibi benim de bu yaz eşsiz bir Amerika hikayem olduğuna inaniyorum.Amerika ya gitmek benim durumumda olan birisi için kolay göze alınamıycak bir süreçti.Tek başima gidiyor olmam,İngilizce seviyemin düşük olmasi,hukuk fakültesi derslerinin hayli ağır olması, ya yaz okuluna kalirsam,daha da kötüsü ya sınıfta kalırsam gibi büyük korkular bile beni bu prgrama katılmaktan vazgeçiremedi ve sonunda soluğu daha önce bu programa katilan bir arkadaşimin tavsiyesiyle Armada Grandee ‘ nin ofisinde aldim .Artik hep o önünden geçtiğim ve ‘Bu yaz sizin de bir Amerika hikayeniz olsun’ yazısını gördüğüm ,bir an için boğazımın düğümlendiği yerdeydim.Danışmanımın da yardımıyla tercihim okyanusa sıfır bir eğlence parkında çalışmak oldu.Uçağımız Amerika ‘ya akşam saatlerinde indiği için geceyi havalimanında geçirmek durumunda kaldık ve üzerinde oturabileceğimiz bir bank bile olmadığı için betonun üstünde sabahladık orda tanıştığım Türk arkadaşlarımla ama inanın bana Türkiye ye döndüğünüzde o betonun soğukluğu içinizi ısıtan ve bıkıp usanmadan herkese anlattığınız harika bir anıya dönüşüyor.Amerika’da insanlarla ilk diyaloğunuzu kurmaya başladığızda önce şaşırıyorsunuz ,acaba ben bunca yıl İngilizce yerine başka bir şey mi öğrendim demeden geçemiyorsunuz.Bir anlamda İngilizce yi orda yeniden keşfediyorsunuz ve zamanla sizin İngilicenizin de nasıl harika bir seviyeye ulaştığını görüp siz de insanları ‘how ya doin’ diye selamliyorsunuz.

Eğlence parkında çalışmanın bana sağladığı avantajlar sayesinde daha ilk günden başlayan maceramız son güne kadar artarak devam etti.Orda çalışmanın bana kattıklarını başka bir yerde 3,5 ay gibi bir sürede elde etmek sanırım imkansız.Sürekli insanlarla muhattap olmak durumunda olmam,Amerikan insanlarının o samimi sıcakkanlılığına şahit olmam ve en muhteşemi dünyanın birbirinden çok farklı noktalarından, farklı kültürlerden sizin gibi work and travel ile gelen öğrencilerle çok samimi arkadaşlıklar kurmam ,hayatın kendi ülkenizde gördüğünüzden ibaret olmadığını ve insanların ‘Hayat Nedir’ sorusuna çok farklı cevaplar verdiğini görmem her insanın yaşaması gereken harika bir deneyimdi.Farklı ülkelerden insanlarla aynı evde kaldım ve en azından birkaç dilde merhaba,nasılsın demeyi öğrendim ve yabancı arkadaşlarıma da Türkçe merhaba demeyi, teşekkür ederim demeyi öğrettim.Bir Çinlinin ağzından bunları duymanın mutluluğu sanırım sadece yaşayarak hissedilir.

Kendi dilinizin dışında başka bir dille calışmanın ne kadar heycan verici olduğunu ilk başlarda kem-küm derken ve daha sonra akıcı konusmaya baslayınca İngilizce nin zevkini aldığınızda anlıyorsunuz.Gün geliyor çalışmaktan nefret ediyorsunuz ama sezon bitip,gece yarılarında parti yaparken polisin gelip sizi uyardığı anda yanınızda olan arkadaşlarınızdan ayrılma vakti geldiğinde o nefret ettiğiniz günleri bile özlemle arıyorsunuz.Peki her şey kusursuz muydu,hiç mi kötü günler yaşamadın derseniz cevabım tabii ki hayır olur.Evimize hırsız girdi,pasaportum bile çalındı hatta İrene kasırgasından dolayı çalıştığımız şehir boşaltıldı ve kasırga geçene kadar sığınakta yaşadık ama bu sorunların hepsinin altından başarıyla kalkmam kendime güvenme duygumu en uç noktaya taşıdı ve ‘Ben hayattayım ve başarabilirim’ demeyi öğrendim.Bence work and travel ın bi insana katabileceği en büyük değerlerden birisi bunu söylemeyi öğretmesidir.

Hayata Western Union filmleri izleyerek seyirci kalmak yerine siz de katılın Work and Travel ‘a ve programa katılırken yaptıgınız masraflardan çok daha fazlasını kazanıp kiraladığınız arabayla Amerika yı gezin.Virginia Beach de okyanus sularına girmenin zevkini tadın,Atlantic City de world famous boardwalk da yürüyüp kumarhanelere gidip kumar oynayın,Baltimore da ünlü Oriole Park da beyzbol maçı izleyin,Philadelphia da Amerika ‘nın bağımsızlığının ilan edildiği binada kendinizi özgür hissedin,Washington D.C de beyaz saray ve us capitol önünde çok çeşitli pozlar verin,Niagara Falls da ıslanmayayım diye yağmurluk giyin ama sırılsıklam ıslanın,Boston da Harvard ın merdivenlerinde dolaşın ve tabî ki New York da Times Meydanı ‘nda derin bir nefes alın,özgürlük heykeline kendi ellerinizle dokunun ve daha binlercesi bunlar benim yapabildiklerim daha fazlası sizin elinizde.

Bu güzellikleri yaşamamı sağlayan ve her daim bana Amerika ‘da yalnız olmadığımı hissettiren başta danışmanım Sinem Hanım’a ve tüm Armada Grandee’ye çok teşekkür ediyorum.2012’ de duvarda yazmaz her kural, hayatı yaşayarak öğrenmem lazım diye çıkacağım yeni WAT maceramda yeni anılarla görüşmek üzere…

Fatih KATRANCI

Ankara Üniversitesi

Hukuk Fakültesi 2.sınıf

konkordato__komiseri66@hotmail.com


Merhaba arkadaşlar,

Öncelikle ‘Work and Travel’ maceramda her zaman yanımda olan,her türlü soruma bıkmadan, usanmadan cevap veren danışmanım Fulya Kerman’a ve Armada Grandee ailesine desteklerinden dolayı çok teşekkür ederim 🙂

Bilgisayar başında, WAT katılımcılarının yorumlarını ve WAT ile ilgili açıklamaları günlerce okuduktan sonra katılmaya karar verdiğim bu programın bana kazandırdıkları çok fazla…Amerika’yı görme hayalim gerçek oldu, bu benim için en önemlisi.Onlarca kültür tanıdım, unutamayacağım arkadaşlıklar kurdum, Türkiye de almakta zorlanacağım elektronikleri orada rahatlıkla aldım ve ilk defa çalışarak kendi kazandığım para ile geçinmeyi ögrendim… Miami de tatil, Washington D.C’de bulunmak, New York’u yaşamak, Niagara’yı izlemek, New Jersey’de üç ay geçirmek, Philadelphia, Boston, Orlando… Yıllar geçsede hafızamda kalacak anılara sahip olduğum yerler bunlar. Kısacası almış olduğum en doğru kararlardan birisidir bu programa katılmak!

Bu programa katılıp katılmamak arasındaysanız (daha önce benim içinde bulunduğum durum gibi..)tavsiyem mutlaka bu deneyimi yaşamanız yönünde olacaktır.

Ziya BURHAN

Anadolu Üniversitesi

İşletme Bölümü


“ Yaptığım en iyi şeydin Work and Travel! “ ve teşekkürler Armada Grandee !

Karar vermek kolay olmamıştı en başında, şirketler araştırıldı ve Armada Grandee’de karar kılındı. Aklımda gitmek istediğim belirli bir yer yoktu, gitme kararını vermek ise en zoruydu ve sonrası bir şekilde halloluyordu. Danışmanım Fulya Kerman iyi ki varsın demeden geçemiyorum çünkü ilk önce danışmanınıza güvenmeniz gerekiyor. Nitekim ben iş fuarından işimi almıştım ve Texas yolcusuydum! TEXAS MI? demeyin sakın, hayatımda geçirdiğim en harika günleri geçirdim orada. Texas ruhu, Amerika ruhunu geçti desem inanır mısınız? İnanınJ Tam 100 gün geçirdim,100 unutulmaz gün iyisiyle kötüsüyle. Öyle güzel dostluklar kuruldu ki, uluslar arası dostluk dedik biz buna İngilizcemi çok geliştirdim, hatta o kadar özlüyorum ki İngilizce konuşmayı!

Amerika’ya giderken çok ağlamıştım evet ama inanın dönerken daha çok ağladım. Amerika’da olmak, NY ‘un sokaklarında dolaşmak, orası hep sizinmiş gibi yürümek ve adım başı bir Türk’e rastlayıp selamlaşıp yoluna devam etmek süperdi ve” başarmış” duygusu ise en harika kısmı bu işin.

İşimle alakalı hiçbir terslik yaşamadım bu nedenle Armada Grandee’nin en uslu öğrencilerindenim sanırım. Bana bu güveni verdikleri için Armada Grandee’ye ve tabi ki güler yüzlü danışmanım Fulya Kerman’a çok ama çok teşekkür ediyorum.:)

 

Başak BAKIŞLI

Dokuz Eylül Üniversitesi

BASAK_BAKISLI@HOTMAIL.COM


Merhaba arkadaşlar,

Ön yargılarım nedeniyle Amerika’ya gitmek gerçekleşmesi çok zor bir hayaldi. Fakat ailemin desteği , beni bu konuda cesaretlendirmeleri sayesinde gitmeye karar verdim..Ve şuan onlara çooook teşekkür ediyorum.Hayatımın en özel günleri orada geçirdim.Biz gerçekten çok şanslıydık.çünkü iş,konaklama,ulaşım vs. hiçbir konuda sorun yaşamadık diyebilirim. Tabi birazda beklentilere göre bu değişebilir.Ufak tefek sorunlarla haliyle karşılaşabilirsiniz. Çünkü bilmediğimiz bir ülkeye gidiyorsunuz ve bu nedenle her zaman olumlu düşünmek gerekiyor..Öncelikle danışmanımız Sinem Hanım ve Armada Grandee’ye çok teşekkür ediyorum ilgi ve desteklerinden dolayı..Biz New Jersey eyaletinde Ocean City isminde küçük bir sahil kasabasında 3 ay yaşadık ve gerçekten herşey mukemmeldi.Çok şirin bir evimiz ve yardımsever ev sahiplerimiz vardı. Eğlence parkında çalışıyordum. Başlarda malesef çok stresli günler yaşadım sorumluluklarımız fazlaydı ve yanlış bir şey yapmaktan korkuyordum. Haliyle başlarda dil problemi yaşadım fakat gün geçtikçe kendimde gördüğüm gelişme beni çok mutlu etti. 1 aydan sonra stresli günleri geride bıraktım ve çalışarak eğlenmeye başladım. İş yerindeki yöneticilerimiz gayet sıcak insanlardı hepsi olmasa da 🙂 geneli öyleydi. Orada hiçbirini unutamayacağım birçok arkadaş edindim ve gerçekten çok güzel zaman geçirdik. Aslında anlatılacak çook şey var ama malesef hepsinden bahsedemeyeceğim gerçekten anlatılmaz yaşamak lazım.Kısacası 3 ay gerçekten rüya gibiydi. Tatilimizi yaptık, çalıştık, para kazandık, gezdik, eğlendik her şey harikaydı . Unutamayacağınız dolu dolu bir yaz geçirmek istiyorsanız WAT programını şiddetle tavsiye ediyorum!!

Eda TAMAN

Başkent Üniversitesi

eda.tmn@hotmail.com


Merhabalar,

Yazıma başlamadan önce başta GÜLDEN ablacığım olmak üzere tüm Armada Grandee ve CIEE ailesine teşekkürü bir borç bilirim. Amerika rüyası olarak adlandırılan şeyin sadece rüya olarak kalmayacağına ve kesinlikle her insanın yaşaması gerektiğini vurgulamak isterim. WAT denen şeyi icat edeni gerçekten kutlamak gerek neden mi?

İlk olarak Amerika’ya gidiyorsunuz birçok ülkeden insanla tanışıyorsunuz. Sen ona merhaba diyorsun o sana Japonca, Arapça, Çince ve daha bilmediğin bir sürü dilde cevap veriyor bu belki şu an okuyanlara çok basit gelir ama ne kadar heyecan ve mutluluk verici bir şey gerçekten yaşanmadan anlaşılmaz. Onların kültürü davranışları insanlara bakış açısı her şeyini yaşayarak görüyorsunuz. WORK kısmı çok başarılı bir düşünce orda kazandığın çalışma tecrübesi ileriki yaşamında mutlaka ve mutlaka sana geri dönecektir eminim. Yeri geliyor lanet ediyorsun yeri geliyor bırakmak istemiyorsun. Kendi kendini idare etmeyi öğreniyorsun paran bittiği zaman açsın çalışmadan karnın doymuyor. Amerika da hayatın başlıca kurallarından olsa gerek ki gayet tecrübe ediniyorsun. Başka bir husus; Amerika da TRAVEL süper bir ülke her yönüyle doğal güzellikleri, insanları, mimarisi ve müzeleri ile gerçekten güzel bir ülke kesinlikle gezin her hafta bir yere gidin. Hayaliniz kumar oynamaksa Atlantic city’e, doğal güzellik görmekse Niagara’ya, müzeler için Washington DC’ye gidin. Kafanıza takılan sorular olacak tabi ki? Kalacak yeri ne yapacağız? İş veren ile sorun yaşarsak? Hasta olursam? gibi sorular benimde giderken aklımdaydı ama gittiğim günden geldiğim güne kadar hatta daha sonra bile CIEE hep yanımdaydı. Ben herkes işini yapsın bırakın sorunlarla CIEE ilgilensin sizde tatilinizi yaşayın. Herkese sevgiler.

Furkan GÜLTEKİN

ODTÜ, Makina Müh.


 

Yazıma Öncelikle Work and Travel dönemi boyunca yaşadığım bütün olumsuzluklarda şirketimiz armade grande ve Sayın Metin ARSLAN’ın göstermiş olduğu emekten dolayı teşekürleri mi bir borç bilerek başlamak istiyorum.

Work and Travel programına yeni kültürler,yaşam tarzları,farklı şehirler ve tabi en önemlisi dildeki pratikliğimi arttırmak için gitmeye karar vermiştim.

Bu maceraya katılmaya normal şartlarda biraz geç karar verdim buda önüme çeşitli zorluklar olabilmesine neden oldu. ( Belgelerimin acele hazırlanması ve uçak biletimin türkiyeden ayrılmama yakın bir zaman kala alınmasına gibi).Belgelerimin acele hazırlanması ds2019 formunda ufak bir soruna neden yaratıp vizemi 2 hafta geç almama neden oldu ama bu sorundan Armade Grande grubunun çabası takdir edilecek düzeydeydi.Sorunsuz bir şekilde Amerika yolculuğunu tamamladıktan sonra CİEE tarafından öngorulen işi Amerikadaki o işteki yaş sınırlamasından dolayı yapmamız uygun görülmedi.Devreye giren Armade Grande bize çok yakın zamanda geldiğim güne kadar çalışmakta bulunduğum işi buldu.Amerikadaki geçirilmiş olan işsiz 1 gün bile maddi yönde büyük bir külfet ve psikolojik yönden çok büyük bir çöküntü içermektedir.Tabi ki bunlar ilk zamanların bir göstergesi ve şans faktörü burada işin içine giriyor işverenin anlayışı,iyi niyeti ve işe olan kabiliyet tamamı ile işin şans kısmı.

Çok fazla milletle tanışıp kültür farklılığına yavaş yavaş alışmaya başladıktan sonra her şey güzelleşmeye başlıyor Amerika eziyet halinden herşey maceranin bir parçası olmaya başlıyor.Hayatın çok büyük tecrübesi haline gelen Work and Travel bir süre sonra anlatılmıyor yaşanması lazım deniyor.

Uygar ÖNELMİŞ
Balıkesir üniversitesi İnş Müh.

Merhaba Arkadaslar,
Biliyorum ki ne kadar yazsak sizler de ne kadar okusanız gitmeden hiçbirşekilde anlayamayacagınız bir tücrübe bu Work and Travel programı. Bugüne kadar geçirdiğim en güzel yazdı desem abartı sayılmaz.Yabancı dilinizi geliştirmek,yurt dışı tecrübesi kazanmak daha da önemlisi adım adım Amerikayı gezmek için mükemmel bir proje.Times Square’e gidip kırmızı merdivenlere bi kere oturup etrafı izleseniz ne demek istedigimi cok iyi anlarsınız.Aileme ve Armada ya cok tesekkür ederim.
Mustafa AKSOY
Six Flags-New York
Dokuz Eylül Üniverstesi

Öncelikle work and travel isimli programi eglence programi haline getirmemizi saglayan Armada Grandee’ye cok tesekkur etmek istiyorum:)Amerikaya varmadan once icimde ufak da olsa he bi korku vardi ama hicbiri gerceklesmedi.Burada belkide hayatimda yasayabilecegim en muhtesem yazi yasadim. Kac insan Kadir gecesinde yahudi Sığınağında(bkz IRENE kasırgası) Hristiyan arkadaslarla beraber olup farkli dinleri bir arada yasar ve kac insan 21 milletten insanla ayni evde oturup sohbet edebilir 🙂 kesinlikle tum yasitlarima tavsiye edebilecegim bir organizasyon Work and Travel deneyin derim 😉

 

Sabahattin Guner

Dokuz Eylül Universitesi

sabo_d99@hotmail.com

 


 

Merhaba,

Bu yazıyı neden okuduğunuzu ne hissettiğinizi neleri merak ettiğinizi biliyorum. Hayaller kurduğunuzu da biliyorum. Hangi sitelerden neleri araştırdığınızı kaygılarınızı ve çekincelerinizi… Bu konuda size tek tavsiyem bu işi bilen ve hakkıyla yapan bir şirketle çalışmanız.Armadaya kayıtın ilk gününden Amerikadan ayrıldığımız son güne kadar yaşadıklarımızı tarif etme cüreti göstermeyeceğim. Her zaman duyabileceğiniz İngilizce geliştirmek, arkadaş edinmek, para kazanmak…. Ben bunlardan bahsetmeyeceğim.Arkadaşlarınızla Times meydanında kahve içmek, central parkta volta atmak, Niagara da ıslanmak, araba kiralayıp kmleri arşınlamak- , washingtonda parklarda müzelerde dolaşmak, Çok yorgun olsanızda gün doguşuna kadar eğlenmek,magaza magaza dolaşmak filmlerdeki garip insanların gerçek olduğunu görmek …Bunlardan da bahsetmeyeceğim. Söylemek istediğim şey aslında basit ve net Türkiyede yaşayacağınız hiçbir yaz ile mukayese edemeyeceğiniz bir yaz yaşayacaksınız; yorgunluk, iş stres, eğlence, bütçe hesaplama, gezi, alışveriş, sorunlar, çözümler, güneşli sıcak günler ve irene kasırgası…her şey uç noktada yani!! İşte ben buna macera derim. Bir yazı, daha dolu dolu yaşayabileceğiniz bir alternatif bulana kadar Work and Travel programını öneriyorum. Ve bu yazıyı okuyorsanız dogru yerdesiniz demektir… Başta Metin Bey, Akın Bey, Fulya Hanım olmak üzere tüm danışman arkadaşlara ve Armada Grandee ailesine bu yazı ile teşekkür etmek isterim.

Suat Gencer

İzmir Ekonomi Üniversitesi

Rehoboth Beach – Delaware

suatgencer89@hotmail.com


 

Armada Grandee ile 2011 yazında Amerika New Jersey Ocean City’e gittim. Playland isminde bir lunaparkta çalıştım ve gayet mutlu bir şekilde döndüm. Çünkü özellikle parkın müdürü Brian, çok iyi bir kişi ve aklınıza gelecek her konuda yardımcı olan bir insan. Amerika’ya gelmeyi düşünen arkadaşlara tavsiyem, sadece parayı düşünüp ona göre iş tercihi yapmayın, bölgeye göre tercih yapın, iklimini iyi öğrenin, yanınıza boş yere fazla kıyafet almayın, yemekler tek büyük sorun olduğundan, bir an önce yemek sorununuzu çözecek damak zevkinize uygun alternatifler bulmaya bakın. Çünkü Amerika’da hiçbir yiyecek Türkiye’deki tadında değil(yoğurt hariç belki), ayrıca çay yapmak için bir çaydanlık veya kettle bulamayabilirsiniz. Bunları da internetten temin edebilirsiniz. Kaldığınız yerin depozito ücretine dikkat edin, çıkış tarihinizi kesin vermeyin, verirseniz de mümkün olduğunca değiştirmeyin yoksa benim gibi problem yasarsınız ;)Ben Armada Grandee’ye ve özellikle Gülden hanıma bana bu güzel yazı yaşattıkları için çok teşekkür ederim. Gelecek arkadaşlara da iyi maceralar dilerim.

Safa HACIKAMİLOĞLU

Ordu Üniversitesi

Ziraat Mühendisliği

GENCLUK@HOTMAIL.COM

 


 

 

Hi,

My name is Rohullah REZAIE. My friends call me Ruhi. I study Computer Engineering in Osmangazi University in Eskisehir. I was in my 3rd year when I decided to join the thousands of students who want to participate in the Work and Travel program USA. I asked some of my friends about the program and they told me some of local agencies of Work and Travel. One of my friends who had participated in the program the year before advised me to choose Armada Grandee as my local agency. I contacted them and they helped me join the program and in every step of the program they were with me and they contacted me. They never let me feel any moment to leave this program because they really do care about the students they send to USA for the WAT. As far as the program is concerned, I am very happy that I have joined the program and it was one of the most thrilling and fantastic experiences of my life. I made lots of friends from different countries of the world. I did not participate in the program to earn money, but my main goal was to have a good time during my summer vacations in USA. USA is a very beautiful country. You will never get bored anywhere because there are lots of places to see and visit. I recommend you to participate in the WAT program if you want to evaluate your summer vacation in a way that you will never forget it. Thank you.

Rohullah REZAIE

Osmangazi Üniveristesi Bilgisayar Mühendisliği

ROHULLAHREZAIE@GMAIL.COM

 


 

 

Danışmanım Gülden hanımın bana bahsettiği gibi gerçekten bir maceraydı benim için Work and Travel programı. 13 yaşından beri yatılı okullarda okuyup, ailemden uzakta olmama rağmen orada öğrendiğim çok daha fazla şey oldu. Farklı kültürden insanlarla beraber yaşamak çok güzel ve ilginçti. New York’un bize sunulan kartpostallardaki gibi olduğuna şahit oldum. En önemlisi ise orada tanıştığım insanlarla güzel ilişkiler kurmak ve tam hakim olamadığım bir dilde onlarla sohbet etmekti:)) Sonuç olarak mükemmel bir deneyimdi:))

Yusuf YERLİ

Gazi Üniversitesi

Turizm Fakültesi

Yusuf_yerli@hotmail.com

 


 

Work and Travel benim için hayatımın en güzel zamanını yaşadığım bir çok şey öğrenmeme yardımcı olan bir program oldu. Amerika’ya gidene kadar kendime hiç güvenim yoktu yapamamaktan korkuyordum fakat burada düşündüğüm gibi olmadı hiçbirşey. İlk 1 hafta birçok sıkıntı yaşadım fakat danışmanımın yardımı sayesinde bu sorunları çabuk çözebildim. Birçok öğrenci, şirketin ve danışmanın hiç önemli olmadığını söyler fakat ben bunun tam tersini söylüyorum gerçekten şirketlerini iyi seçmelerinde yarar var çünkü birçok arkadaşım şirketlerinden yardım istedikleri halde yardım göremediler. Work and Travel sayesinde birçok ülkeden arkadaşımın olması ve birçok farklı kültür öğrenmek gerçekten çok güzeldi. Hayatımda belkide hiçbirzaman yaşayamayacağım güzelliklere tanık olup gerçekten macera dolu bir Amerika yaşadım. Kısa bir süre gibi gözüksede bu sürede çok sıkı dostluklar edinebildik.Fakat work and travel sadece Amerika’yı gezmek eğlenmek olarak algılanmamalı çünkü iş kısmı bazen çok fazla yorucu olabiliyor ve birçok yer görmek istiyorsanız gerçekten çok çalışmanız gerekebilir ama iş yerinde mutluysanız çalışmak hiçbir şekilde zor ve sıkıcı gelmeyecek aksine herşey eğlenceli hale gelecektir. Benim kaldığım şehirde çok fazla bayan work and travel öğrencisi yoktu bence bu programa bayanlar öğrenciler gönül rahatlığıyla katılabilirler çünkü iş konusunda bayanlar genelde daha rahat pozisyonda daha iyi şartta çalışma imkanına sahip olabiliyorlar. Bu güzellikleri yaşamak istiyorsanız size tek önerebileceğim şirket Armada Grandee. Armada Grandee İzmir teşekkürler 🙂

Tuğçe KULER
Ocean City Maryland
Ege Üniversitesi

 

 

Amerika…

Hayallerinin ötesinde rüya gibi bir ülke.Hayatimin en mutlu ve en macera dolu günlerini Amerika’da yasadığımı söyleyebilirim.Amerika sana imkansız gelirken bir anda kendini uçakta buluyorsun.Ve macera daha Newyork’a gelir gelmez Denver uçağını kaçırdığımız şirketin ayarladığı mükemmel bir otelde kalmamızla başlıyor.Colorado’nun Crested Butte kasabasında dağ otelinde çalıştım.Saati 9.5 dolar olan bu otelde çalışırken bile arkadaşlarımla eğlendim.Kaldığım evin havuzu hatta bir saunası bile vardı.

Amerika’da insanlar o kadar sıcakkanlı ki gördüğün tüm insanlarla selamlaşıp konuşabiliyorsun. Farklı dinden dilden kültürden olan Çinli arkadaşlarımızla bile can ciğer olduk. Her gece dans partileri, barbekü, poker partileri ve düzenlenen kamplar. Yasadığım her dakika eğlence dolu oldu. Kazandığım tüm parayı harcama fırsatı buldum. Belirli zaman sonra İngilizcemin ne kadar geliştiğini gördüm. Küçüklüğümden beri hayalini kurduğum Niagara şelalesine ve Newyork a gitmeme günler kala buradan ayrılmanın üzüntüsünü anlatamam. Ya da Çinli arkadaşlarım buradan ayrıldığında nasıl birbirimize sarılarak ağladığımızı da…

Simdi arkaya donup baktığımda 3 ayın nasıl geçtiğini anlamadım bile.Geriye dostluklar,gelişmiş bir dil ve yaslanınca anlatabileceğim bir suru hatıra kaldı.Size tavsiyem ASLA bu fırsatı kaçırmayın.Simdi keşke diyebileceğim tek şey “Keşke daha ilk senemde başvursaydım da tüm seneler gelebilseydim” Ama yine de seneye kendi biriktirdiğim parayla buraya gelmek güzel olacak ve en önemlisi şirket..Tam 6 ay başka şirkette bekledikten sonra bana sadece 1 ayda hem is bulup hem mülakata girmemi ve vizemin çıkmasını sağlayan Armade Grande’ye sonsuz TESEKKURLER…

Merve Demir

Trakya Üniversitesi

İşletme Bölümü 3.sınıf

 


Merhabalar,

Ben Ahmet, Marmara Üniversitesi İktisat bölümünde okuyorum. Bu programa 3. sınıfı bitirdiğimde katıldım. Work and Travel programı gerçekten herkesin katılması gereken bir program, diyebileceğim en önemli şey bu aslında, yoksa yazacak anlatacak çok şey var. Gezerken gördüğünüz, eğlendiğiniz yerler dışında programın asıl çoğunluğunu geçirdiğimiz çalışma kısmında da çok eğleniliyor. İyi kötü birçok şey yaşıyorsunuz ailenizden, memleketinizden uzakta ve tek başınıza çözüyorsunuz. Birçok arkadaş ediniyorsunuz gerçekten. Ve benim en baştaki amacım olan ingilizcemi geliştirmek adına da oldukça faydası oldu. Denemenizi tavsiye ediyorum, ne olursa olsun pişman olmayacağınız bir yaz geçirmiş ve anılar edinmiş olacaksınız

Ahmet KUZGUN

Marmara Üniversitesi

İktisat bölümü 3. sınıfı


Work and travel 🙂

Bu programa katılmaya Aralık ayında kararımı vermiştim, bir çok şirketi gezdim ve en iyisinin Armada Grandee olduğuna karar verdim ve tabi ki sponsoru CIEE… Şubatta işimi Virtual Fuarından web cam aracılığıyla, işverenimle görüşerek aldım. PITTSBURGH’da HMS Host bünyesinde Burger King’de çalıştım, saati 9 dolardı haftada da 40 saat çalışıyordum. Bu şekilde haftada 4-5 gün çalışıyor, kalan boş günlerimde ise 2-3 günlük travel yapıyordum. Niagara Şelalesi, Washington, Cleveland, Boston ve New York gezdiğim yerler arasında… Gerçekten hayatımın en eğlenceli, en zevkli, en güzel yazı diyebilirim… Tabi ilk gittiğimizde bazı zorluklar yaşadım ama ilk 2 haftada her şeye alışılıyor…. Yeni arkadaşlar, yeni çevre, yeni ülke her anlamıyla müthişti…

TEŞEKKÜRLER ARMADA GRANDEE :)))

Emrah Fariz ÖZKAN

Abant İzzet Baysal Üniversitesi

Tıp Fakültesi – 2.Sınıf

eozkan7632@hotmail.com


 

Merhaba Arkadaşlar,

Ben Servet Taşkıran Trakya Üniversitesi’nde Turizm İşletmeciliği 3. sınıf öğrencisiyim. En büyük hayalim Amerika’ya ve İngiltere’ye gitmekti.Bunun için birinci sınıfta work and travel programına başvurdum ama anlaştığım şirket bana iş bulamadı ama bu sene kuzenimin aracılığıyla Armada Grandee şirketiyle tanıştım ve gerçekten çok memnum kaldım.Armada Grandee şirketiyle o kadar geç tanıştım ki işlemlerimin yetişmeyeceğini düşünüyordum ama gerçekten çok hızlı bir şekilde yaptılar ve firmam sayesinde bu sene çok güzel bir yerde çalıştım. O kadar memnum kaldım ki daha dönmeden bir daha ki sene için kaydımı Amerika’dan yaptırdım:) En büyük hayallerimden bir tanesini Armada Grandee sayesinde gerçekleştirdim .Danışmanım olan SİNEM Hanım’a cok teşekkür ederim. Bu programı herkese tavsiye ediyorum 🙂

SERVET TAŞKIRAN

Trakya Üniversitesi

Turizm İşletmeciliği 3.Sınıf

Servet_maykil@hotmail.com

 


Yaklaşık 3,5 ay süren WAT programım gerçekten hayal ettiğimden daha fazla zevkli oldu. Bununla birlikte ufak ama bir o kadarda eğlenceli Amerika turu bütün yorgunluğumu aldı. Bence her öğrencinin bu deneyimi yaşaması gerekiyor. Teşekkürler Armada Grandee…

ALKIN DİKER

Lefke Avrupa Üniversitesi

Radyo Sinema ve TV 3.sınıf


 

Work and Travel ve Amerika…

Bir insanın hayatı boyunca yaşayabileceği en güzel deneyim. Farklı bir ülkede bulunmak, yeni bir çevre, her şeyiyle bambaşka insanlar… Bugüne kadar alınan kararları bir anda sildirip, insanı yepyeni hayallere taşıyan tatlı bir heyecan… Ben New Jersey’de okyanusa sıfır bir eğlence parkında çalıştım ve her şeyiyle mükemmel 3,5 ay geçirdim, bu süre içinde keşke diyebileceğim hiçbir şey yaşamadım. Vize işlemlerimde, işim ve konaklamamın ayarlanmasında özveri ile çalışan ve program süresince bizi bir an olsun yalnız bırakmayan Armada Grandee’ye sonsuz teşekkürler…

2010’u özetlemem gerekiyorsa eğer; 2011‘ de yeniden …

BETÜL TÜRKARSLAN

Erciyes Üniversitesi

İktisat 2.sınıf


Work and Travel

Küçükken filmlerde izlerdim Amerika’yı… Malum büyüdükçe hayallerimin küçüleceği yerde ben onların bir nevi peşinden gittim. İlk karar aşaması pek de zor olmadı aslında; sadece uçak biletini almak ve yola koyulmaktı tek yapılması gereken. Malum gidilecek yer Amerika olunca ilk tepkileri de almıştım ama aklıma da koymuştum bir kere..Amerika’ya ilk ayak bastığımda alışmak pek de zor olmadı. Kesinlikle insanın hayatında yapılması gereken bir deneyim Work and Travel. Gittiğim parayı neredeyse çıkardım, gezdiğim gördüğüm yerler de yanıma kar kaldı ve pek çok da arkadaş bulup seneye ki Work and Travel programım için bir nevi zemin hazırlamış oldum Amerika da her türlü zorlukla da karşılaştım tabi ama bunlar tuzu biberi, aslında ayakta durmayı öğreniyorsun ve üstelik derdini İngilizce anlatmak zorunda olman biraz zorlasa da çok büyük katkılar sağlıyordu. Wat programı tamamen şans işi olsa da yaşanılması gereken bir deneyim bana göre.

Bütün yaz denize gireceğimize haydi gidip okyanusta balık tutalım!

CEM BERTAN İKİNCİTEKGÜL

Gazi üniversitesi

İktisat-3.sınıf


Çok uzun bir süre bekledim bu hayalin gerçekleşmesi için. Şimdi geriye baktığımda bir rüya, bir hayalmiş o 3 ay 22 gün diyorum. Gitmeden önce de sayardım günleri; ilk önce aylar, sonra haftalar, haftalar da günlere dönüştü ve böylece hayalim gerçekleşmeye başladı. Arkadaşımla beraber gittiğimiz için birbirimizin heyecanını paylaşıyor ve daha fazla körüklüyorduk. İlk olarak kalacağımız eve yerleştik, birkaç gün sonra işe başladık. Her şey planladığımız, beklediğimiz gibiydi. Tam bir Amerikan klasiği Cadillac bir araba satın aldık ve izin günlerimizi her seferinde farklı bir yeri görmek üzere değerlendirdik. Portland, Boston, New York, Washington DC, Virginia Beach, Atlantic City. Her anımızı, bulunduğumuz harika yerleri fotoğraflayarak, keyifle geçirdik. Amerikalı, Polonyalı, Tayvanlı ve bir sürü Türk arkadaş edindik. İnglizce öğrendik Türkçe öğrettik. Şimdilerde tekrar gitmek için planlar yapıyorum, tüm arkadaşlarıma anlatıyor ve tavsiye ediyorum, küçük bir not ekleyerek; bu macerayı Armada Grandee ortaklığında yapmaları için. Hazırlık aşamasında bu kadar sabırlı ve heyecanımızı, stresimizi paylaşarak yanımızda oldukları için, oradayken bize sadece bir telefon/bir e-mail uzaklığında oldukları için teşekkür ediyorum.

CRİSTİNA BRINZA

Mimar Sinan Güzel

Sanatlar Üniversitesi 1.sınıf


Ben Armada Grandee’nin 2010 Work & Travel öğrencilerinden Elif Kaya.

Bu durumu özellikle belirtmek istedim çünkü Armada Grandee şirketinin öğrencisi olmaktan gurur duyuyorum. Nedenlerine gelince sayılamayacak kadar çok ama ben yinede elimden geldiği kadar bana yaşattıkları güzel anları size anlatarak açıklamaya çalışacağım. Amerika’ya gitmeden önce aklımda fazlasıyla soru işaretleri vardı. Takdir edersiniz ki özelliklede şirket hakkında.’Bana yardımcı olacaklar mı? Başım sıkışırsa onları arayınca ulaşabilir miyim?’ gibi sorular… Hatta duyduğumuz onca Work & Travel şirket haberlerinden sonra insanın düşünmemesi elde değil. Ancak Amerika öncesi hazırlıklar ve Amerika’daki sıkıntılarımda bana olan yardımları için onlara canı gönülden teşekkür etmek istiyorum. Armada Grandee bir şirket gibi değil, çocuğunu yurt dışına göndermeye çalışan aile kadar titiz çalışmasıyla takdire layık işler başarmaktadır. Bunun için onlara tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Amerika macerasına gelince anlatacak elbette ki bir sürü anı var ancak ben size genel olarak bir kaç şey söylemek istiyorum. Amerika’ya gidince tek işle yetinmeyip ikinci iş bulan ve haliyle de gezmeye vakit bulamayanlardandım bende. Ancak şanslıydım ki iş arkadaşlarımla iş ortamında, dışarıda eğlenebileceğimden daha çok eğlendim. Hem çalıştım, hem İngilizcemi geliştirdim hem de ihtiyacımdan fazla para kazandım diyebilirim. (yani başlangıçta aklımda olan ‘acaba şirkete verdiğim parayı geri kazanabilecek miyim?’ sorusunu 2.ayın başında kafamdan silip attım.:) )Amerika’da şaşırdığım, inanamadığım, hayretlere düştüğüm birçok olay oldu ancak en inanılmazı Amerika Başkanı Obama’nın benim gittiğim adaya gelip, kızlarının benim çalıştığım oyun merkezinde oyun oynayıp benimle konuşmaları oldu. Ben bir Kamu Yönetimi öğrencisiyim yani siyasetle yakından ilgiliyim ve dünya gücü olarak nitelendirilen bir ülkeye gidince haliyle belli incelemeler yaptım. Kazandığım en büyük tecrübe ise Amerika hakkında ’kendi’ bakış açımın oluşması yani ne yazılanlardan ne de söylenenlerden etkilendim. Gittim, gördüm ve değerlendirdim.

Eğer aklınızda Amerika’ya gitmek için en ufak bir fikir bile var ise hiç durmayın bir an önce işlemlere başlayın. İnanın hayatınızda yaşayacağınız hatta ve hatta unutamayacağınız (acısıyla tatlısıyla, bunu da eklemek isterim ki elbette sıkıntılarınızda olacak ancak yaşadığınız mutlu anların yanında onların hatırlanacak bir değeri bile kalmayacak ) anılara sahip olacaksınız..

ELİF KAYA

Selçuk Üniversitesi

Kamu Yönetimi 3.sınıf


Amerika’ya gitmek benim için çok kolay olmayacak bir durumun başlangıcıydı çünkü İngilizce seviyemin düşük olmasından korkuyordum. Ayrıca tek başıma gidiyordum fakat vazgeçmedim ve Armada Grandee farkıyla ulaşacağım yere sorunsuz bir şekilde gittim. Bu programın bana katkıları içerisinde en büyük şey tabi ki İngilizcemin harika bir seviyeye ulaşması oldu ve muhteşem bir Amerikalı dost edinmeme vesile oldu hatta 11. ayda Türkiye’ye gelecek ve misafirim olacak. Bu çok farklı bir duygu, farklı dilleri konuşarak anlaşabilmek, hayatımıza dair bir şeyler paylaşmak en mükemmeli de filmlerde gördüğümüz yerleri kendi imkanlarımızla kendi kazandığımız paralarla gezmek paha biçilemez deneyimlerdi benim için.Amerika’da başımıza gelen iyi yada kötü şeylerin tümü bizlere pozitif bir durum olarak geri dönüyor orda parasız kaldık satın aldığımız araçla kaza yaptık fakat bunların hepsi kendime güvenme duygusunu zirveye taşıdı. Bunları yaşarken sürekli benden yardımlarını esirgemeyen Armada Grandee ailesine çok teşekkür ediyorum harika bir yazdı

ENES KARAKAYA

Erciyes Üniversitesi

Endüstri Mühendisliği 1.sınıf


Gençken yapılacak 100 şeyden biri kesinlikle Work and Travel ) Tek cümleyle ‘Unutulmaz bir yazdı’. Work kısmı ayrı güzel travel kısmı apayrı… New York, Boston, Washington, Niagara Falls….Her zaman özlemle anacağım kusursuz bir yaz yaşadım, her şey dört dörtlüktü, anlatılmaz yaşanır. Arkadaşlar kısacası korkularınızı bir yana bırakın ve şu genç yaşta siz de Amerika macerasına atılın. Emin olun çok pişman olacaksınız, ama daha önce gitmediğinize )) Böyle şahane bir yaz geçirmemi sağlayan başta Gülden Hanım’a, sonra da Armada Grandee ailesine çok teşekkür ederim ve son sözüm BENI YINE YOLLAYIIIIINNNN ))

FİLİZ AYDOĞAN

Selçuk Üniversitesi

İktisat 3.sınıf


Hayal bile edemezdimmm…

New York’u, Washington’u veya Boston’u görmeyi. USA da geçireceğim her bir dakikanın bile bu kadar muhteşem olacağını gerçekten hayal bile edemezdim.

Hayatımda attığım en büyük adımdı Work and Travel orda yaşanmayı bekleyen bir hayat, hayatını yönlendireceğin deneyimler var. Ben bir Turizimciyim ve Work and Travel’den daha hesaplı bir seyahat olanağı bence dünyada yok. Bu kadar anıyı 3 ayda yaşayabileceğin bir yerde yok. Fırsat varken yaşanılması gereken deneyim WAT.

Gezmek, para kazanmak, eğlenmek, para harcamak her şey bir tek programla sunuyor. İyi para kazandım ama 100 dolar ve 6000 fotoğrafla döndüm ülkeme. Yatırımı anılara yaptım.

Bekleee beniii Özgürlükler Ülkesi seneye de sendeyim.

Amerika macerasını sorunsuzca bana yaşatan ARMADA GRANDEE’ye TEŞEKKÜRLER…

HASAN KAYA

Afyon Kocatepe Üniversitesi

Turizm ve Otelcilik 1.sınıf


Amerika… İlk başlarda olan endişem oraya ayak bastığım anda kayboldu gitti. Herkes der ki; ilk başlarda sorun yaşarsın sonra alışırsın. Ben ilk günden son güne kadar çok mutluydum. Çalışma hayatım olsun gezme hayatım olsun kurduğum arkadaşlıklar olsun mükemmeldi her şey. Tabi bunun için Armada Grandee’ye teşekkürü borç bilirim. Sağ olsunlar hiç sorun yaşatmadılar bana ve diğer arkadaşlarıma. En çok hoşuma giden şey ise oradaki insanların sıcakkanlılığı. Hemen arkadaş olabiliyorsun. Birçoğuyla her gün mailleşiyorum hala ve bu da İngilizce gelişimim açışından harika bir durum. Ben böyle iyi hoş anlatıyorum ama hiç mi kötü bir şey yok diyeceksiniz. Oldu, olmadı değil. Ucuz bir araba almıştık ama travel yaparken arabamız otobanın ortasında bozuldu. Saatlerce bekledik orada. Bunun gibi ufak tefek şeyler. Ama ben bunları o kadar çok özlüyorum ki… O maceralar, güzellikler, New York Times Meydanı ve daha niceleri…

MEHMET ADA

Yıldız Teknik Üniversitesi

Makina Mühendisiği 2.sınıf


Amerika rüyasını gerçekleştirmenin en kestirme yolu: Work and Travel. Bana göre imkânı olan herkesin kesinlikle katılması gereken bir program. Çünkü bu programla hem yeni insanlar ve kültürleri tanıma, hem yabancı dilinizi geliştirme hem de birçok kişinin hayal ettiği yerleri görme sansına sahip oluyorsunuz; üstelik kendinize uygun bir işte çalışarak ve para kazanarak. Bu yıl ile birlikte programa 3 defa katılacağım ve imkânım olsa 10 defa daha katılırdım çünkü her dönüşümde daha çok özlüyorum orda yaşadıklarımı.

MEHMET BAŞDAŞ

Mersin Üniversitesi

İngilizce Öğretmenliği 2.sınıf


Üniversite hayatımın en macera dolu ve en yararlı yaz tatilimi Work and Travel programıyla yaşadım. Amerika’ya ilk ayak bastığım zaman kendimi çok farklı bir dünyada hissettim ve gerçekten de öyleydi. Çünkü her şey farklı ve sen tıpkı bir çocuk gibi her şeyi yeniden öğrenmeye başlıyorsun. Benim ilk amacım İngilizceyi geliştirmek, sonra da gezmek, son olarak da tabii ki herkesin düşündüğü gibi biraz da para kazanmaktı ve istediğim şeylerin hepsini yaptım. Örneğin benim için Niagara Şelalesi ulaşılmaz bir hayal iken, bu program sayesinde adını hep kitaplarda okuduğumuz Niagara Şelalesine de gitmiş oldum ve bu gezdiğim yerlerden sadece bir tanesi. Öte yandan benim için en önemli olan İngilizcemi yaşayarak beklemediğim kadar ilerletme fırsatını buldum. Ben İngilizceyi bu kadar geliştirebileceğimi tahmin edemiyordum. Yani ben şunu anladım: yabancı dil yabancı ülkede geliştirilir. Ben herkese şunu tavsiye ediyorum: Para kazanmayı son plana atın, gezin, macera yaşayın, hayatınıza yenilikler katın ve kendinizi geliştirin…

MEHMET BEŞİR YAVUZ

Anadolu Üniversitesi

İktisat 1.sınıf


Work & Travel programına katılmaya karar verdiğimde benimle gelecek arkadaş bulamadım ve programa tek başıma katılmaya karar verdim. İşim Colorado‘nun Telluride şehrindeydi. Telluride Colorado’da yaşayanların bile adını duymadığı küçük bir kasabaydı. New York ile arasında 2 saat zaman farkı vardı. İşim bir otele ait restaurant da komilikti. Günde 8 saat, haftada 40 saat çok ağır çalışıyor fakat yeterli para kazanamıyordum. Aynı şehirde Work & Travel programına katılan ve benden 3 kat fazla para kazanan Türkler ile tanıştım. Amerika’da gezme hayallerimi gerçekleştirmek için ikinci iş arayışına girdim. Şehirdeki bütün restorantlara eleman lazım mı diye girip sordum. Biri beni kabul etti ve günde 12 – 13 saat çalşmaya başladım. Çok iyi para kazandım. Programın work kısmını tamamladıktan sonra sıra travel kısmına gelmişti. Las Vegas’a gittim kumar oynadım. Los Angeles’ta Universal stüdyolarına, Disneyland’a gittim. California sahillerinde okyanusta yüzdüm.

İş hayatı olsun, gezmek olsun, İngilizce olsun hayatımda kolay kolay bir daha yaşayamayacağım bir yaz geçirdim. Bence Work And Travel; insanın öz güvenini denemesi anlamına geliyor. İleride geriye dönüp baktığımda mutlaka hatırlayacağım değişik bir yaz tatili geçirdim. Belki de ömrümde Amerika’da 4 ay süre ile kalabileceğim tek zamandı. Çalışırken çektiğim zorluklar programın genelini etkileyemedi. ‘İyiki gitmişim’ diyebiliyorum.

ORÇUN TUNCEL

Celal Bayar Üniversitesi

İşletme 2.sınıf


Her şey bir yana Amerika’ya gitme sebebim, yıllar sonra bile güzel bir anı olarak anlatabileceğim bir hikâyem olmasıydı. Zaten “Amerika’ya gitme fırsatı kaç kere geçerki insanın eline, değerlendirmek lazım” diye düşündüm. Bu düşünceme aracı olan Armada Grandee şirketinde çalışan herkese çok teşekkür ediyorum. Okyanusun ötesinde bile yanımda olduklarını hissettirdikleri için Amerika’dan bahsetmem gerektiğini düşünmüyorum açıkçası. Farklı bir yaz geçirmek için daha iyi ne olabilir ki! Farklı yerler görüp, farklı kültürlerle her saniye iç içe olmaktan başka daha çok ne heyecan verebilir insana

ÖMER FARUK ÜNVER

Sakarya Üniversitesi

Elektronik Mühendisliği 4.sınıf


Öncelikle sağlamış olduğu olanaklardan dolayı bütün Armada Grandee ailesine ve özellikle de Sinem Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Gerek Türkiye’de gerek Amerika’da bir gün bile yalnız kaldığımı hissetmedim.

Programa gelince harika ve bulunmaz bir 3,5 ay geçirdim. İmkânı olan her üniversite öğrencisinin katılmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Ben New Jersey’de eğlence parkında çalıştım gerek bölge bakımından, gerekse güvenlik açısından çok şanslıydım. Ancak şunu da belirtmeliyim ki gitmeyi düşünen arkadaşlar Work and Travel’ın daha çok work kısmıyla karşılaşacaklarını hiçbir zaman unutmasınlar, şirketim bana bunun aksini söylemediği için kendimi buna alıştırarak gittim ve bir sıkıntı çekmedim. Zaten gitmeyi düşünen arkadaşlar programın süresini ve çalışma süresini iyi planlarsa en az 3 hafta süreli muhteşem travel imkânına sahip olacak…

Söyleyebileceğim tek şey: ”Keşke bu programa katılmaya ilk senemde başlayıp, her senemi değerlendirebilseydim…”

ÖZGÜR ÖZDEMİR

Erciyes Üniversitesi

İktisat 3.sınıf


17 Haziran tarihinde Amerika’nın South Dakota bölgesinde olduk. Uçak yolculuğumuz biraz sorunlu geçti. Aktarmalı uçuş cidden yorucuydu. Ayrıca bizi karşılayıp karşılamayacaklarından da emin olmadığım için gidene kadar gergindim. Ama karşılama da bir problem olmadı ve bizi aldılar. 2 gün sonra da işe başlamış bulunduk. İlk 15 gün inanılmaz zor geçti. Zaten ben bu sürecin alışma süresi olduğunun farkındaydım fazla da bir şey beklemiyordum. Daha sonra yavaş yavaş alışmaya başladık. Ben özellikle küçük bir yer olsun istemiştim. Gezmek için daha iyi para biriktiririz diye düşündüm. Ama gittiğimiz yer oldukça küçüktü. Bu da bizim hatamız oldu. Çalıştığımız yerde yöneticiler inanılmaz şekilde kibar insanlardı. Yeri geldiğinde bizimle beraber çalıştılar. Yeri geldiğinde masa bile sildiler. Türkiye’deki yöneticilerle karşılaştırılamayacak kadar kaliteli insanlardı. Bir gün olsun kötü bir söz duymadık onlardan. Eylül ayında geziye başladık Las Vegas, Los Angeles, Denver ve New York’u gördük. Döndüğümüzde cebimizde çok fazla para kalmadı ama biz zaten gezmek amaçlı gitmiştik iyi bir şekilde de gezdiğimizi düşünüyorum. Eğer bu programa katılmasaydım aklımda kalacaktı. Pişman olmadım. Seneye bizi çalışmak için tekrar davet ettiler. Kesin olmasa da su an tekrardan gitmeyi düşünüyoruz…

SERCAN AKBAŞ

Ankara Üniversitesi

İtalyan Dili ve Edebiyat 2.sınıf


Arkadaşlar WAT programının birçok artısı olmakla beraber, bazı olumsuz yönleri de var tabi ki. Bunlar temamı ile olmasa da birçok yönü ile öğrenciye bağlıdır. Kendi tecrübemden bir şeyler söylemek gerekirse ben bazı sıkıntılar yaşadım, ama hiçbir zaman AMERIKA’ya gittiğimden pişmanlık duymadım. Mesela ilk oraya vardığım zaman çalışacağım yere gidene kadar çok zorlandım. Sonra işimden çok da memnun değildim. Maddi sorunum yoktu ama kişilik olarak iş fazla hoşuma gitmedi. Bu kişiye göre değişir tabi aynı işi severek yapanlar da vardı. Ayrıca yabancılarla aynı evde yaşamak, anlaşmak çok zor geldi bana. Bunun sebebi de kültür ve yaşam tarzı farkıydı. Bir de yemek sorun oluyor diyebilirim, çünkü oradaki lezzetlerle buradakiler hiç uyuşmuyor, çok farklı. Bütün bunların yanında birçok güzellik de var tabi ki. Pratik İngilizceniz biraz geliştikten sonra hangi milletten olursa olsun yabancılarla rahatça konuşup, anlaşabiliyorsunuz. İnanın yabancı bir ülkede insana en çok keyif veren şey bu. Böylelikle de birçok yabancı arkadaş ediniyorsunuz. Her yabancı arkadaş da İngilizcenize katkı demektir bunu da unutmayın. Tatil günlerinde arkadaşlarınızdan samimi olanlarla başka şehirlere gezmeye gidersiniz. Bir de yaz sonunda şöyle 5-6 günlük bir Amerika gezisi yaparsanız tamamdır, daha ne olsun. Bütün yaz sonunda yabancı bir ülkede nasıl yaşanabileceğini, insanlarla nasıl iletişim kurulacağını temamı ile öğrenmiş olarak dönüyorsunuz. Maddi olarak da bir şüpheniz olmasın orada kazandığınız para kesinlikle size yaz boyu fazlasıyla yeter. Arkadaşlar eğer hazırlık veya 1. Sınıfta iseniz kesinlikle bu deneyimi yaşayın çünkü daha sonra staj, yaz okulu vb. durumlar oluyor, gitme şansınız olmayabilir. Ben kendi yaşadıklarımı anlattım sizlere kesinlikle birinden duyma veya abartma yok, güvenebilirsiniz…

SUAT UÇAN

Çukurova Üniversitesi

Otomotiv Mühendisliği 2.sınıf


Work and Travel’in bana hangi duyguları yaşattığını, hayatıma neler kattığını anlamanız için her ayrıntıyı bilmeniz lazım ama maalesef bunu yaşamadan bilemezsiniz. Nasıl desem benim için Amerika imkânsızın gerçekleşmesi demekti. Hiç aklıma gelmezdi, hayalini bile kurmazdım. Kim bilebilir ki, bir gün benimde New York sokaklarında sabahlayacağımı! Amerikalı arkadaşlarımla karşılıklı oturup Türk kahvesi içeceğimi, Rus arkadaşlarımla aynı evde kalıp, onların bizim için hazırladıkları Rus yemeklerini yiyeceğimi, canlı canlı yengeç pişireceğimi, Niyagara şelalesinde tekne turu yapıp, Harvard Üniversitesinin merdivenlerinde poz vereceğimi… Hiçbiri ilginizi çekmediyse şunu da ekleyeyim. Amerika’da master yapmam için bir üniversite hocasından davet bile aldım İlginç olan diğer kısımsa ramazanı Amerika’da geçirmem oldu. Orada yaşadığım sahur ve iftarlar paha biçilemez. Evimizde ertesi gün oruç tutmayacaklar bile sahur için uyanırlar ve o sofraya hep birlikte otururdur. Ezan sesini özlemek ne demek, bunu sadece yurtdışında yaşarsanız anlayabilirsiniz.

Sizlere de Amerika’ya gitmek nasip olur mu bilmiyorum. Eğer böyle bir şans kapınızı çalarsa, mutlaka şansınızı yakalayın. Böylesine bir macera hayatta kaç kez yaşanabilir ki?

Güvenli bir şirket aracılığıyla huzur ve macera dolu yaz geçirmenizi, farklı arkadaşlıklar kurup, kültür şoku yaşamanızı temenni ederim )

TUĞÇE YAPRAKÇI

Cankaya Üniversitesi

İşletme 2.sınıf


Merhaba Arkadaşlar,

Armada Grandee ayrıcalığıyla W&T 2009 ve W&T 2010′a katıldım. Daha önce hayal bile edemediğim deneyimler yaşadım. Hayatın sadece kendi ülkemizden ibaret olmadığını, insanların hayata nasıl baktıklarını, hayatın onlara ne ifade ettiğini daha iyi anladım. Bunun yanında farklı kültürleri yakından tanıma, insanların farklı kültürlerden gelen kişilere nasıl yaklaştıklarını da öğrendim.

Farklı kültürler diyorum çünkü Amerika’ya gidince sadece Amerikan insanını ve kültürünü öğrenmiyorsunuz ayrıca sizler gibi W&T için oraya gelen diğer insanların da kültürlerini öğrenme şansı buluyorsunuz.

Kendi adıma rahatlıkla söyleyebilirim ki W&T bana hayata nasıl bakmam gerektiğini daha iyi öğretti. Bunun yanında yıllarca unutamayacağım anlar ve arkadaşlıklar kazandırdı. Eminim bu yazdıklarım W&T deneyimini yaşarsanız ki mutlaka yaşamalısınız çok daha anlamlı gelecektir.

W&T 2011′de görüşmek üzere. Teşekkürler Armada Grandee…

Saygılarımla…

YAVUZ PANCAREKEN

Atatürk Ünıversitesi

İngilizce Öğretmenliği 3.sınıf


Amerika’ya gitmek birçok kişinin olduğu gibi benim için de bir hayaldi. Fakat benim için şimdi unutulmaz bir hatıra. Giden birçok arkadaşımızın da söylediği gibi bu duygu gerçekten anlatılmaz yaşanır. Bu hayalimi gerçekleştirmem de bana yardımcı olan Armada Grandee’ye çok teşekkür ediyorum.

Kerim Aydın

Erciyes Üniversitesi


Bir maceraydı bu atıldığım. Korkusuzca ve bir o kadar da heyecan dolu. Şimdiye kadar hiç alışkın olmadığım bir ortam, bin bir çeşit insan hepsi bir ‘Amerika’ içinde. Tüm bu olaylar Amerika sınırları içinde akıp giderken ben büyüdüğümü fark ettim. Kendi ayaklarım üzerinde durabildiğimi görmek, her türlü olumsuz olayda metanetimi koruyarak sorunların üstesinden kendi kendime gelebilmek, hiç tanımadığım insanları tanımaya çalışmak, kendi paramı kendim kazanıp gönül rahatlığıyla harcamak, yeni yerler görüp, gezip ufkumu genişletmek, her çeşit insanla her çeşit konu hakkında fikir alışverişi yapabilmek, uzun lafın kısası Amerika’yı yaşayarak öğrenmek duyguların en güzeliydi. Ve her hikayenin olduğu gibi bu Amerika hikayesinin de bir baş kahramanı vardı ve o da Armada Grandee’ydi. Bana üç ayda yaşayabileceğim en fazla güzelliği yaşatan, sıcaklıklarıyla ve her an yanı başımda olduklarını hissettiren Armada Grandee ekibi, iyi ki varsınız. Benim hikayemin baş rol oyuncuları sizlersiniz. Teşekkürler..

Aslınur Dursun

İstanbul Kültür Üniversitesi


Amerika benim için sadece bir hayaldi ve Work and Travel programı benim için bulunmaz bir fırsattı. Vizemi aldığım gün bile inanmıyordum ta ki New York’a ayak basana kadar. Ama aksilik ayak basar basmaz başladı ve bavulum Hollanda’da kaldı.Bu fazla sorun olmadı, uçak şirketini bulup hallettim… Ve Amerika’daydım. Her şey farklı ve sen bu farklılığın içindesin.Çok güzel bir duygu.Hollywood filmlerindeki Manhattan,New York gözümün önündeydi. Kendimi filmlerin içinde hissetim. Çok stresli ve çok heyecanlıydım çünkü Amerika’daydım. Yeni insanlar ve her ülkeden insanları gördüm bazılarıyla arkadaş oldum. Bunun yanında onların kültürlerini azda olsa gördüm ve tanıdım. Kendi paramı kazanıp rahatça harcamak hiç bu kadar güzel olmamıştı. Work&Travel programının bana kattığı en büyük şey İngilizcemi birazda olsa geliştirmek oldu. Bunun yanında çok değişik şirketlerden insanların orda mağdur olduğunu gördüm, bu çok kötüydü. Şirket seçimi kesinlikle en önemli şey…Bana sıkıntı çektirmeyen şirketime çok teşekkür ederim.Hiç olmasa bana söylenenlerin hepsi oldu…

 

Mazlum Dinler

Afyon Kocatepe Üniversitesi


Selam arkadaşlar.

Şu an ne yazacağıma karar veremiyorum o kadar macera yaşadım ki anlatmaya kalksam sayfalar yetmez;) Halen de inanamıyorum Amerika’ya gittiğime. Hayatımda yaşayamayacağım maceralar yaşadım. Çalıştım, para kazandım, gezdim… Aklınıza ne gelirse hepsini yaptım. Sadece Washington DC’de beyaz sarayın önünde 50 fotoğraf çektirdim:) bu arada bu güzellikleri bana yaşatan şirketime teşekkür ederim. Türkiye den gelen bir çok arkadaşım oldu orada ve çok sıkıntılar çektiler benim ve arkadaşlarımın hiçbir sıkıntısı olmadı. Başkan Obama’ya söz verdim önümüzdeki yıl tekrar gidiyorum:)

Burhan Kamiloğlu

Dumlupınar Üniversitesi


Unutulmaz bir yaz; farklı insanları, farklı kültürleri, farklı yaşamları tanımanın, hayalindeki mekanları filmlerden değil bizzat kendi gözünle görmenin daha ucuz ve eğlenceli başka bir yolu yok!!! Para kazanmak ve o parayı istediğin gibi harcamak kulağa hoş gelmiyor mu? Miami, New York, Las Vegas, Hollywood, Niagara Falls benim görebildiklerim daha fazlası sizin elinizde. Satın aldığınız yada kiraladığınız bir arabayla arkadaşlarınızla Amerika’yı gezmek!!! Denedim şiddetle tavsiye ederim.. İşte bu yüzden ikinci kere Amerika’dayım.. Bu güzellikleri yaşamama sebep olan ve her konuda yardımını esirgemeyen Armada Grandee ye teşekkürü borç bilirim..

Enes Arıca

Ankara Üniversitesi


Eğer bu metni okuyorsanız bu uyarı size arkadaşlar !!!

Bu yazıları neden okuduğunuzu biliyorum, meraklısınız, ama her okuduğunuza inanır mısınız? Size her zaman denileni mi yaptınız bu zamana kadar? Son yıllarınız sınavlara çalışarak mı geçti? Başkalarından duyduğunuz iyi-kötü her şeyi unutun, bu SİZİN hikâyeniz.

Kendi doğru yanlışlarınız varken, hele Amerika Birleşik Devletleri sizi beklerken, neden hala vakit kaybediyorsunuz? Kendi hayatınızın direksiyonunun başına geçmenin zaman gelmedi mi?

Özgür hissetmek için Özgürlükler ülkesinden daha iyi nereye gidebilirsiniz ki?

Muzaffer Can Karadayı

Yıldız Teknik Üniversitesi


Work and America!!!

Bu güne kadar aile desteğiyle büyümüş bir gencin tek başına hayatla yüz yüze kaldığında neler yapabileceğini nasıl bir yaşam mücadelesi içine gireceğini görmek ve yaşamak geleceğe atılacak adımlar için büyük bir tecrübe sanırım… Özgürlüğü, heyecanı ve adrenalini bir arada yaşayabilmek ve bu kısa zaman içinde gezip eğlenebilmek ve en önemlisi yeni kültürleri yeni hayatları yeni bir dili tanıyabilmek yakaladığım ender fırsatlardan biriydi… Yarın böyle bir imkânım olur mu bilmem ama olursa hiç düşünmeden aynı maceranın içine tekrar girerim çünkü geçen zamanı yakalama fırsatımız yok! New York sokaklarında yıldızları gökdelenlerin arasında aramak, özgürlük heykeline karşı poz vermek,üç boyutlu Niagara Şelalesinin ortasında kalmak,dünyaca ünlü üniversiteleri görmek,farklı milletlerden arkadaşlar edinmek ve İngilizce öğrenmeden Türkçe öğretme çabası içine girmek:) üniversiteliler sizde bu programa katılın sizde biraz acı biraz tatlı özetle hayatın gerçek anını yaşayın :):)

Mehmet Emin Karasaç

Dicle Üniversitesi


 

Selamlar…

Ben Merve. ITU’de Endüstri Mühendisliği 2. sınıf öğrencisiyim. 2009 Summer Work and Travel macerasını Armada Grandee sponsorluğunda yaşadım. Ne olduğu kolay tarif edilmez ama biraz ipucu vermek gerekirse USA da Mc Donald’s da Amerikan disipliniyle kendi dilimin dışında bir dil ile çalışmayı öğrendim. Okyanuslar ötesinde ülkemde asla kazanamayacağım tecrübe ve dünya görüşünü kazandım. Facebook hesabım dünyanın her yerinden insanlarla doldu. Çok farklı kültürler tanıdım ve bunun yanında Amerika olgusunu yerinde ve iyisiyle kötüsüyle ama doğru tanıma fırsatını yakaladım. Bu program benim için keşke herkes yaşayabilse dediğim bir program ve benim bir avantajım vardı o da doğru şirketi seçmiş olmamdı. 1 Haziranda benimle uçağa binen her Türk öğrenci bir çuval hayal ile doldurmuştu valizlerini fakat 11 Eylül’de geri dönmek için uçağa bindiğimde öğrencilerin görmezlikten gelinemez bir kısmının hayal kırıklığı yüzlerinden okunuyordu. Yanlış verilmiş adresler, işten kovulanlar, bir işi bile olmadan yollananlar kısacası merdiven altı firmalarda soyulup kandırılanlar… Eğer bu yazıyı okuyorsanız doğru yerdesiniz ve ABD ye gideceğiniz için çok şanslısınız. Bana ne kattı dersek eğer, gelişmiş bir dil, açılmış bir ufuk ve hayat tecrübesi. Ne katmadığına bakarsak dolandırılmak, hava limanlarında beklemede biletlerle ortada kalmak, yanlış bir danışmanın gazabına uğramak… Ülkemden binlerce kilometre ötede 19 yaşımda bir hikaye yaşadım ve paylaşacak çok şeyim var. Siz de üniversite yıllarınıza bir kocaman hatıra sığdırın kendinize herkesten başka bir boyut katin. İyi eğlenceler iyi şanslar…

Merve Artukarslan

İstanbul Teknik Üniversitesi


Merhaba arkadaşlar. Ben de sizler gibi karar aşamasında tereddütleri olan ama şimdi Amerika’da koca bir yaz geçirmenin ne kadar da güzel bir tecrübe olduğunun farkına varan ve tabi ki Armada Grandee’yi seçen yüzlerce Work and Travel öğrencisinden biriyim. Şuna garanti veriyorum; hayatınızda acı tatlı ama kesinlikle yaşanması gereken bir yığın anıyı başka bir yaz tatiline sığdıramazsınız. Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum şehirleri gezmek bir tarafa tanıştığım insanlar, kendi paramı kendim kazanıp hem bunun kıymetini bilerek hem de Amerika’nın bir alış veriş cenneti olmasından da sonuna kadar faydalanarak yaptığım alışverişler neden doğru bir karar verdiğimi sonuna kadar destekler nitelikte. Elbette herkesin başına gelebilecek ufak tefek sorunlarla karşılaşmak kaçınılmaz ama inanın bunlar Türkiye de karşılaşılan sorunlardan fazlası değil.. Unutmadan söylemem gerekir ki bu programın beklide en faydalı taraflarından biri de İngilizcenizi ilk defa bu kadar aktif olarak kullanabileceğiniz bir ortamın içinde bulunmanız. Bir yandan neyin nasıl söylendiğini birinci ağızdan; Amerikalılardan duyarken bir yandan da dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla pratik yapma ve yeni kültürler tanıma fırsatı buluyorsunuz. İşin güzel tarafı ise ilk günlerde bunca yıldır öğrenmenize rağmen ilk defa duyuyormuşsunuz hissi uyandıran İngilizce konuşmaları gün geçtikçe daha rahat anlamanız ve sizin de bir o kadar kendinizi geliştirmeniz. Son olarak bahanelerinize ufak cevaplar: Tek misiniz? Ben de tek yola çıktım. Pahalı mı? Böylesine bir Amerika tecrübesi hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Peki ya iş? Neyi severek isteyerek yapacağınıza karar verin yeter (mesela benim için eğlence parkı). Ev işi ne olacak? En son düşüneceğiniz en rahat şey. Vize? Ortalamanız tutsun yeter. Uzun lafın kısası düşünerek fazla vakit kaybetmeyin, şimdi değil de ne zaman?

Mehmet Akif Nalbant

Yıldız Teknik Üniversitesi

 


Eveeetttt ve döndük geriye…Uzun bir aradan sonra Türkiye’de olmak güzel.. Bu yıl Cedar Point’te Food Host olarak çalıştım. İşi seçmemde öncelikle firma tavsiyesi sonra ise kendi araştırmalarım etkili oldu. 3 ay boyunca çok eğlendim, çok fazla yer gezdim… Niagara Falls, Pennsylvania,Cleveland,Ohio,Detroit veeee New York…

Cedar Point benim için doğru bir tercihti. Tüm aletler çalışanlara ücretsizdi hepsini defalarca sıkılmadan denedim. Bir kere denedikten sonra ”yawww bu benim hayatımda olması gereken bir duyguymuş” diyorsunuz Çok fazla yeni arkadaşım oldu; Makedonyalı, Ekvatorlu, Romanyalı, Kolombiyalı, Rus, Bulgar…Her milletten var gibiydi…İnanın her gün özlüyorum onları…. Onlar benim için arkadaştan öte kardeş gibiydiler…O kadar yakındık ki Aralık’ta Makedonya’dan iki, Nisan da ise Bulgaristan ve Mısır’dan ikişer misafirim var…:) Vee belki yarı yıl tatilinde bende Makedonya’ya gideceğim…

Para konusunda hiç sıkıntı çekmedim. Yaptığım masraftan 2000$ daha fazla kazanıp geri döndüm. Ama gelin görün ki Türkiye’ye indiğimde cebimde sadece 140$ para kalmıştı

En güzel ve en kötü anım ise işten ayrıldığım gece arkadaşlar benim için parti yapmışlardı… Çok güzel bir şey bu… Ama ayrılık vakti geldiğinde sımsıkı sarılıp öyle bir ağlamışız ki inanın hayatımın en kötü anlarından biriydi… ama ”Kardeşlerimle’’sözleştik seneye Cedar Point’te daha iyi bir şekilde tekrar buluşacağız…

Halil İbrahim Kökdil

Celal Bayar Üniversitesi

 


 

Work and Travel… Aslında görünüşte basit iki kelime, hadi üç olsun… Ama gerçekte 20 yaşındaki bir gencin yaşayabileceği en önemli ve en müthiş deneyimlerden biri, hatta biri değil zaten yaşanabilecek en büyük deneyim bence.. Öncelikle ailenizden, arkadaşlarınızdan, dilinizden kısacası tüm hayatınızdan uzaktasınız ve dünyanın en büyük ülkesine, annenizin deyimiyle dünyanın öteki ucuna Amerika’ya tek başınıza gidiyorsunuz. Emin olun başınıza çok ilginç şeyler gelecek.. Mesela Fransa’da yaptığınız aktarmada uçağı kaçıracaksınız ve bir gece havaalanında konaklayacaksınız. Ya da bavulunuz bi yerlerde kaybolacak.. Ama sonunda Amerika’ya ayak basmayı başaracaksınız ve asıl maceralar başlayacak.. İş yerinizde çok renkli yüzler olacak, mesela Sırplar, Bulgarlar, Ruslar hatta Tayvanlılar belki.. İngilizcenin aslında öğrendiğiniz kalıplar olmadığını yaşarak göreceksiniz.. Ve tabii amacınız olduğu üzere gelişecek İngilizceniz.. Bazen parasız kalacak, bazen de yemeklerini yiyemediğiniz için aç kalacaksınız:) Bi yerde baklava bulup Tayvanlılara baklava yedireceksiniz.. Belki bıkacaksınız bir süre sonra çalışmaktan ama son gün geldiğinde yine de gözleriniz dolacak, ayrılmak çok zor gelecek işyerinizden, arkadaşlarınızdan… En büyük güzelliği kendi paranızı kazanacaksınız, hem de dolar cinsinden Ailenize arkadaşlarınıza kendi paranızla hediyeler alacaksanız taaa Amerika’dan.. Ve tabii sonra Travel.. İşte Work bitip Travel başladığında, 3 ay boyunca yaptığınız planları yaşayacaksınız istediğiniz gibi.. Paranız olacak, diliniz gelişecek, acemiliğiniz gidecek ve en zevkli kısım başlayacak.. NY’a ayak basacaksınız.. Niagara Şelalesinin eşsiz güzelliğini yaşacaksınız.. Ve en güzeli de ne biliyor musunuz? Tüm bunları yaşarken bi mail attığınızda Armada Grandee’ye, bıkıp usanmadan cevap verecekler, tecrübelerini paylaşacaklar sizinle.. Fotoğraflarınızı istediğiniz gibi onlarla paylaşıp heyecanınızı ve mutluluğunuzu birlikte yaşayacaksınız.. Ya da bileğiniz burkulup hastaneye gitmeniz gerektiğinde yapmanız gereken her şeyi hemen öğrenip kolay bi şekilde gerçekleştirebileceksiniz.. V

Bize ulaşmak ve fırsatlardan haberdar olmak için bizi takip edin



Güncel Haberler
01
02
03
04
05
Work and Travel
01
her sene daha hızlı dolan work and travel kontenjanlarımızdan erken kayıt olarak yararlanın, iş fuarlarına katılmak, er... Devamı...